On üç günün mektupları – Cemal Süreya

Bir iletişim şekli olarak mektup yazmak… Yüzyıl önce varmış gibi geliyor değil mi? Hâlbuki çok değil 15-20 yıl öncesine kadar vardı mektuplaşmak. Bir iletişim şekli değil sadece; bir iletişim bağı idi aynı zamanda. ‘İletişim halindeyiz ama bir bağ yok aramızda’ diyoruz ya şimdilerde, mektuplaşmada o bağ vardı işte. Topluma mal olmuş mektuplaşma örneklerinde bunu daha iyi görebiliyoruz. Yani ünlü yazarların, şairlerin mektuplarının değeri en az ortaya koydukları eser kadar kıymetli. Bazen eserlerin bile önüne geçecek kadar.

Can Yayınları tarafından yayımlanan Cemal Süreya’nın eşi Zuhal Tekkanat’a yazdığı On Üç Günün Mektupları raflardaki yerini aldı. Bir şair tarafından yazılmış  -üstelik bu şair Cemal Süreya-  on üç mektup var elimizde. Heyecan verici gerçekten. Bir yandan mahremine sızmak gibi evet. Fakat yukarıda da yazdığım üzere topluma mal olma söz konusu. Cemal Süreya bunu tahmin etmiş olmalı. Yazdığı en ufak notların bile bir gün gelip derlenebilir, yayınlanabilir olması bilinecek bir gerçek.

Cemal Süreya, Temmuz 1972’de Okmeydanı SSK Hastanesi’nde yatan eşi Zuhal Tekkanat’a hastanede kaldığı on üç gün boyunca on üç tane mektup yazar. Aşkını ve oğulları Memo’ya duyduğu özlemi, hayallerini, sıkıntılarını on üç mektupta anlatan Süreya, şairliğinin dilini de konuşturur elbet. Mektuplar için sadece mektuptu deyip geçemeyiz. Hissettiği aşk, oğlu Memo, hayaller, mücadele, sıkıntıların yanı sıra bir dönem söz konusu. Şairliği, yazarlığı dünyaya bakış açısıyla dönemin toplumsal yapısını da bu mektuplarla yer yer bize göstermekte Cemal Süreya.

Fakat tabii ki bu mektuplar büyük bir aşkla bağlı olduğu karısı Zuhal’e yazılmış. Bir önceki gün gidip onu ziyaret etmiş olsa da o gün yine mektubunu yazmakta. Cemal Süreya’nın şair olmasının yanı sıra yazı ile olan bağı da bu anlamda dikkat çekici. Düz yazıya olan hâkimiyeti ve sevgisi en az şiire olan sevgisi kadar ön planda bu mektuplarda.

12 Temmuz 1972 tarihli ilk mektup şöyle başlıyor.

“Zuhal’im, hayat!

Hayatımsın.

Bunu bilmeni isterim. En önce bunu bilmeni. Bir de şeyi bilmeni isterim: benden yanlış yere, yok yere kuşkulanıyorsun. Sana hiçbir zaman hayınlık etmedim ben. Edemem. Kaç yıldır evliyiz, yan yanayız. Hala başım dönüyor senlen, esrikim senlen, seviyorum seni. Her geçen gün daha da büyük bir aşkla. N’olur, akkavakkızı anla beni. Bu sevgimi hor görme. Kendininkine uydur, yakıştır. Bu satırları ilk evimizin altındaki kahvede yazıyorum”

Şair olmasından da kaynaklı olarak ne hissettiğini kâğıda, düz yazıya çok iyi dökebilen bir Cemal Süreya var karşımızda. Çok iyi bir şair ve yazar olarak topluma mal olması bu mektupları değerli kılmakta. Zuhal Tekkanat’a ilk gördüğü yerde (Türk Edebiyatçılar Birliği Lokali açılış gecesinde) evlenme teklif eden Süreya’nın hemen hemen her mektup başlangıcı aşk ve sevgi dolu. Fakat bu aşk dolu başlangıçlar herkesin aşağı yukarı bildiği üzere Cemal Süreya’nın çapkın da bir erkek oluşunu değiştirmemekte.

Aşkla, mücadeleyle, sıkıntılarla, hırçınlıkla, çapkınlıklarla dolu dolu yaşanmış olan hayat on üç mektubun neredeyse her birinde önümüze seriliyor. Her biri içtenlikle yazılmış olan on üç mektup Süreya’nın ölümünün ardından ilk olarak 1990 yılında Erdal Öz sunumuyla kitaplaştırıldı.

Geçtiğimiz ay yenilenmiş tekrar basımı yapılan On Üç Günün Mektupları yine Erdal Öz sunumuyla başlıyor. Erdal Öz’ün mektuplar, mektubun anlamı, yazımı, toplumsal dünyadaki yeri, Cemal Süreya üzerine düşünceleri ve saptamalarını okuduğumuz bu sunum yazısı baştan sona son derece incelikli saptamalarla dolu. En az mektuplar kadar değerli.

Cemal Süreya’nın kaleme aldığı, içinde birebir mektup kopyalarının da, mektupların üzerine Süreya’nın yaptığı çizimlerin de bulunduğu On Üç Günün Mektupları kitabını okumanız dileğiyle.

On Üç Günün Mektupları

Yazar: Cemal Süreya

Yayınevi: Can Yayınları

Tür: Mektup

Yayın Tarihi: Şubat 29019

Sayfa: 188   

Image

Arzu KOLOĞLU

1978 yılında Niğde’de memur bir aile...

Image

Aynur GÖRMÜŞ

“Aynur Görmüş” Kimdir? 17 Şubat...

Image

Aynur KULAK

2005 yılında Günlerden Bir Gün romanı ile ede...

Image

Ayşegül EKŞİOĞLU

İstanbul’da doğdum, Pertevn...

Image

Burak KETENCİ

1976 yılında İstanbul’da doğdu. Y...

Image

Gülhan MERİÇ

1975 yılı Düzce doğumludur. Anadolu üniver...

Image

Hasan Ünal TEKAĞAÇ

1974 yılında doğdu. Amasya Merzifonludur....

Image

İbrahim KORKMAZ

1986 yılı Bulgaristan doğumlu olan İbrahim Ko...

Image

İlkay AKIN

Almanya’da doğdum. İlköğretim 1. sınıfı...

Image

Psk. İlkim ÖZ

İlkim öz, Ankara doğumlu olup Hacettepe ünive...

Image

Mehmet DEĞİRMENCİ

1974 yılında Denizli’de doğdu. İstanbul...

Image

Orçun OĞLAKCIOĞLU

Orçun Oğlakcıoğlu 1974 yılında Denizli’...

Image

Özlem KALKAN ERENUS

1989 yılında İstanbul Lisesi'nden, 1993'te...