2209 Bir Yolculuk Hikayesi

 

 

Saf ve hassas bir çocuktu. Aile bireylerinin istisnasız tümünden gördüğü sevgi ve özenle büyütüldü. Çalışkan, nazik, paylaşımcı ve iyi niyetli olmayı gördü, öğrendi. Ne var ki bu sevgi kozasının dışındaki hayata hiç hazırlıklı değildi. Bu, hayatının büyük bir bölümünü bir çok şeyi anlamlandırmaya çalışmakla geçirmesine sebep oldu.

Çocuklar acımasız olur derler. Ancak sadece çocuklar değil, her ne yaşta olursa olsun; mutsuz, öfkeli, hırslı, çıkarcı insanların tümü ona çok acımasız geldi. Kendince bir çok yönden, sayısız darbe aldı. Darbelerin nereden, nasıl geldiğini anlayamadı yıllarca. Birçok korkunun ardından sürekli bir endişe döngüsüne saplandı. Sonra fark etmeden o da öfke doldu zamanla. Ona zulmedenleri suçladı. Öfkesini dünyaya kusar oldu. Önce kurban oldu, sonra sevgiden uzak, sevgiye aç, hırçın bir insan oldu.

İsyan etti hayata. Geceler boyu ağladı, sızlandı. Tüm bunların neden hep olmaya devam ettiğini sordu durdu. Sonunda her türlü kötülüğü hak etmenin nedenini kendinde buldu. Ölmeyi gerçekten hiç istemedi ama, aptalca bir kin güttü yıllarca kendine. Herşeyin onu yok etmesine izin vererek yaşamayı bıraktı, sadece nefes alarak var oldu. Özünden çok uzaklarda, endişeleriyle örülü maskelerinin arkasında, yıllarca kendi hayatından çaldı.

Bir kurtarıcı istedi. Ona neyin ne olduğunu anlatacak kişiyi bulmak için herkesin gözünün içini aradı. Biri elinden tutup çıkarsın diye yıllarca bekledi, durdu. Ne var ki sadece başka başka insanlar buldu. Doğrularının yanında bilinçsizlikleriyle, hatalarıyla, kendi mücadeleleriyle dolu diğer yaşamları izledi, kızdı. Kızdığı herşeyi kendinde buldu.

Yıllar geçtikçe bezgin, umudu yitik bir hale büründü. Pes etmek bilmeyen ruhu öğrenilmiş çaresizliklerine yenik, hayatındaki herkesi, herşeyi terk edip sıfırdan başlaması noktasına getirdi onu. İşte o an aslında hep yanında olan, en yakınındaki kalpler uzandı, ona onu sevdiklerini hatırlattı.  Tek eksik, kendine olan sevgisiydi. Bu farkındalıkla bir anda her şey tamamlandı.

Arayan bulamayabilir, ama bulan mutlaka aramıştır derler ya, işte böyle başladı eksiden kurtuluş ve milat… Aramıştı, bulmuştu. Artık çözmüştü ve çıkmıştı. Ancak o söyleyene kadar bitmemişti geçmişle işi. Ancak o bırakmayı seçmişti geçmişle tanımlamayı kendini. Bir devrin kapanışındaki son bölümü yazmak için ilk sayfaya gitti ve oradan çıkardı benliğini, eşsizliğini. Değişikliği yaratmak için belki de ilk defa kendi içine baktı. Kendini sevmeyi özünden, olduğu gibi, koşulsuz sevgi ve kabulle tekardan hatırladı.

Daha önce olası olduklarını bile düşünmediği kapılardan geçti. Donukluk ve korkuya karşılık mevcut olmayı ve deneyimlemeyi seçti. Eskiden bildikleri şimdiki bildikleri değildi. Bunu da çok daha derinden deneyimledi. Yapmak zorunda olduğu için değil, yapabildiği için ruhunu iyileştirdi.

O, dönüm noktasından bugüne kendine inanıyor. Her zaman olduğu gibi hiç aynı kalmadan ilerliyor. Önemli olanın şimdi kim olduğu ve bundan sonra ne yapacağı olduğunu biliyor. Kendi değişmesine rağmen aynı kalan dünyada bambaşka bir bakış açısı ile yaşıyor.

Şimdi insanlar her zaman düşündüğünden daha iyiler. Kötü dedikleri sınırlarını, kendine olan sevgisini aşamıyorlar. Şimdi o, kendiyle yaşarken herşeyi tüm güzellikleri ile görebiliyor, artık kendini reddetmiyor ve özünü her daim görebiliyor. Kendiyle mutlu olabildiği için başkalarıyla da mutlu.

Kişisel başarının net ölçüsü bu olsa gerek… Çok harika bir hayatı var. Güzel bir ailesi, güzel bir evi var ve güvende. Rahat ve umutlu. Onay ve destek gören bir yerde. Artık eğlenmeyi, mutlu olmayı, sevmeyi, sevilmeyi hak ettiğinden emin. Kendi içinde bulduğu neşesinin sayesinde dünyayı daha iyi hale getirmenin adımlarını atıyor. Eski maskelerin alışkanlıkları zaman zaman zorlasa da onu, şükrediyor ve devam ediyor. Hala her şeyi bilmediğini kabul ediyor ve artık insanlığa nasıl hizmet edebileceğini arıyor. Hayatın bir varış noktasından ziyade bir yolculuk olduğunu keşfetti, seyir ediyor.

Ve merak ediyor:

Siz kendinize ve insanlığa hangi şekillerde hizmet ediyorsunuz?

 

Burcu Denli Özdemir

Image

Arzu KOLOĞLU

1978 yılında Niğde’de memur bir aile...

Image

Aynur GÖRMÜŞ

“Aynur Görmüş” Kimdir? 17 Şubat...

Image

Aynur KULAK

2005 yılında Günlerden Bir Gün romanı ile ede...

Image

Ayşegül EKŞİOĞLU

İstanbul’da doğdum, Pertevn...

Image

Burak KETENCİ

1976 yılında İstanbul’da doğdu. Y...

Image

Gülhan MERİÇ

1975 yılı Düzce doğumludur. Anadolu üniver...

Image

Hasan Ünal TEKAĞAÇ

1974 yılında doğdu. Amasya Merzifonludur....

Image

İbrahim KORKMAZ

1986 yılı Bulgaristan doğumlu olan İbrahim Ko...

Image

İlkay AKIN

Almanya’da doğdum. İlköğretim 1. sınıfı...

Image

Psk. İlkim ÖZ

İlkim öz, Ankara doğumlu olup Hacettepe ünive...

Image

Mehmet DEĞİRMENCİ

1974 yılında Denizli’de doğdu. İstanbul...

Image

Orçun OĞLAKCIOĞLU

Orçun Oğlakcıoğlu 1974 yılında Denizli’...

Image

Özlem KALKAN ERENUS

1989 yılında İstanbul Lisesi'nden, 1993'te...