Canki

bu susmayan, anlatan anlatan dil, kafamın içinde beynimi yalayan koca dil. belki bir ejderha,
soluğuyla düşüncelerimi yakan, kafasını olur olmaz deliğinden çıkarıp kafatasımı dağlayan,
uğursuz bir ejderha.
abi iki seferlik ver o kadara param var.
kapik işlemez diyor.
çok borçluyum. Çapraz askılı çantasının içinde dünyamın hazineleri var. gözlerimin önünden film
şeridi gibi iyi kafalarım geçiyor.
çok zorluyosun abi.
yaylan aslanım diyor.
zoruma gitmiyor, o kadara kadar tanışığız, anamın memesi kadar yakın bana.
pisten bir ayaz yağmura vuruyor.
ışıklar ışıklar içinde istiklal, yağma kurban olayım, hakkıdır kafaya tapanın bi kerelik mal.
saçak altı kaçıyor, ensesindeyim.
koşan ayaklar, yalancı süet, gerçek deri pabuçlar, önümden şıp şıp sekerek uçarak gidenler.
al diyor sigara vereyim, iç şurda, naşla.
benimkinden başka kafalara gidenler. evlerin içine, soğan kokulu kapı ağızlarına gidenler. geçip
duruyorlar.
perdeleşiyor yağmur, önümüze geriliyor, insanları göstertmiyor bize. ikimiz ve çapraz askılı çantası
kalıyoruz koskoca şehirde. boyut atlıyoruz, hop.
aynı anda ikimiz atlıyoruz lafa; abi hadi.. tekstildeydin sen..?
ben laftan geriye düşüyorum, eskiye ışınlıyor beni soruyla.
göçmenler var, ucuza çok çalışıyorlar. az yiyorlar, çok çalışıyorlar. havayı bile tüketmiyorlar,
üşümüyorlar. dilleri yok, başlarıyla konuşuyorlar, küçükten büyüğe, dişiden erkeğe hep evete kafa
sallıyorlar.
ohhoo seni naapsınlar orda..
ben napayım orda ki demiyorum buna şimdi, ben duramıyorum onlarla, ağılda kuzuların arasında
gibi, başka türlü yaratıkların arasında, arasıra seçilip kesime götürülenlerin arasında. günden güne
azalanların yerine yenileri gelenlerin arasında.
dudaklarımın arasına bi sigara konduruyor, iyi adamdır bu da belki, kendi diyarında başka
boyutta, iyi bir kişidir.
abi hadi be..
ne hadisi, sen ufaktan hadi, hız kesti hava.
kendimi görüyorum, sümüklü böcek gibi koluna tutunuyorum, hükmüm o kadarına yetiyor.
silkelemiyor da beni, her yerlerine izimi bırakmak istiyorum.
ekip arabası az ötede, içerinin sıcak buharında oturan, kaşarlı döner dürüm kokusuna, ıslak deri
mont kokusunu banıp yiyen adamlar var.
beni ürküten adamlar, onunla ahbaplar, tanışlar en kötü. rahatını bozmuyor. titriyorum ben içten,
soğuk değil yoksa. ayaz ayaz titriyorum.
dur ya, ıslak it gibi sürünme bi üstüme.
penye mont bu çekiyor suyu abi be.
iyice bokun çıktı ha, sat diyorum işte biliyosun bu ayakları, geç torbanın başına, neyine
direniyosun.
direnemiyorum, bunun ağzında dönüp dolanan dili, benim ejderhanın diline dolaşıyor, alev alıyor.
beynime vuruyor kırbaç gibi, kıvrımların arasına sokuyor, yanıyor beynim. teslim olmak istiyor.
teslim ol diyor üçüncü boyuttan birisi, bırak elindekini, yere yat lan.
sıralıyor kocaman bi ses. hiç soluksuz. kendi nefesimin gümbürtüsünde, vızıltı gibi onun sesi.
buyurgan değil artık,
tamam bak vereceğim ne istersen her gün gel al nafakanı, söz lan söz, hadi abicim.
daha önceki sözleri gibi usul usul veriyor sözleri soluksuz, ardı ardına sıralıyor. akışkan tatlı bir sıvı
gibi damarlarımda dolaşıyor vaadleri. inanmak istiyorum, daima inanmak.
yağmurun perdesi aralanıp, sesleri getiriyor. manyak bir dans figürüne dönüyoruz, elim boynunda,
güneş aralanan yerden jilete vuruyor, boynunda dalgalanıyor yansıması.
yere yat lan. deri montlusu bana bağırıyor.
yatarsam, yerden, ben olarak kalkamam, yatmak yerine uçmak istiyorum.
bitirirler oğlum seni, hadi abicim, bırak beni.
bütün dünyamız bu kaldırım, alçak kaldırım, kapı önü girintisi, yerden akıp giden sular,
saçlarımdan gözlerime damlayan ateş gibi damlalar.
gözümün önünde atan damarı. her şeyin sorumlusu sensin abi, zorladın beni. şahdamarımdan
yakına sokuldun, kanımdan beter oldun sen.
akıtıcam abi seni, sularla birlikte yok olup gideceksin.
elimi kaldırıyorum havaya, artık son vuruşa az kaldı, altın,, yok değil, jilete yaraşır gümüş bir
vuruşla biteceğiz.
elimi indirirken bir patlama duyuyorum. ateşten diller sırtımı yalıyor, donmuş bedenime sıcak
gümbürtülü diller dolanıyor. her darbeyle sarsılıyorum, bileğime kadar gömüyorum elimi damarına.
kandan tek bir dil olup kaldırımı yalıyoruz.
hadi abi birlikte naşlıyoruz artık, dünyayı rahat bırakıp.
merih, kasım 2016

Image

Ahmet ASLAN

Askerdeyken şiirler yazmaya başlayan Ahmet As...

Image

Arzu KOLOĞLU

1978 yılında Niğde’de memur bir aile...

Image

Aynur GÖRMÜŞ

“Aynur Görmüş” Kimdir ? 1976 yıl...

Image

Aynur KULAK

2005 yılında Günlerden Bir Gün romanı ile ede...

Image

Ayşegül Ekşioğlu

İstanbul’da doğdum, Pertevniyal Lisesi,...

Image

Burak KETENCİ

1976 yılında İstanbul’da doğdu. 35 sene...

Image

Canan Keleş

1989 yılında İstanbul’da doğdum. Lisans...

Image

Can ERSAL

Can Ersal İstanbul MSü Güzel Sanatlar Akadem...

Image

Caner GÖKÇEOĞLU

1979 yılı Ankara doğumlu, Eskişehir Osmang...

Image

Emine ÖZDEMİR

79 Düzce doğumluyum. Şu an Ankara'da yaşıyor...

Image

İbrahim KORKMAZ

1986 yılı Bulgaristan doğumlu olan İbrahim Ko...

Image

Gülhan MERİÇ

1975 yılı Düzce doğumludur. Anadolu üniver...

Image

İlkay AKIN

Almanya’da doğdum. İlköğretim 1. sınıfı...