Buzun Yaktığı Ateş

 

 

Çalıştığım gazete için yapmam istenen aylık olağan röportaj günlerinden biriydi o gün.

Her röportajda başka bir hikâye dinliyor, okuyucularıma da bu vesile ile bambaşka kapılar açıyordum. Sevgili Maya'nın hayat hikâyesi de işte tam böyleydi. Hani şu romanlara, şarkılara konu olacak cinsten. Bir umut ve başarı öyküsüydü onunki.Bir de tutkulu bir aşkın müzikal bir seremonisi.

Başarı dolu kariyerinin orta yerindeyken, aniden ivme ters yöne doğru dönmüştü onun için.

Hangimizin hayatında yok ki böyle iniş çıkışlar değil mi?

Ama Maya'nın hikayesi tam bir küllerinden yeniden doğma hikâyesiydi.

Genç ve başarılı bir buz pateni sporcusu iken, onun başarılarını ve kendisini hep gölgede bırakmasını hazmedemeyen üvey ağabeyinin psikolojik şiddet göstermesi ve bunu hayatının tüm yönlerine uygulaması yüzünden Maya'nın hassas kalbi kırılmış ve bu ruh hali ile mesleğine zarar verecek olan hızlı kilo alma serüveni de başlamış.

Çocukluk yaşlarından beri en büyük tutkusu olan artistik patinaja da hızla aldığı bu kilolar yüzünden beş sene ara vermek zorunda kalmış. Koskoca bir beş sene.

Ülkesinin buz pateni takımı, Maya'yı önlenemeyen fazla kiloları yüzünden onu eleyerek takıma başka bir patenci almışlar.

Onca spora, onca hareketli yaşama karşın Maya, bir türlü başedemiyormuş fazla kilolarıyla.

Onun yaptığı spor dalı için 7 kilo oldukça fazlaymış ve ne yaaprsa yapsın eski fit ve sağlıklı günlerine dönemiyormuş.

Bu esnada sözü yanında ona eşlik eden Karl  alıyor, ve bakın bize neler anlatıyor:

''Maya, takımdan ayrıldıktan sonra daha da içine kapanık, mutsuz bir kız olmuştu.

Ben de aynı turnuvada başka bir sporcu kız arkadaşımla çiftler kategorisinde yarışıyordum.

Rakip değildik elbette, Maya tek kadınlar dalında yarışıyordu.

Geçirdiğim bir sakatlıktan sonra , üst üste iki yıl yarışmalara katılamayıp çekilmek zorunda kalınca, beni de nazikçe ülke takımından çıkardılar. Onlar da haklıydı elbette, sonuçta bir yarıştı bu, geç kalmak olmazdı.

Maya ile bir cafede karşılaştık, sima olarak yarışmalardan tanıyordum onu.

Birbirimize dertlerimizi anlatınca ,  her geçen gün daha da yakınlaştık ve el ele verip takımlarımıza yeniden girebilmek için tekrar büyük bir hırsla ve azimle mücadele vermeye başladık.

Ortak yaralarımız vardı elbet, biz birbirimize iyi gelmeye çalışırken farkettik ki, kalplerimiz de birbirine tutulmuş. Bir sezonluk yoğun bir çalışmanın sonunda çiftler kategorisine birlikte başvurduk ve nihayetinde kabul edildik. Ve biliyor musunuz? Maya çok kısa zamanda verdi fazla denilen kilolarını.

Yüzümüze buz gibi çarpan o paten pistinin soğuğuna karşı biz sevgi ile yanan kalplerimizle birbirimize sarıldık, ve başardık!'

 

Aynı yerden yara alanlardır ,  birbirlerine  ilaç olanlar.

 

 

SERPİL KAYA

Buzun Yaktığı Ateş

Buzun Yaktığı Ateş

Image

Arzu KOLOĞLU

1978 yılında Niğde’de memur bir aile...

Image

Aynur GÖRMÜŞ

“Aynur Görmüş” Kimdir? 17 Şubat...

Image

Aynur KULAK

2005 yılında Günlerden Bir Gün romanı ile ede...

Image

Ayşegül EKŞİOĞLU

İstanbul’da doğdum, Pertevn...

Image

Burak KETENCİ

1976 yılında İstanbul’da doğdu. Y...

Image

Gülhan MERİÇ

1975 yılı Düzce doğumludur. Anadolu üniver...

Image

Hasan Ünal TEKAĞAÇ

1974 yılında doğdu. Amasya Merzifonludur....

Image

İbrahim KORKMAZ

1986 yılı Bulgaristan doğumlu olan İbrahim Ko...

Image

İlkay AKIN

Almanya’da doğdum. İlköğretim 1. sınıfı...

Image

Psk. İlkim ÖZ

İlkim öz, Ankara doğumlu olup Hacettepe ünive...

Image

Mehmet DEĞİRMENCİ

1974 yılında Denizli’de doğdu. İstanbul...

Image

Orçun OĞLAKCIOĞLU

Orçun Oğlakcıoğlu 1974 yılında Denizli’...

Image

Özlem KALKAN ERENUS

1989 yılında İstanbul Lisesi'nden, 1993'te...