Yeni Yaşam Üslubu

 

Tüm dünya ile beraber, hayatımızda zorunlu, yeni bir yaşam biçimi oluşturmamıza sebep olan ve yeni deneyimler yaşadığımız günler içindeyiz. Bu günlerin çok kısa sürmeyeceği ve bir süre daha bu düzende yaşamayı öğrenmemiz gerektiği de açık. Çalışma ve sosyalleşme yöntemleri , eğitim sistemleri  gibi farklı bir çok yöntem deneyimliyoruz.

Öncelikle yaşadığımız gerçeğin ne olduğuna bir bakalım. Corona diye bir gerçek hayatımıza girdi ve biz tüm dünya olarak, şimdilik bildiğimiz yöntemlerle bu gerçeği değiştiremiyor ya da bunu yok sayamıyoruz. Yani neden bu oldu, neden başımıza bu geldi diyerek, tepki gösterip enerjimizi ve kaynaklarımızı boşa harcayarak bundan kurtulamayacağız.

Peki biz neyi değiştirmeliyiz ki, daha güvenli hissederek, kaygısız ve huzurlu yaşayabilelim? Mesela düşünce biçimimizi değiştirmekle başlasak; olana ne anlam yüklediğimize bir baksak,  emin olun bir çok şey netleşecek.  Tepki gösteren, değiştiremeyeceği durumlara kızan, öfke duyan, söylenen insan olma halini seçmek yerine buna ben nasıl etki edebilirim düşünce biçimine geçtiğimizde, bu alanda ; üretken, iyimser, olana etkili insan duruşuyla hayatı ve bu süreci daha iyi yönetebileceğimizi düşünüyorum.

Yaşamda bir şeyler olur biter evet ama  biz o olan şeyin kendisi değiliz, öncelikle bu gerçeği kabul etmekle başlayabiliriz. Çünkü korkuları yaratan şey de aslında olanları kontrol edemeyeceğimiz düşüncesi ile başlıyor. Ki biz bu süreçte de öğreniyoruz ki hiç birşey bizim kontrolümüzde değil , biz öyle olduğunu sanıyoruz sadece , kontrol edemediğimizi gördüğümüzde de kaygılar artıyor.

Doğada bir sürü şey olur biter ama biz sadece olayların içinden geçeriz. Bu  olanlar da bizim bedenimizde duygulara dönüşür  ama biz duygularıımızın kendisi değilizdir. Çok sevdiğim bir örnek vardır;  bulutlar geçer gider ama gökyüzü bulutdan ibaret değildir, bulutlar çekildiğinde de gökyüzü hala yerindedir.  Biz de içimizdeki endişeler, kaygılar, üzüntüler, korkular değiliz, onlar vardır, hissederiz evet gelirler, geçerler kabul etmeliyiz , onları yok da saymamalıyız ama geldikleri şekilde geçip gitmelerine de izin verebilmeliyiz. Onlar sadece bizim duygularımız  ve duygular bize sahip değiller, biz onlara sahibiz. İnsan olmanın varoluşu ile endişe edeceğimiz ,üzüleceğimiz zamanlar olacaktır ama kontrol bizim elimizde olmalıdır, bizi ele geçirmelerine izin vermemeliyiz.

Ne dedik ; önce gerçeğin ne olduğunu  görüp sonra o gerçeği kabul etmekle başlıyoruz.  

Corona gerçeğini konuşursak eğer; herkes için başka bir anlam ifade ettiğini göreceksiniz. Biri eve kapandım ve özgürlüğüm kısıtlandı diyecek, bir başkası ölmekten korktuğumu hatırlattı diyecek, bir diğeri sevdiklerimi göremiyorum, beni onlardan ayırdı diyecek  ama bir başkası da evimde bu sayede vakit geçirdim, yapmak istediğim bir çok şeyi yaptım, kendi özüme döndüm, kendimi sorguladım, spor yaptım, farkındalıklarım değişti, bol bol okumak istediğim kitapları okudum, yemek yaptım, zaman ayıramadığım ne varsa yaptım  diyecek.

Olan aslında sadece corona, tek gerçek bu , kişiye göre değişen şey ise corona gerçeğine yüklenen anlam.

O zaman kendimize soracağımız sorulardan biri de “corona” yukarıda verdiğimiz örneklerden sen de neyi çağrıştırdı, yani senin corona anlamın ne ?

İşte bu kilit soruyu hayatının formülü haline getirip her anında sorabilirsen kendine. Örneğin, üzülüp kırıldığında, endişe duyduğunda, haksızlığa uğradığını düşündüğünde, çok mutlu olduğunda, çok değerli hissettiğinde, bu sorunun karşısında kendinden aldığın cevabın farkındalığıyla aydınlanacaksın, yargılamaların azalacak,  anlayışın artacak, hayatının anlamını kendin belirlediğini göreceksin. Yine üzülüp, kaygılanacaksın, yine değersiz hissedeceksin ama bu farkındalığınla hemen hissetdiğin duygunun içinden çıkabilme seçiimini de yapabileceksin.

Kilit soru:  ….……. , sen de ne anlama geliyor ?

Olan ne olursa olsun, herkesin aynı şeye yüklediği anlamı farklı olacak. Çünkü her insanın, hayatı kendi yaşam kodları ile, her şeye yüklediği farklı anlamlarla yaşadığını farkedeceksin, belki de  kimseyi suçlamamayı keşfedeceksin, çünkü göreceksin ki; sen çevrene, ailene, olana bitene ne anlam yüklemişsen hayat odur. Ve olanın sonucundaki hissettiğin tüm duyguların seçimi ve  tüm sorumluluğu sana aittir.

 

Bir sonraki aşamaya bakarsak;  Corona sonrası sosyal hayatımız kısıtlandığında, evde kaldığımızda, çekirdek ailelerimizle daha yoğun yaşadığımızda keşfettiğin bu farkındalıkların , corona bittiğinde ve elbette hazır olduğunda hayatına nasıl bir etkisi olacak, neleri değiştireceksin buna bakmalısın.

 

Kilit soru : Yeni farkındalıklarla neleri mümkün kılabilceksin ?

Hayatında aslında hiç bir şeyin belirli olmadığını, bir çok şeyin kontrolünün sen de olmadığını ve her türlü şarta da uyum sağlayarak insanın yaşayabildiğini görebildin mi ?

Sen kontrol ettiğini sandığın bir hayatta bir günde nelerin senin dışında değiştiğini görebildin mi ?

O yüzden olanın artık olmuş olduğunu ve her bir dakikanın bile artık geçmişte kaldığını farkedip , tek önemli olanın bugün, bu an olduğunu görebildin mi ?

Kendi geçmişinle yüzleşip , kendine haksızlık ettiğin, belki de hata dediğin, belki de başkalarını suçladığın, keşke dediklerini artık değiştiremeyeceğini ama bugünü nasıl yaşayacağının seçiminin sende olduğunu görebildin mi?

Kilit Fırsat: Her gün her dakika yeni olasılıklarla dolu, sen yeter ki iste, düşle ve adım at, düşüncede bırakma, sadece düşüncede kalırsa hep yük, kaygı, pişmanlık, ama aksiyon yaşamaktır, denedim diyebilmek çok büyük özgürlüktür. O yüzden erteleme, yarın deme, sonra deme, bahanelerini çöpe at, yarın diye bir şey olmadığını görmedin mi ? Bir günde tüm dünyanın sağlığı değişmedi mi, tatillerimiz iptal olmadı mı, iş yapış şekillerimiz hayal bile edemediğimiz noktalara gelmedi mi?  

İstersek ne çok şey mümkünmüş!

Neleri değiştirebileceğini, ne olmazları mümkün kılabileceğini, ama neleri de kontrol edemeyeceğini, zaman denen kavramın anlamsızlığını, hayatın her anının belirsiz olduğunu görüp,  bu süreçte öğrendiğin, keşfettiğin, tecrübe ettiklerinle, en önemlisi farkettiklerinle artık yeni yaşam üslubu oluşturmak senin elinde.  

Kilit Karar:  

Sen; değiştiremeyeceğin olayların sende yarattığı duyguyu fark et, kabul et ama tepki olma.

Sen; değişim gücünün sende olduklarına odaklan, düşle, etki ol.

Eğer istersen, adarsan, çalışırsan her düş gerçek olur !

 

Sağlıcakla

 

 

 

Image

Arzu KOLOĞLU

1978 yılında Niğde’de memur bir aile...

Image

Aynur GÖRMÜŞ

“Aynur Görmüş” Kimdir? 17 Şubat...

Image

Aynur KULAK

2005 yılında Günlerden Bir Gün romanı ile ede...

Image

Ayşegül EKŞİOĞLU

İstanbul’da doğdum, Pertevn...

Image

Ayşe OĞLAKÇIOĞLU DEMİR

1992 yılında KüTAHYA’NIN GEDİZ ilçesind...

Image

Burak KETENCİ

1976 yılında İstanbul’da doğdu. Y...

Image

Gülhan MERİÇ

1975 yılı Düzce doğumludur. Anadolu üniver...

Image

Hasan ÜNAL

1974 yılında doğdu. Amasya Merzifonludur....

Image

İbrahim KORKMAZ

1986 yılı Bulgaristan doğumlu olan İbrahim Ko...

Image

İlkay AKIN

Almanya’da doğdum. İlköğretim 1. sınıfı...

Image

Psk. İlkim ÖZ

İlkim öz, Ankara doğumlu olup Hacettepe ünive...

Image

Mehmet DEĞİRMENCİ

1974 yılında Denizli’de doğdu. İstanbul...

Image

Orçun OĞLAKCIOĞLU

Orçun Oğlakcıoğlu 1974 yılında Denizli’...

Image

Özlem KALKAN ERENUS

1989 yılında İstanbul Lisesi'nden, 1993'te...