Bugün tüm Viçler için çok özel bir gündü, her yerin kırmızıyla donatıldığı bir sabaha uyandılar. Bu arada Viçler kim diye sorarsanız onlar, sevimli yüzleriyle sarı ördekler ailesidir. Viçler aralarında sohbet ederken, heyecanla “ yaşasın bugün Cumhuriyetimizin 100.yılı diye seviniyorlardı. Öğretmenleri onlara, evlerinin camlarını, balkonları bayraklarla süslemelerini söylemişlerdi. Onlarda hemen heyecanla süslemeye başladı. Atatürk bu bayramdaki şenliğe çok sevinecekti, Dobzın diğer Viçlere dönerek Atatürk bizi hisseder, kenardan sessizce izler dedi. Bu bayramı bizlere armağan etmişti, “Viçler Atatürk bu bayramı armağan etmeseydi özgür olamazdık, mutlu Viçler olamazdık...” dediler. Küçük Viç vatandaşları ile büyük Viç vatandaşları yardımlaşarak hemen hemen tüm şehirleri süslemişlerdi. Bu mutluluk onların Atatürk’ e olan bağlarını daha da arttırıyordu. Bayraklarımızla dolu sokaklarda, Viçler oyun oynamaya karar verdi. Bu sokaklar, bu parklar oyunlarla ne de güzel olurdu. Küçük Paf ve diğer küçük Viçler ellerinde bayraklarla, parkta oyun oynamaya gittiler, hepsi az ilerde duran Atatürk heykelinin üzerine bayraklarını bıraktılar. Küçük Paf ben ebe değilim dedi, diğer tüm küçük Viçlerde hep birlikte bağırdılar, “ bizde ebe değiliz...” Geriye yalnızca Dobzın kalmıştı. Dobzın bayraklarla süslü ağaçların arasında saymaya başladı “otuza kadar sayıyorum, hemen saklanın...” Tüm Viçler aceleyle bir yerlere saklandılar. Dobzın ilk önce ağacın arkasına baktı, Miguyiç’i buldu, offlayarak çıkan Miguyiç’i hemen ebeledi. Sonra ilerideki ağaç evin içerisine bakmak için yöneldi ne de güzel evdi, masallardaki gibi, neyse elimi çabuk tutmalıyım diye ağaç eve tırmandı, heyecanla “ Dobi ebeledim seni...” diyerek çığlık attı. Tam o sırada da Parlak Viç bağırdı, Dobzın ağaçtan atladı, koşarak onu da ebeledi. Geriye iki kişi kalmıştı, çok eğleniyorlardı. Acaba onlar nereye saklandı diye düşünen Dobzın, o sırada Pesenin süre doldu hadi Viçler diyerek bağırdığını duydu. Küçük Paf ve Şuguyiç yerlerinden çıktılar, ‘ ebe ebe...’ diye bağırdılar. Anne Viç onlara kırmızı beyazlı bir pasta yapmıştı, heyecanla bayrama özel pastalarını yediler. Hep birlikte ‘Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun, yaşasın Cumhuriyet!’ diye bağırdılar. Tüm şehri dolaşan Viçler, iyi ki Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıyız, iyi ki Atatürk bizim liderimiz diyerek , önlerinden geçip giden yetişkin Viçlerin nasılda gururla bayrakları taşıdıklarını görünce, gidip Atatürk’ ün heykeline sarılıp, öptüler, bayraklarını oradan alıp Atatürk’e tüm kalpleriyle teşekkür ettiler. Onlarda tüm şehrin sokaklarını yürüyüş yapan Viçlerle gururla dolaştılar. Hep birlikte “Yaşasın Cumhuriyet, yaşasın Atatürk...”
M.Balamir Öztürk