Orçun Oğlakcıoğlu derKi
Gökyüzümüz Aynı...
Ruhum gün batımının sakinliğinde, kulağım yağan her bir yağmur damlasının tonunda, sırtım bedenime vuran odun ateşinin mayhoşluğunda yol alıyor aklım. Fonda yağmura eşlik eden Rahmaninov. Piyanonun ruhunuzda parmak gezdirmesi gibi bir sükunet odada. Böyle zamanlarda kalbimin çatı arasına girip, gerekli gereksiz biriktirdiklerimin üstünden geçip, hafızamı tazelemek ve mevsim temizliği yapmak iyi gelir çıkmaz sokaklarda kaybolan parçalarıma. Bir gemici merdiveni dayayıp ulaşamadığım yerlere biraz korkak, biraz heyecanla çıkarken basamakları, her adımımda unuturum gecenin karanlığının verdiği yalnızlık hissini.
Bir gün lazım olur diye veya atmaya kıyamadığımız, yitip gitmesini göze alamadığımız, ya da gün gelip de hatırlamak istediklerimize bir yol olsun diye sakladığımız ne kadar çok şey var aslında. Hepsi tozlu ve renklerini grinin yol ayrımına bırakmış beklerken, içine girmek kendine söylediğin yalanların aynada yine kendin tarafından yüzüne vurulması gibi. Ayaklarının teki kırık kurşun asker, hangi elektronik cihaza ait olduğunu bile bilmediğim şarj kabloları, kızımın kesilen ilk saçları, çalışmayan bir tren seti, ilk arabamın kullanım klavuzu, bebeklik, çocukluk, gençlik, askerlik fotoğrafları... Kafamın en tepesinde, dut ağacından tuğla parçaları ile dut düşürüp yerden toplama cesaretini gösterirken düşen tuğla ile oluşan yarığın gözyaşı. Yanağımın sağında, bisiklet kullanırken arkama taşıdığım kuzenimi düşürmenin keyfiyle geriye bakarken çarptığım kamyonun açtığı yaranın selamı. İçeri girdikçe acısıyla, tatlısıyla binlerce anın ayak izleri. Bir şey aramak için değil zamanda yolculuğumuz. Biriktirdiklerimizi sulayıp tekrar tomurcuk verecek çiçeklere farkında olarak bakmayı becerebilmek için. Hep bir kazananı ve kaybedeni olan oyunlarla büyürken insan, eşitliğe açlığı artar, içimizde yeri doldurulamaz en büyük boşluk olur. Yazarak, çatı arasına giren ruhlara dokunmak, devrimlerin en masumu. Saatlerce konuşsan eksik kalacak kelimeler yayından fırlamış haykırışlarla buluşur, sadece düştüğü yeri yakmaz olur. Gönül gözü aşka dönük olanlar, yanmayı zaten bildiği için su olmayı seçenlerdir. Yaşadığımız ve yaşayacağımız her an seçimlerimizin sonucuysa, daha iyi bir sen daha iyi bir dünya demekse, kaç yanlış yapacağımızdan çok kalbimizin çatı arasıyla beslenen doğruları dosdoğru yaşamak pusulamız. Savaşmakla mücadele etmeyi birbirine karıştırmadan yaşamak. Nefes aldığın her anı sevgiyle besleyecek kadar paylaşarak yaşamak. Değişime açık olarak, çocukluğunun gülen yüzünü unutmadan yaşamak...
Orçun Oğlakcıoğlu
İstanbul - 2018
Orçun Oğlakcıoğlu 1974 yılında Denizli’de doğmuştur. Lise öğrenimini Denizli Anadolu Lisesi’nde, üniversite eğitimini ise Orta Doğu Teknik...
1978 yılında Niğde’de memur bir aile...
“Aynur Görmüş” Kimdir? 17 Şubat...
2005 yılında Günlerden Bir Gün romanı ile ede...
İstanbul’da doğdum, Pertevn...
1976 yılında İstanbul’da doğdu. Y...
1975 yılı Düzce doğumludur. Anadolu üniver...
1974 yılında doğdu. Amasya Merzifonludur....
1986 yılı Bulgaristan doğumlu olan İbrahim Ko...
Almanya’da doğdum. İlköğretim 1. sınıfı...
İlkim öz, Ankara doğumlu olup Hacettepe ünive...
...
1974 yılında Denizli’de doğdu. İstanbul...
Orçun Oğlakcıoğlu 1974 yılında Denizli’...
1989 yılında İstanbul Lisesi'nden, 1993'te...