derKi Mayıs Kitabı -Harflerin Gölgesinde

derKi'in çok değerli yazarlarının kitaplarını sizlerle buluşturmaya devam ediyoruz. Mayıs ayı kitap hediyemiz, çok Değerli Selda öztürk'den "Harflerin Gölgesinde"....

Öğreniyorsun!

Sonra koca bir boşluğun ortasında kaybolunca, anladım her şeyin hiçbir şey etmediğini...Beyaz elbisemin üzerine saçtığım papatyalar, bir sis misali kaybolduğunda, çekilen sancıların bile yersizliğini anlıyorsun! Her şeyi, herkesi yeteri kadar ya da ne bileyim değeri kadar sevmeme...

Bir Efsundur Yüreğim

Kalbinle doğurduğun ne varsa aydınlığın olacak biliyorum. Uçurtmanın kanadına takılıp gezinen çocukların ellerinden tuttuğunda büyümeyecek, erişkinliğe erişmeyecek kasvetle sarılan yüreğin! Herkesin olgularıyla yaşamak mecburiyetiyle ödüllendirilmeyeceksin artık. Gün gelecek dünyaya baktığın pen...

Varoluyorsun Dünya!

çiçeklerin aralarına siniyor güneş, Gökyüzünü kucaklayan çocuklar koşuyor Adımları işliyor yamaçlara Oyuncak bebeğine elbise diken kız çocukları Annesinin ellerinde seviyor saç örgülerini Daha bir yeşeriyor umutları… Yeniden diriliyor kainat Kahkahalar cana şifa oluyor Gözlerden...

Yüreğine Rastlamak Gibi Her Şey

Bir ayrılık sonrası kadardı unutuluşun Ellerinin boşluğu, tren rayları mesafesi kadardı işte Kalp dediğin bir dünya resmiydi ya hani, Hayaller ise sonsuz gökyüzü Sevmeler yetim, bir su damlası şimdi... Azıyla çoğuylaydı ya her şey! Kararında değildi aslında hiçbir şey Kaosun taa kendisi...

Yitenler

Cam kırıklarıyla dolu düşünülenler, iki yudum sözle isyanı giyinir cümleler... Kalp yalnızlığı kendi seçmez aslında, yaşatılanlar nefes almaya bile yetmez bazen. Düğüm düğüm olur hisler, ansızın arap saçına döner günler... Kalbine hüznün kaftanını seçer geceler hep deriz ya yeniden gün doğacak...

Haykırış!

Kara bulutlar ardında yanan ışığı arar gibiydi gözler, bir tutam özlemin yokluğunda kavrulur gibiydi hisler, şimdi bir elin hasretine öyle tutulur ki gülüşler, yandı yürekler hissetmediniz mi? Hangi sabah bir mucizeyle karşılar günü, hangi akşamın hanesinde yuva sıcaklığı aralanır? Gönüldeki g...

Sevda deyip geçme

Sevda deyip geçme! Ve zaman ansızın dikilip karşına sorgular anıları, ifade edemediğin ne varsa sol yanında kalbine yığılır tohumları... Hislerinde volkan olur bazen için için yandıkların! Aşk dediğin sürgün olur yaşantına... Sevda deyip geçme! Bir ömüre nasıl işler, kırıklarını toplamak sana...

Üşüyen Düşünceler

üşüyen Düşünceler Düşüncelerde üşürmüş Ellerde ayaza savrulurmuş ara sıra Bakışlar buz kırığına keserken Kalpler inceden donuklaşırmış Ne garip şeymiş ‘sevgi’ dediğin Her zerreni ısıtırken varlığıyla Yokluğunda üşürmüş dört bir yanın Hem alev çemberiyken ruhun Ah hissedile...

Seni Özledim

Seni özledim Ve ne zaman bir ağıda tutulsa yüreğim Yüzün gelir aklıma titrer tüm hislerim Acının tarifi nedir bilir misin? Biraz sana benzer, biraz senden eksiktir Ah güle benzerdi ya su gibiydi gülüşlerin Şimdi hazana dönmüş bir yapraktır ömür dediğin Ara sıra yağmur yağar bulara Karanlı...

Misafir

MİSAFİR Yorgun kentler gibiyim bu aralar Kaldırımları aşınmış olsada Evleri gibi olabildiğine şaheser Garip bir haldeyim işte Her evin penceresinin Biraz ışığını, biraz karanlığını Yüreğinde dolu dolu taşıyan! Misafirim bugün hanenize Güller koyuyorum kapılarınıza Bir yudum tebessümle...

Ben Buyum

Ben buyum… Siyah beyaz fotoğraflarda kaldı artık, buruk zamanların sevinç zenginliği. Oysa yıllar geçtikçe onarılacak ne çok şey varmış, iyileşmemiş yaraya defalarca vurulan kesiklerden şifa olunmayacağı bilinmeliydi, bilmeliydim! Ve şimdi iyi olacakları, çok başka olacakları bir köşeye...

Ey Hayat!

Bir fikirdir yaşamak, zorunlu nefes almaktır kimi zaman... Sonu gelmeyen bir yoldur hayat, yüreğinle attığın adımlardan habersiz... Ve bir döngüdür hayat, öldüğünü sandığın noktada yeniden doğuştur... Bilinmeyen bir girdaptır düşünceler, yeniden yeni bir düşünceyi doğuran... Bir usanmışlıktır hay...

Gecenin örtüsü

Ne güzeldi eskiden, karanlığın kuytusunda sunulan aydınlığa koşarken, armağan gibi gelirdi yansımalar... Oysa gecelere hasret kalan yüreğim, gündüzü de savurup attı ruhundan... Neden, ne oldu? Ufak sevinçler bu kadar ziyan edildi diye mi onca sitem, o kahır edişler... Böyle değildi içimde titrey...

Bu şehir ve sen

Gidişinle soldu bu şehir Hüzne gebe kaldı her karışı Gülüşünle aydınlanırdı yeryüzü! Şimdi yalnızlık caddelerin yoldaşı Ve sen anılara esir ettiğin gözlerini Nasıl silebilirsinki bu bellekten Canımla bütünsün sanki… Arada sesin çalınır kulağıma Bir sese nasıl sevdalanılır ki? Senli a...

Ah kadın!

AH KADIN! Şiir gibiydi kadın Dokunduğu her yerde, Bir efsuna kapılırdın Mısralara gözlerini dokur Yüreğine başka işlerdi kadın Geceyi daha başka severdi Orada demlerdi hüzünleri Yalnızlığında yiterdi kadın Canı yandığında sükûtu giymek için Sesine ses bir tek o kuytulardı! Bu yüzden...

Süsle düşlerimi

Dokunmak istiyorum gözlerine, Elinin düştüğü her yere gül koymak istiyorum Doyasıya yaşamak istiyorum her anı Geçip giden bu zamandan korkuyorum Yanıyor içim, Yaşanmamış onca günün hayıflığıyla! Başka bir hisle buluşuyor yüreğim Aydınlanıyorum seninle… Yalnızca sen süsle düşlerimi Do...

İyiyim

Adını sanını bilmediğim bir şehrin Kaybolmuş yolcusu gibi yüreğim Sokaklar anlamsız, ifadeler soğuk öyle bir yerdeki düşüncelerim! Garip bir öykünün eseriyim Muamma yalnızlıklardan öte, Kalabalıklar arasında yitiğim Camdan başını uzatmış çocuk kadar İzlediklerimin bilinçsizliğindeyim Ve şim...

Yokluğun başköşede

Sustum… Kelamlar bile yetersiz bu boşluğa, o kadar anlamsız ki bazı zamanlar direnir ruhum yokluğuna... Yıllar var ki ne zaman uzağına düşsem, nefes alma nedenim olan kokundan elzem, bir kederde boğulur yüreğim... Bir bilsen sevdiceğim, yokluğun her yerde adım başı yüreğimi izliyor... İnk&ac...

Umudun elleri

Avuç içlerine sığdırmalı masumiyeti, beyazın huzuruna aşina hislerini, vurmalı soğuk ayazlara... Sana uğramış ferah yanlarınla yaşama sarılmalı, kötünün olduğu kadar, iyilerinde var olduğunu unutmamalı! Kazandığını sanan zalimlerin, o hislerle nasıl tükendiğine şahit olmalı... Yüreğinde merhameti yo...

Düşler

Düze çıkacak yollar Ansızın gelecek kuşlar... Kanatlarında asılı zamanlar, Başka gülecek insanlar! Hani kasvetliydi ya bulutlar, Dağılacak bir bir Gönülün yaralı yamacından... Narince koşacak çocuklar, Ve gözleri gülecek güneşin, O gözler hep parlaktır ya ezelden. Yıldıza küsmeyecek rüyal...

Sevecen

Avuç içlerime gizlenirdi gölgen, Bilinmeyen bir büyü gibi süzülürdün gönlümden Ağrıyan sol yanıma derman olurdun, Bir sen... Şimdi anılar belleğimde dans ederken, En neşeli şarkıydı gülüşlerin, çok eskiden... Şimdi siyah bir tablo Senden kalan bu eser! İyi etmek bir sana yakışır Kaldı...

Güz Ayazında

Selda öztürk derKi GüZ AYAZINDA Tüm bekleyişlerin çığlığında Canım susardı kelamlara Halden anlayanların huzuruna, Ulaşmayı dilerdim hep Sessizlik nasibini bekleyen martı gibi misal Asılı kalırdı kuşların kanatlarında... Sonra sükutu giyinirdi dilim çırpınırdım boğulduğum kimsesizlikt...

Çığlık

Selda öztürk derKi çIĞLIK Sesim ah yüreğimdeki sesim Bir yitiğin kollarında can verir gibi... Şimdi şarkılar tercümeyken darmadağın halime Her yönüm huzuru arar gibi. Rüzgarda savrulan benliğim Ayrılık acısı gibi. Bir çocuğun uykuya dalarken Anne kokusu gibi tesirli Bir düşü istemesi gi...

Hüznün Resmi

Selda öztürk derKi HüZNüN RESMİ Bende kalanların mührünü, Yok edebilseydin keşke! Azılı bir katil gibi hislerim, Neden hep peşimde? Boğazım düğümleniyor Sebep nedir diye! Söylesene sevgili Bu düzen nasıl değişir ki böyle! Büyüğün küçüğü, Yokluğa sürdüğü alemde, Neden hep ezilen maz...

Melankolik Yüreğin Evreni

Selda öztürk derKi MELANKOLİK YüREĞİN EVRENİ Siz gülüşlerin doğurduğu hüzünleri bilir misiniz? Yetim yaşama sevinçlerinin, İçimizde kedere boğuluşunu? Yüreğimizdeki dalgalara inat Kendimize hükmedemeyişimizi Bilemezsiniz elbet! Siz hiç gülmemeye neden aradınız mı? Ben gibi bahaneler yığ...

Kuytu Diyarlarda

Selda öztürk derKi KUYTU DİYARLARDA Dünyaya kapadım kulaklarımı Bir tenhalığa hapsettim anları Gönlümün duvarları aşındı Onaracak derman kalmadı Mecalsizdim bu diyarların avare boşluğunda, Haykırmaya özüm kalmadı Nerede bir yaraya dokunsam Hepsi bende kanardı! Ah tükenişlerim şimdi o...

Ah Bu Hallerim

Selda öztürk derKi AH BU HALLERİM Şimdilerde bir tenhalık Gülüşler bölük pörçük! Sahibi bilinmeyen bir sandal, Ucu yanmış bir fotoğraf, Hiç yaşanmamış gibi sessiz! Uçsuz bucaksız denizlerde, Düşünceler yitik... Manadan yoksun dakikalar, Bize hesap soran geçmişle, Bir darağacında, B...

Hüznün Çerçevesi

Selda öztürk derKi HüZNüN çERçEVESİ Ne çok ezberledim bilsen Adını sanını bilmediğim sokaklarda, Hayalinden bir cennet bahçesi düşledim, Yüreğim hep gözlerinin kıyısında Her asılı kalmış sevinçlerin, Hüznün çerçevesi başucumda Gözlerin caddelerimin ardında, Göğe bakmak varken adımları sa...

Ayrılık

Selda öztürk derKi AYRILIK Dokunma eskiyen yanlarıma Yenilerden yana buruk yüreğim Aldırma sen hüzüne ortak oluşuma Dört mevsimler arası geçişte umutlarım Şimdi ellerimde mor sümbüller... Söylesene nasıl düşlerim pembeye döner? Varsın olmasın, çok şey istemem Bana sahici gülüşlerimi v...

Ah Bu Ben !

Selda öztürk derKi AH BU BEN! Nasıl da işlerdi hüzün, Simanın merkezine, Ah bir de öğrenmiş, Bu sahte tebessümle Sanırsın dört yanda neşe...! Başka bir surette gezeceğim diye, O yolun manasızlığında Kendini yitirmekte ne? Bunu ebediyete sürdürmek, Kader miydi sence? Tükendiğin...