Hayat Kırığı-2

Hayat Kırığı-2 İzmir Denizli seferini yapan tren İzmir’den hareket edeli bir saati geçmişti. Rayların sesi yolcuların kulaklarında tuhaf bir şekilde yankılanıyordu. Vagonlar rahatsızdı. Koltuklar eski, süngerler neredeyse özelliklerini yitirmişti. İki öğrenci bayram tatili için evlerine dö...

Hayat kırığı

Gün yeni ağarmaya başladı. Göztepe Köprüsü’nün(1) deniz tarafındaki ayağının önünde, sırtı köprüye dönük orta yaşta iki adam oltalarını denize atmışlar kısmetlerinin gelmesini bekliyorlardı. çevre düzenlemesiyle yerleştirilen çimlerin üstünü kırçlar kaplamıştı. üç cemre de düşmesine rağmen hav...

Ölü bir bedenin anlattıkları

ölümüm üzerinden on dört hafta geçti. Mezarıma hangi ağaçtan yapıldığını bilmediğim yatay şekilde dizili tahtalar konuldu. Sonra da sırasıyla çocuklarım, akrabalarım ve komşularım yumuşak, kahverengi toprağı dolu-dolu küreklerle tahtaların üzerine attılar. Bedenim anlatılanların aksine ölmeden öncek...

İş kazası-2.Bölüm

Bir akşam işten eve dönerken Zeynep’in ablası saklandığı köşe başından bana seslendi. Şaşırdım. Hemen yanına gittim. Servet, babam kaçacağınızı öğrenmiş. Zeynep’i kardeşiyle tehdit etti. Yatılı bir okula gönderdi bu sabah. Daha da devam ettirirsen bakamıyorum diye çocuk esirgeme kurumuna...

İş kazası-1.Bölüm

İş Kazası ( 1.Bölüm ) Yirmi sekiz yıl önce babamla gitmeye karar verdiğim Esnaf ve Sanatkârlar Odası bünyesinde gerçekleşen yemek olmasaydı belki de bugün günlüğüme yazacağım bu hikâyem olmayacaktı. Babam muhitimizin tanınan berberlerindendi. Güler yüzü, el çabukluğu, her konuda söyleye...

Sanrı

"Anne ilaçlarını almayı unutma!" diye seslendi Nermin. Neredeyse her gün olduğu gibi bugün de okuluna geç kalmıştı. Kardeşi Gül'ün ölümünün ardından babası da kısa bir süre sonra kalbine yenik düşüp beklenmedik bir zamanda aralarından ayrılmıştı. O günden sonra Aksoy ailesi için hiç bir şey es...

Facebook

Baba, anne bir de yedi yaşındaki kız çocuğu akşam yemeğinden sonra televizyona seyre daldıkları sırada aniden elektrikler kesildi. İlk tepki çocuktan geldi. Cılız sesiyle ufak bir çığlık attı. Baba ayağa kalktı. Bir yandan akşam saattin de neyin kesintisi olduğunu anlamaya çalışırken, bir yandan da...

Anahtar

Bugün eşini kaybedeli tam bir yıl olmuştu. Koskoca bir yıl onsuz geçmişti. Adam, yorucu geçen iş gününün akşamı evin merdivenlerini düzensiz soluk alışverişler ve ağır adımlarla çıktı. Kapının karşısında dineldi. İçeriden gelecek bir ses bekledi. Ama nafile, beklediği ses, üç yüz altmış beş gündür...

Rodin’in Heykeli

Rodin’in Heykeli Yavrum sana da her sabah eziyet oluyor böyle. Oğluma kaçtır söylüyorum. Hemşire kızımızın her gün gelmesine gerek yok diye ama anlamıyor işte. Annesine biraz fazla düşkündür canım oğlum. Halbuki ben iki tane ilacı alamayacak kadar elden ayaktan düşmedim daha. “Düşmedin...

Tüylü

İbrahim Korkmaz derKi Tüylü Dağ manzaralı takvim yaprağının son yırtılma tarihinin üzerinden elli iki yıl kırk sekiz gün geçmişti. Muhsin amca, baba yadigarı eve kilit vurmuş uzun yıllar kapısını açmamıştı. Elli kusur yılın ardından tozdan buğulanmış takvim rakamlarının önünde yalnızlık ve h...

Anahtar

İbrahim Korkmaz derKi ANAHTAR Bugün eşini kaybedeli tam bir yıl olmuştu. Koskoca bir yıl onsuz geçmişti. Adam, yorucu geçen iş gününün akşamı evin merdivenlerini düzensiz soluk alışverişler ve ağır adımlarla çıktı. Kapının karşısında dineldi. İçeriden gelecek bir ses bekledi. Ama nafile, bekl...

Facebook

''çağımız insanı duygu yoğunluklarını – mutluluk, üzüntü, öfke, aşk, sevgi – sıcak geçecek dost muhabbetlerinde veyahut maaile toplantılarında söylemek yerine sosyal medya denen balçık bataklığından türemiş Facebook, Instagram gibi yapay mutluluk platformlarında paylaşmayı tercih e...

Ölü Bir Bedenin Anlattıkları

İbrahim Korkmaz derKi öLü BİR BEDENİN ANLATTIKLARI ölümüm üzerinden on dört hafta geçti. Mezarıma hangi ağaçtan yapıldığını bilmediğim yatay şekilde dizili tahtalar konuldu. Sonra da sırasıyla çocuklarım, akrabalarım ve komşularım yumuşak, kahverengi toprağı dolu-dolu küreklerle tahtaların üzer...

Sanrı

İbrahim Korkmaz derKi Sanrı "Anne ilaçlarını almayı unutma!" diye seslendi Nermin. Neredeyse her gün olduğu gibi bugün de okuluna geç kalmıştı. Kardeşi Gül'ün ölümünün ardından babası da kısa bir süre sonra kalbine yenik düşüp beklenmedik bir zamanda aralarından ayrılmıştı. O günden sonra Ak...

Pantolon

İbrahim Korkmaz derKi Pantolon Günümüz insanı alışveriş merkezi denen kara deliklere mahkum olmuş vaziyette. Kara delik: Işığın dahi kaçamadığı çok güçlü bir çekim gücüne sahip gökcismi. Alışveriş merkezi: İnsanların, içine girdiğinde bulundukları zamanı unuttukları, mağazaların camekanlarında...

Agapi (1. Bölüm)

İbrahim Korkmaz derKi AGAPİ 1.BöLüM Mahallemizin en yakışıklı abilerindendi. Hekim abi… İsminin karşılığı gibi doktor olup da insanları tedavi edememişti belki ama bizlerin ruhlarını tedavi edecek türden cümleler kurmakta çok ustaydı. Dedesi doktordu. Dedesinin babası da Osmanlı zama...

Agapi -2

İbrahim Korkmaz derKi AGAPİ 2.BöLüM Yuvarlak, tombul suratlı, gözkapakları uykudan yeni uyanmışçasına düşük, ince belli, kısa bacaklı, saçları kömür karası bir hemşirenin bana doğru geldiğini gördüm. Kısa olan bacaklarına rağmen hızlı adımlarla yanıma geldi. Burada ne aradığımı sordu. Buray...

Tanışalım: Para Derler Bana

İbrahim Korkmaz derKi Tanışalım: Para Derler Bana Anadolu’nun batısında iki büyük ırmağın geçtiği bir uygarlık tarafından ticaretlerini daha da ileriye taşımak için kralın önerisiyle icat olunmuş, ilk başlarda altın, gümüş, nikel, tunç ve de alüminyumdan yapılma şekilsiz bir metal parçası...

Keklik Ali

İbrahim Korkmaz derKi Keklik Ali Sırtı zeytin ve badem ağaçlarına dayanan köy kahvesinde kırk üç yıllık arkadaşlar Yusuf ile Ramazan, tavşankanı çaylarını yudumlarken köyün bozuk yollarının muhtar tarafından düzeltilmediğinden, memleket meselelerinden bahsederlerken köyün girişinde elinde bavuluyl...