Naftalin Kokulu Bir Hikaye

NAFTALİN KOKULU BİR HİKAYE Sahne sonu sessizliği gibi ıssızlık kaplamıştı tüm odayı. Burası ; Ruhlarını teslim etmiş kostümlerin prova odası. Sahnedeki her rol, her karakter ete kemiğe bürünür bu ihtişamlı kumaşlar sayesinde. Kimisi ihtiyar bir cadı, kimisi kahraman bir asker, kimisi bir sokak ç...

Denizkızının şarkısı

Gözlerimi kapattım, tuzlu ve nemli yosun kokulu bir sahilin en kıyısında. Gün çoktan batmış, Ay çıkmış en hilâl hâli ile ortaya. Ve koyu lacivert bulutları yırtmış büyülü ay, gökyüzü sanki çarşaf, ya da kâğıttan bir şiirsel sayfa âdeta. Yanımda bir şişe şarap, hani en kızıl...

Yazlık sinemalar

Şehrimize Açıkhava sineması açıldı nihayet bu yaz. Eski zaman aşklarının buluşma adresi gibiydi tadı, telâşı. Rengârenk ahşap sandalyeler, mis gibi kokan patlamış mısırlar, birbirini hiç tanımayan, ama yan yana oturan ve o muhteşem büyülü atmosferin tadını çıkaran yeni yetme gençler ve...

Umudu tazeleyelim;Yaşasın Tiyatro!

YAŞASIN TİYATRO! Tiyatro; İnsanı insana insanla anlatan en eski sanat dallarından. Replikleri, müzikleri, sahne tasarımları, kostümleri, rejisi, sanat yönetmeni... Ve daha nice kıymetli öğeyi bünyesinde barındıran bir görsel şölendir tiyatro. Sahnesi, büyüsü ve o meşhur adına ''sahne tozu'' de...

Tuğyan

Adı gibi asiydi, önlenemezdi, sakinleştirilemezdi dur durak bilmez öfkesi. Kalbine batan koyu gri dikenleri kendi elleriyle çıkartmak istercesine hep bir savaş halindeydi bu dünyayla. Kırmızı alevler gibi parlardı öfkesi, yakar yıkar yok ederdi, tozu dumana katardı önüne gelen her şeyi. Belki de...

Aktör'ün şarkısı

Saçlarımı okşadı rüzgâr Elimden tuttu, birlikte yürüdük. Bir meydan savaşı bu hayat Kirli yüzümüzü maskelerle örttük. Kılıcımı çekip yel değirmenine karşı Keskin keskin çığlıklarla Soyunup dökünüp tüm renklerinden Zaferlere yol aldım ihtirasla. Hey, Hayat! dedim içimden Sıyr...

Günün sonunda

Telaşlı ve yorgun bir günün akşamı, kalabalık bir işçi servisinin şoför mahalinin hemen arkasında oturuyordu genç kız.. Hani Alpay'ın meşhur ''Fabrika Kızı'' şarkısındaki genç kadın gibi, ''Başı önde, yorgunca'' bir hali vardı. Dalgalı siyah saçları omuzlarından aşağıya salınmıştı, onlar da yorgun g...

Kusursuz fırtına

Kirpiklerinin gölgesi gibi kapkara bir gecede, sağanak sağanak yağmur damlalarının cama vuran sesiyle eşlik ediyorsun sen benim hikâyeme, kendi dilince. Loş ışıklı, ahşap parkeli bir çatı katında, odamın tüm boşluklarını dolduran kırmızı bir mumun ışıklar saçan yansımasında dalga dalga dağılı...

Bir kış rapsodisi

Ruhuma ılık ılık işleyen, çok bildik, çok tanıdık bir melodinin tınıları gibiydi sesin. Karlı, buzlu bir kış ayazında, iki kadeh kırmızı şarapla süslenmiş beyaz örtülü bir masanın gizli suç ortaklığında, eşlik ediyordun sen, tutkulu bir aşk şarkısına. Sen şarkı söylüyordun, ben ise bir kış masalı...

Simli karpostallar

Eskiden, yani o güzel sevgi sözcükleri bir telefon ya da bilgisayar ekranlarının buzdan serinliğine henüz teslim olmamışken, rengârenk mektup zarflarımız, çiçekli - desenli mektup kâğıtlarımız vardı bizim. özenle işlerdik sözcüklerimizi satır satır, hece hece. Ve belki de bir kaç damla...

Yıldız Çapkını Bir Gece

İllegal bir ortaklıktı bizimkisi ; sıradanlaşmış gri bir yeryüzüne inat cennet mavisi sunan bir suç ortaklığıydı. Yasak elmanın mayhoş tadı, lâl kırmızısı şarabın buruk sarhoşluğuydu tutunduğumuz, saklandığımız, ve belki de avunduğumuz. Tek gerçekti Aşk, tek tutkuydu alev yangını gecelerd...

Pastel Aşk

Serpil Kaya derKi PASTEL AŞK Hayatın renk skalası pastel aslında, biz üzerine biraz umut yeşili, biraz da aşk kırmızısı serpelim diye... Kendi gökkuşağı renklerinizi pastellerle birleştirip hayata coşku katalım diye... Belki biraz gökyüzü mavisi vardır sizde bayım, ne dersiniz? Ceplerinizde...

Güneşten Adam

2015 Gazeteci Vahittin Bozgeyik Şiir ödülü ‘‘övgüye Değer Şiir’’ seçilmiş eserimdir... Serpil Kaya derKi; GüNEŞTEN ADAM Şarkılardan bir zırh giydim üzerime, Kalbimdi nağme nağme yanan. Bir alev alır, bir söner yüreğim, Geceleri Ay ışığıyım, Gündüzleri Gün...

Mevsimsiz Düşler

Serpil Kaya derKi MEVSİMSİZ DüŞLER Bir kırık hayat biriktirdim yıllarca Savruldum hep parça parça Bir büyük aşktı adın, Uyanamadım hiç sabahlara kokunla. Nereye gitsem tek başıma Canım yanıyor, bilmiyorsun asla Gözlerinin karasından Düşerim dipsiz kuyulara. Hadi gel desem, yolun uçurum...

Öteki

Serpil Kaya derKi; öTEKİ Hiç düşündün mü, neden öteki? Kalbine yerleştiremediğin yasak bir gölge o sanki. Yırtıp atsan aslındaki sureti Ellerine bulaşan kara temizlenir belki? Yaraladığın başkası Karaladığın vicdanın haklı Bir madalyonun iki yüzü Gökteki Ay'ın görül(e)meyen karanlı...

Valiz

Serpil Kaya derKi VALİZ Valiz toplamak ağır gelmiştir her zaman bana. Her valizle birlikte anılarımı da toplarım adlında kalbimdeki gizli kasama... Şehir şehir, cadde cadde yanımda ağırlığınca sürüklenirler peşimsıra. Tozunu alıp silkeler gibi, tebdil-i mekanda nefes aldırır gibi, k...

Pluto(n)

Serpil Kaya derKi; PLUTO(N) Her şey hazin bir sona yaklaşırken Dünya üzerinde Ters bir açıyla, ters bir yönde Taş ve toz bulutlar kümesinde Kimsenin bulamadığı ütopik cesarette Savaş zırhını kuşandı Pluto Adam İhtiraslı hislerini sıyırdı çırılçıplak. Dur! Dedi kan ve intikama Sus! Dedi gür...

Bir Yasağın Dikeni

Serpil Kaya derKi BİR YASAĞIN DİKENİ Senin ellerine uzanmak, bir yasağın dikenini kanaya kanaya yutmak gibiydi, boğazının ta en derininde. Nefessiz kalmak, soluk alamamak. Oysa yaşamak için o nefese muhtaç olmak. Seni sevmek sevgilim, siyahın içinde alev kırmızısı bir aşkı görmek gibiydi. T...

Sirius Mucizesi

Serpil Kaya derKi SİRİUS MUCİZESİ Bembeyaz düşler misali umut çiçeklerinin gönlümde açtığı bir yılbaşı gecesindeyim şimdi. Masamda aşk kırmızısı, kokulu mumlar, alt fonda hafiften bir klasik müzik, yudum yudum içilmeye hazır bir şişe lâl şarap ve simli süslerle bezeli bir minyatür çam ağ...

Aykırı Çiçek

Serpil Kaya derKi AYKIRI çİçEK Bir yanı aşk Bir yanı hüzün bir mevsime rastladım Issız bir çiğ tanesi gibi Aykırı bir çiçeğe damladım. Bir kanadı kırık düş gezginiydi Ansızın kalbime değip geçen. Soyunup tüm örtülerimden Simsiyah bir perdeyi araladım ben. İnce bir çizginin ortasın...

Sterilize Günlükler

Serpil Kaya derKi STERİLİZE GüNLüKLER Buz beyazı soğuk taş duvarların ardından yemyeşil bahçelere, mavi gökyüzüne uzanmak isterdim. Hijyenik sterilize odalardan çıkıp kahverengi topraklara ayak basmak… Bir hastane odasının penceresinden gökyüzüne bakmak ve Sirius yıldızından dilek tutm...

Işıkları Yakıp Gelen

Serpil Kaya derKi IŞIKLARI YAKIP GELEN Işıkları yakıp gelen bir adam Oysa hep zifiriydi benim odam Yıldız yıldız, ışık ışık Sendin kalbime serpilip çoğalan. Ocak güneşi hiç sıcak olur mu? Oysa zemheri gözlerindi beni yakan. Parmak uçlarında yüreğinin haritası Sendin içimi ateş misali ısı...

Sevgili Siyah Kral

Serpil Kaya derKi SEVGİLİ SİYAH KRAL Siyah Kral diyorum sana, çünkü kalbim tutuklu kaldı senin gece siyahı gözlerinde. Kalp bu; gece koyusu bir siyaha kanabiliyor, yanabiliyor işte... Vakit gece yarısını buldu sevgilim, ben ve siyah mürekkebim sayfalarca seni yazıyor yine. Bir mektup y...

Siyah Rüya

Serpil Kaya derKi SİYAH RüYA Işıklar karardığında sahne üzerinde yıldız yıldız parlar O’nun silüeti. İçinde ışıklar yanar, geceden koyu gözleri tutkuyla parıldar çünkü. Her bakışında biraz daha siyah, biraz daha koyu, keskin ve net… Ne muhteşem bir siyahlık! Ne muhteşem bir akı...

İç Ağrılı Mektuplar

Serpil Kaya derKi İçİ AĞRILI MEKTUPLAR önce kurşun kalemimden dökülen parçalar gibi tüm ağırlığınca döküldü satırlara kelimeler. Sonra derin bir rüzgar esip savurdu içimdeki hüznü, devrildi ardı sıra bütünleşik cümleler. Bir kurşun ağırlığınca, gri hüzün bulutu ile sarılıp sarmalanmışçasın...

Kasım Mektupları

Serpil Kaya derKi KASIM MEKTUPLARI Bahçemde şimdi güz var sevgilim...Can yeşili yapraklar boynunu bükmüş, solmuş gençliğinin yasını tutuyor âdeta.Koyu kahverengi ahşap bir masada, gri renkli daktilom oturmuş başköşeye.Ama ben hazan sarısı kağıtlara döküyorum iç ağrımı, lacivert mürekkepli k...

Siyah Saten

Serpil Kaya derKi SİYAH SATEN Sarhoştum, gözlerinin engin denizinde boğulacak kadar. Dipsiz bir uçurumdun sen, kalbinin en kenarına kadar geldim de, hiç düşünmeden atladım o buruk tadın kucağına. İntihardı bu bir bakıma... İntiharların en güzeli, uçsuz bucaksızlığın en derini. De...

Kağıttan Evler

Serpil Kaya derKi KAĞITTAN EVLER Koyu kahverengiydi gözleri; baktıkça O'na ısınırdı içim. Ne bir masal prensiydi ne de peri padişahının oğlu, sadece sokağımdan her gün umarsızca geçen ıssız yürekli bir serseri. Omuzlarına dökülen saçlarını hep siyah bir lastik toka ile bağlardı....

Gül Kurusu Mektuplar Yazan Kadın

Serpil Kaya derKi GüL KURUSU MEKTUPLAR YAZAN KADIN Bir mektup geçti bugün elime, tarihsiz bir zamandan yazılmış, kim bilir kaç gözyaşı, kaç satır anı biriktirmişti yüreğinin iç cebinde bu mektubu yazan kadın ? ''İmza : Gri Kadın'' yazıyordu çünkü mektubun son cümlesinde. Adını satır a...

Haziran Düşleri

Serpil Kaya derKi HAZİRAN DüŞLERİ Gözbebeklerinde aşkı yakaladığımdan beri, rüzgardan bir kuşun kanadında uçuyor gibiyim masmavi bir gökyüzünde. Sanki kuşun kanadından düşüvermiş bir tüy gibiyim, yol alıyorum kalbinin en ücra köşelerine doğru. Sonsuza bir yolculuk sanki bu; akıp gidiyorum, ça...