Varoluş

“VAROLUŞ”

İnsanoğlu hayata hep bir anlam yüklerken aslında bir taraftan da kendi varlığını hissetmek ister. Varlığınızı, ya bir şeyler yaparsanız ya da bir şeyler başarırsanız hissedebilirsiniz ancak.

Ne yaparsanız yapın başkasının gözünde görünür olursunuz,  iyi şeyler yaparsınız da hissedilirsiniz, aykırı davranışlar sergilediğinizde de hissedilirsiniz, hayatta bazı başarı öyküleriniz olur, yine hissedilirsiniz. Yetenekleriniz vardır, hissedilirsiniz. İşte bu varoluş sizi hayatta hep canlı tutar.

Bazı insanlar ise bu alanları gerçekleştiremezler, sadece nefes alıp verip hayatta kalırlar. Tek varoluşu da budur. Ama bahsettiğimiz gibi bu değerli bir varoluş değil sadece canlı olduğunu hissetmek ve hissettirmektir.

Mesela bir ressam, resmini yaparken, kendini renklerinde kaybederken var olur. O resimlerin hepsinde bir varoluş hikâyesi vardır. Varoluşun da ötesinde bir anlam arayışıdır aslında bu.  Anlam arayışı hayat amacını bulmaktır.

Geçen aylarda bahsetmiştim; herkesin kendi hayat amacını bulması gerektiğinden.  Cesur insanlar kendilerine sorar; Neden yaşıyorum ben? Her sabah beni yataktan kaldıran güç nedir? Vazgeçilmez değerlerim nedir? İdeolojim nedir?  gibi…

“Hayata sen bir anlam yüklemediğin sürece her şey anlamsızdır çünkü.”

Başlangıcı ve sonu olan bu hayata bir anlam yüklemek zorundayız. Sistem de seni buna doğru yönlendiriyor zaten. Medeniyetin ve döngünün devamı için,  bireysel yaşamdan daha çok toplumsal olarak yaşayabilmek, gelişmek ve düzeni sürdürebilmek için anlam yüklenecek sistemler üreterek gelecek planları yapmak durumundadır insanoğlu. Anlam aramadığın veya arayıp bulamadığın hayatta, kendi varoluşunu göremez insan, sadece nefes alıp verir. Evrenin bize sunduğu bir sürü güzellikten mahrum kalır. Çekilmez ve tahammül edilmez olur her şey.

Oysa güzelliklerden, sahip olduklarımızdan mutluluk duyabilir ve şükredebilirsek, sıkıntılarından söylenip huzursuzluk duymak yerine, farkındalıkla ve mantıkla idrak edip bunalmadan, belirsizlikten ürkmeden, ölüm gerçeğini de kabul ederek, kararlarımızın sorumluluğunu alabilmeyi başararak yaşayabilirsek, en önemlisi de; kendi içsel varoluş yolculuğumuzda elimizdekinin ”tek bir şans” olduğunu hatırlatırsak kendimize, işte o zaman her dakikasını anlam dolu yaşayabiliriz sanıyorum. 

Hayatımızı ötelemeden, içimizden geldiği gibi, ne istiyorsak yapabilme cesaretini ve gücünü ortaya çıkarmak hedefinde olmalıyız. O zaman anlam arayışımız yerini bulacaktır. Çünkü insan özünü kendisi yaratır. Ve güzelliklerle dolu dünyaya atılarak, bazen acı çekerek, gelişerek, ama kendisinden de yaptıklarından da, toplumdan da sorumlu olmayı bilerek, neyim ben, ne olmalıyım diyerek yaşamalıdır.  Çünkü insan bütün erdemlerini de kendisi yaratır, sadece elinden geleni yapmak değildir gücü, istediği her şeyi yapabilmek gücüne sahiptir. Çünkü “her şeyi yapabilmek isteği” bir seçimdir. Seçimlerimizin de sebepleri vardır. İnsanın en güçlü yardımcısı, yol göstericisi yine kendisidir. Önünde kendi kurgulayabileceği bir gelecek vardır. Ve insan değerini de kendisi kurgular, kendisi yaratır. Hayatı da bu kurgularla anlam kazanır, yani seçimleri ile.

Elbette seçemediğimiz şeyler de vardır; dünyaya gelmek ve sonunda ölmek gibi.  Ama bu sınırların içerisindeki hayat tamamen bize ve seçimlerimize aittir.

Ünlü Varoluşçu Felsefe düşünürü “Jean-Paul Sartre ‘nin dediği gibi;

 “İnsanların ne olduklarıyla değil, ne olabilecekleriyle ilgilenirim. “

Ne olabileceğimizin seçimleri bize ait, seçimlerimizin sonucu ve sorumluluğu da varoluşumuza referans…

Yani;

“İnsan ilk önce var olur, ortaya çıkar, sahnede görünür ve ancak ondan sonra kendisini tanımlar.”

Hayatına sen de bir anlam yükle…

Elimde fırçam, tuvalimin karşısında derin derin renklerime odaklanarak, resimlerimde varoluşumu sürekli tasdikleme telaşındayım belki de… Bir şeyler yapmalı, bir şeylerle meşgul olmalı insan her daim. Çünkü varoluşumuzu yaptıklarımız, ortaya çıkardıklarımız belirler. Aksi durumda sadece nefes alıp veren bir canlıdan başka bir şey olmayız ki…

Sağlıcakla…

Image

Ahmet ASLAN

Askerdeyken şiirler yazmaya başlayan Ahmet As...

Image

Arzu KOLOĞLU

1978 yılında Niğde’de memur bir aile...

Image

Aynur GÖRMÜŞ

1976 yılı İstanbul doğumludur. Akademik eğiti...

Image

Aynur KULAK

2005 yılında Günlerden Bir Gün romanı ile ede...

Image

Ayşegül Ekşioğlu

İstanbul’da doğdum, Pertevniyal Lisesi,...

Image

Burak KETENCİ

1976 yılında İstanbul’da doğdu. 35 sene...

Image

Canan Keleş

1989 yılında İstanbul’da doğdum. Lisans...

Image

Caner GÖKÇEOĞLU

1979 yılı Ankara doğumlu, Eskişehir Osmang...

Image

Emine ÖZDEMİR

79 Düzce doğumluyum. Şu an Ankara'da yaşıyor...

Image

Gülhan MERİÇ

1975 yılı Düzce doğumludur. Anadolu üniver...

Image

İbrahim KORKMAZ

1986 yılı Bulgaristan doğumlu olan İbrahim Ko...

Image

İlkay AKIN

Almanya’da doğdum. İlköğretim 1. sınıfı...

Image

Orçun OĞLAKCIOĞLU

1974 yılında Denizli’de doğmuştur. Li...

Image

Özlem KALKAN ERENUS

1989 yılında İstanbul Lisesi'nden, 1993'te...

Image

Sedat DELİOĞLU

1979 yılında Tokat’ta doğdu. İnönü üniv...