Altuni renklerini karşı kıyının göğüne sunan güneş, beş yüz altmış yıldır nefes alan bir kale, kalenin duvarlarına yoldaş olan ışık ağaçları, aylardan nisan…
Bugün, sevdiğim şehrin bir kıyısında çıktığım cümleler arası yolculuğumun otuzuncu yılını kutluyorum. Yüzyıl daha ekleseler ömrüme, kitap okuyarak yaşayabilecek kadar sevdam var. Yanımda yüzyıl öncesinde yazılmış bir kitap. Bir sanatçı nefesinin saklandığı bu kitabı, yedi gün önce bir sahaftan aldım. Kitabın kapağını açmak için üç gün beklemek bana göre olmasa da beni çağıran bir an’ın hızına kapıldım. Cümlelerle var olanlar iyi bilir ki rastlanılan bir kitabı bekletmek, merak dağını yükseltmekten başka bir şey değildir. Şimdi, sevdiğim şehrin bu kıyısında bir bankta oturmuş bu kitapta kayboluşumu düşünüyorum. Karşımda bütün sevdaların yüreğine dokunan bir deniz, denizin bir adım ötesinde heybetini dünyaya anlatan bir kale ve lodos…
Kitabın kapağı yıpranmış, üzerinde altın varak süslemesi var. Bir enstrüman ve bir sandalyede sırtı dönük şekilde oturan adam resmedilmiş. Kitabın kapağını açar açmaz bir müzik yayılıyor etrafa. Sadece okuyan kişinin duyabildiği, hissedebildiği bir müzik. Sayfalar eski, soluk fakat çekici.
Zamanın birinde, bu şehrin ayrı kıyılarında yaşayan bir kadın ve bir adamın hayata karşı olan güçlü duygularını anlatarak başlıyor kitap.
İkinci bölümde kadın ve adamla ilgili ayrı ayrı bilgilere yer veriliyor: Kadın; hayatta şahit olabileceği her duyguyu hücrelerine kadar hisseden, güçlü ve bir o kadar da kırılgan, düşlediği bir hikayenin yolcusu olmaktan keyif duyan, sorgulayan biri. Adam; duruşuyla bir hikayenin bütününü anlatıyor. Kararlı ve yaşamın sırlarını keşfetmekten mutlu. Bir temmuz sabahı, türlü güzelliklerle dolu nazendelerin arasında uzayan yolda karşılaşıyorlar. Birbirlerini ilk defa gördükleri bu yer yıllar sonra gülümseyerek birbirlerine anlatacakları bir hikayenin de ilk adımı oluyor. Adam; nota terbiyecisi. Bir telden yayılıp dünyanın her duygusunu dolaşıp dönen evrensel sesleri eğitiyor. Müzik tutkusu öyle bir hal içinde ki, bir insanın onu anlaması için yüzüne bakması yetiyor. Kadın ise duygularına sınır çizebilmeyi öğrenme çabasında. Çünkü; yeryüzünde hislerini saklayabileceği, sığdırabileceği bir alan yok.
Müziğin kavuşturucu özelliği üzerine bir hayat yaşanıyor bu şehirde. İki ayrı yaka , iki insan bir heyecanın hızında sürükleniyor.
Bir sohbetlerinde adam; Eski Yunanlarda müziğin adına “Perilerin Dili” dendiğini anlatıyor. Müziğin iyileştirici özelliğinden bahsediyor. Adamın ses tonunda mucizeler yakalıyor kadın. Herkes dinler, herkes duyar bu sesi ama anlayanı azdır diye düşünüyor belki de. Bir rastlaşmanın şansına inanıyor. Adam, sevilmenin güven veren düzlüğünde yürüyor. Kadın ve adamın yaşama olan uyumunu şarkılar tamamlıyor…
Günler, aylar, yıllar geçse de dönüşümün hep aynı duygusunda var olan kadın bu sesin izinden gidiyor…
Bir kitabı okurken yaşayabileceğim her mevsimi yaşadım bu kitapta. Fakat en çok merak ettiğim, beni kendine bağlayan son bölüm oldu:
Kitabın son bölümünde kadın bir rüya görüyor. Birlikte yemyeşil bir tepeden denizi izliyorlar. Güneş sadece onları ısıtıp aydınlatıyor gibi. Kadının başı adamın omzuna yakın. Adamda bir gülümseme. Bir şarkının bitimsiz halinde hayallere dokunuyorlar. Bir sevmek hikayesine dönüşen bu rastlantının adını kadın belirliyor ve hiç bilmeden nefes aldığı zamanın yüzyıl sonrasında okunacak bu kitabın adını da:
“Telvin”…
1987 yılında Bolu’da doğdu. Dokuz Eylül üniversitesi Yerel Yönetimler ve Anadolu üniversitesi Kamu Yönetimi, Adalet bölümü mezunudur. Amas...
1978 yılında Niğde’de memur bir aile...
“Aynur Görmüş” Kimdir? 17 Şubat...
2005 yılında Günlerden Bir Gün romanı ile ede...
İstanbul’da doğdum, Pertevn...
1976 yılında İstanbul’da doğdu. Y...
1975 yılı Düzce doğumludur. Anadolu üniver...
1974 yılında doğdu. Amasya Merzifonludur....
1986 yılı Bulgaristan doğumlu olan İbrahim Ko...
Almanya’da doğdum. İlköğretim 1. sınıfı...
İlkim öz, Ankara doğumlu olup Hacettepe ünive...
...
1974 yılında Denizli’de doğdu. İstanbul...
Orçun Oğlakcıoğlu 1974 yılında Denizli’...
1989 yılında İstanbul Lisesi'nden, 1993'te...