İnsanın Halleri

 

 

İnsanın bence üç hali vardır, yani üç kere doğar aslında yaşamın içerisinde!

İlki gerçekten dünyaya geldiği, annesinden biyolojik olarak doğduğunda başladığı zamandır. Bu karar bireyin kendisinde değildir. Güven ve sevgi sayesinde başlaması gereken bu yolculuğun devamı da aldığı bu güvene ve şefkate göre şekillenecektir.

 

İkincisi, insan rollerinden, öğrendiklerinden, deneyimlerinden doğar. Zihin 3 yaşından itibaren, ona doğru ya da vazgeçilmez değerler diye öğretilenlerle, koşullandırmalarla inanç kalıplarını oluşturmaya başlar. Bunu farkında olmadan yapar. Burada birey bu çerçevelenen doğrulara uymadığında kendini yetersiz, değersiz hissetmeye ve başarısızlığı üzerine rol olarak almaya meyilli olur. Yine burada da bilinçli bir seçim yoktur.

Bu evrede güvendiğimiz, yaşamımıza eşlik eden, ilk yanımızda olan insanlar vesilesi ile öğrenir, onları uygular ve sadece o doğrulara göre yaşarız. Sonucunda istediğimizi elde edemediğimizde, mutsuzluğuna, başarısızlığına bahaneler üreten, haklı çıkmaya çalışan bireyler olmaya başlarız. Çünkü seçimlerimizi bilinçle yapan olmadığımız için aslında başarısızlıkları da sahiplenmek istemeyiz. Başarısızlık nedir ki diye düşünecek bilinçte de değildir henüz kişi. Buradan bireyin üzerine yapıştırdığı rol, genellikle istediği hayatı, sonucu, başarıyı elde edemeyen kişi olarak yetersiz veya değersiz insan olma rolüdür.

Bu koşullandırmalar neler olabilir; başarılı olmalısın, anne-baba olmalısın, hep birinci olmalısın, yaşın geldiğinde evlenmelisin, bir hobin olmalı, hobinde en başarılı olmalısın, toplum tarafından kabul edilecek unvanların olmalı, kendini garantiye alman için paran olmalıdır, bir sigorta sistemine bağlı olmalısın, iyi insan böyle olur, kötü insan şuna denir’e kadar giden koşullar silsilesi gibi.

Kısacası ikincisinde, sahip olduklarımızdan, unvanlarımızdan, koşullarımızdan doğarız. Burası biraz daha konumsal güçtür, maddeseldir. Dışarıdakilere bağlıdır, mutluluk peşinde koşarsınız.

Elbette başarılı olmak, bu ünvarlara sahip olmak, mücadele ederek insanın hedeflerine ulaşması hiç de kötü bir şey değildir, sadece bunlar olmadığında değersiz ya da yetersiz hissetmemek, insan olma değerinin bu koşullara bağlı olmadığını anlatmaktır önemli olan. Kısacası olan ya da olmayan somut sahipliliklerle yakalanmıyor insanın öz değeri. Bunu fark edeceği doğum evresi ise işte şimdi bahsedeceğimiz üçüncü doğum evresidir.

 

Üçüncüsü, insanın bilinçle, öz iradesi ile yaptığı seçimlerinden, yaşamdaki anlamlarından doğmaktır. Anlamlı varoluş yeri burasıdır, huzur verendir. 

Yaşama bulduğu anlamlarından, yaşamda kim olmayı seçtiklerinden, kendin belirlediğin rollerinden...

Burası sadece maddeyi değil manayı da seçenlerin doğum yeridir. Konumsal güçten daha büyüktür, kişisel güç barındırır. Sahiplik değil anlam arayanların, anlamı inşa edenlerin ve bunu kendi gücünde, içinde bulanların doğduğu dönemdir.  Kişisel gücü barındıran yerdir, konumlarla bir değer yaratmaz, unvanlar üretimin, çalışmanın doğal bir sonucu olmalıdır sadece, insanın öz değerinin değil. Başarı ve mutluluk peşinden koşmaz, bulduğu anlamların başkaları tarafından onayını beklemez, anlamlı hayat yaptıklarıyla kendini iyi hissetmesindedir.

Anlamlı hayat çok basit elde edilir, karar vericisi insanın kendisidir, çünkü anlam insanın kendi içindedir, baktığında görebileceğin kadar yakındadır. Dışardaki koşula bağlandığında o artık başkasının anlamıdır. Bazen değeri dışardan satın almak için çırpınır çabaya düşer, zorlar, başkasının anlamlarının peşinde koşarız, onu elde etsek de tatmin olmayız çünkü bize ait değildir. İnsan kendi bulduğu anlamla yaşamı tutkulu kılabilir.

Bu yüzden dışardan öğrendiğimiz inanç kalıplarından sıyrılmadan, kendin diye yarattığın aslında seni başkalarının var ettiği o kimlikten, kendinden soyunmadan gerçekten doğamazsın.

Bu yıllardır taşıdığın kimliği alt üst edip, yenisini, sen’in istediğin seçimlerle var olan kimliği gerçekleştirmek en sancılı doğum olabilir ama en özgür hissettiren olacaktır. Bu doğum sonrasındaki tüm yaşamda, hangi alanda olursan ol, hangi rollere bürünürsen bürün sana tatmini getirecek olandır. Üçüncü doğum için, sen zannettiğin sen’den, koşullandırıldığın inanç kalıplarından özgürleşip kendini yeni ve üst versiyonunda var etmen gerekir.

Bunun tek yolu da önce kendine ve sonra her şeye şefkatli, vicdanlı olmakla başlayacaktır. Sorgulamak, niyet etmek, kendini arayıp bulmaktır, hayatın içinde sorumluluk alan olmaktır. Suçlayan, şikâyet eden değil, ben’i değil, bizi düşünendir önce. Özür dileyebilendir.

En önemlisi önce kendine saygı ve şefkatle ağzından çıkanı gerçekleştiren, sözünü onere eden, gerçekleştirdikleri ile de bütüne de ilham olan, bütünün hayrına hizmet edendir.

Kendini bulman için önce aramaya niyetli olman gereklidir.

“Ben halimden, kendimden memnunum,

ne gerek var bu kadar sorgulamaya, yaşa gitsin”

Diyensen eğer, önce aynada kendi gözlerinin için bakarak bir kez daha tekrar etmelisin;

  • Yaşamının her alanında bunu söyleyebiliyor musun kendine?
  • Kendinden gerçekten memnun musun, kendinle tamam mısın?
  • Ne kadar farklı alanda, harekete geçmemek için bahanelerine, kaynaklarının azlığına sığınıyorsun?
  • İşinde, sağlığında, kariyerinde, ailende, sosyal çevrende, sanatta, hobilerinde, ilişkilerinde, bugününde ve aslında düşlediğin geleceğinde ben kendimle helalleştim diyebiliyor musun yürekten?

Artık gerçek kendinle tanışma, düşlediğin o hayatın koşullarını gerçekleştiren olma zamanın gelmedi mi hala sence?

O zaman kendini bil, bul ve gerçekleştir; değer de mutluluk da özgürlük de güç de senin içinde

 

Sağlıcakla

Aynur Görmüş

 

 

Image

Arzu KOLOĞLU

1978 yılında Niğde’de memur bir aile...

Image

Aynur GÖRMÜŞ

“Aynur Görmüş” Kimdir? 17 Şubat...

Image

Aynur KULAK

2005 yılında Günlerden Bir Gün romanı ile ede...

Image

Ayşegül EKŞİOĞLU

İstanbul’da doğdum, Pertevn...

Image

Ayşe OĞLAKÇIOĞLU DEMİR

1992 yılında KüTAHYA’NIN GEDİZ ilçesind...

Image

Burak KETENCİ

1976 yılında İstanbul’da doğdu. Y...

Image

Gülhan MERİÇ

1975 yılı Düzce doğumludur. Anadolu üniver...

Image

Hasan ÜNAL

1974 yılında doğdu. Amasya Merzifonludur....

Image

İbrahim KORKMAZ

1986 yılı Bulgaristan doğumlu olan İbrahim Ko...

Image

İlkay AKIN

Almanya’da doğdum. İlköğretim 1. sınıfı...

Image

Psk. İlkim ÖZ

İlkim öz, Ankara doğumlu olup Hacettepe ünive...

Image

Mehmet DEĞİRMENCİ

1974 yılında Denizli’de doğdu. İstanbul...

Image

Orçun OĞLAKCIOĞLU

Orçun Oğlakcıoğlu 1974 yılında Denizli’...

Image

Özlem KALKAN ERENUS

1989 yılında İstanbul Lisesi'nden, 1993'te...