Akıl ve ruh sağlığımızı korumakta zorlandığımız bir süreçten geçiyoruz.Ölümü ensemizde hissetmekse apayrı bir psikoloji. Bir anda dünya durdu sanki 6 şubat gecesi 4.17 itibariyle.Normal neydi,yaşamak neydi nasıl bir şeydi. Beyinler uyuşuk ve donuk saatlerce bir noktaya bakabilecek kadar donuk. Elbet toparlanıcaz daha önce yaptık yine yapıcaz. Ama bu sefer başka bambaşka her şey...
Aynı olan tek şey gönül birliği,acıyı yüreğinde hissedenlerin oluşturduğu koruma kalkanı,canla başla hala günlerdir emek verenlerin sevgiyle sarıp sarmaladığı koca bir coğrafya.
Acımız büyük acımız sonsuz.Ömrümüzün sonuna kadar unutamayacağımız günlerden geçiyoruz.
Aklımızı oynatma noktasına gelip gelip dönüyoruz. Sen büyüksün sen bilirsin YaRab...
Teknolojiden,bilimden,ilimden uzaklaşmanın bedelini ağır ödüyoruz bu coğrafyada maalesef.
Ve en acısı unutuyoruz.Her defasında aynı yerden yara ala ala unutuyoruz hem de.
Paranın esiri olmuş ruhlara satıyoruz ruhumuzu bir gece evimizi başımıza yıksınlar diye.
Deprem ülkesi olduğumuzu 99 depreminde öğrenip ışık hızıyla unutup devam ettik nasıl olsa oldu bitti diye. Deprem bir tek Marmarada olur zannettik hep beraber. Ve ülkede güvenli bir alan olmadığını maalesef bu depremle öğrendik. Bir şehrin etkilenmesi için fay hattına sahip olması gerekmediğini öğrendik. 4. derece Ankaranın en yakın faya 75 km uzaklıkta olduğunu öğrendik. Bir fayın 350 km kırıldığını gördük. Velhasıl sınıfta kaldık hep beraber.Geçen 24 senede bir yaprak dahi çevirmemişiz.
Kaderciyiz kardeşim kaderciyiz...Ya tutarsa kafasında insanlar ya çıkarız ya batarız.
Bunda elbette ekonomik kriterlerin payı büyük, insanları kaderciliğe itiyor.Birinci derece deprem bölgesinde fay hattı üstünde oturuyorum. Komşuyla konuştum binayı bi denetletelim diye.Gelirlerse mühürlerler dedi.Napıcaz abi bina yıkılırsa altında biz kalıcaz diyorum. Napalım diyor.insanlar bir ömür çalışnma karşılığında aldıkları evlerini bir çırpıda gözden çıkaramıyorlar.Kiminin gidecek başka yeri yok.Bu insanlar kaderci olmasında ne yapsın. Koskoca ülke maalesef Rabbimin merhametine teslimiz başka türlüsü namümkün.
Bunca acının arasında bir kez daha gördük ki dünyalar senin olsa ne fayda yaşam bir an kadar kısa.
O kısacık ana ne kadar insanlık sığdırabilirsek,vicdan ve merhametle insanca yaşamayı öğrenirsek,
dünyanın yalnızca bizim için dönmediğinin bilinciyle bütünün hayrına dokunacak şekilde yaşarsak
o kadar insanca ölürüz.Bunun başka türlü yolu yok maalesef.Ne makamlar,ne etiketler ne trilyonlar toprak altında hepimiz eşitiz. Toprağın üstünde de bu eşitlik ilkesini unutmadan elele yaşayabilmeyi nasip etsin yaradan tüm kararmış yüreklere...
Ülkemizin üstündeki kara bulutlat elbet bir gün dağılacak yeniden öğreneceğiz,
"bir ağaç gibi tek ve hür, ve bir orman gibi kardeşçesine" yaşamayı.
Bu acı felakette hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allahtan rahmet,yaralı olarak kurtulanlara acil şifalar diliyorum.
Yakınlarına baş sağlığı ve sabır diliyorum. Acınız yüreğimizde kor.Hep birlikte atlatacağız bugünleri hep birlikte.
Arzu Koloğlu