Adı gibi asiydi, önlenemezdi, sakinleştirilemezdi dur durak bilmez öfkesi.
Kalbine batan koyu gri dikenleri kendi elleriyle çıkartmak istercesine hep bir savaş halindeydi bu dünyayla.
Kırmızı alevler gibi parlardı öfkesi, yakar yıkar yok ederdi, tozu dumana katardı önüne gelen her şeyi.
Belki de korkusuydu onun şeytanı, kim bilebilir ki?
Hiç öfkenin kokusu olur mu? Kuzguni bir kokuydu sanki onu çepeçevre saran.
Oysa her çocuk gibi bembeyaz, tertemiz ve günahsız doğmuştu o da.
Zamanla dönmüştü rengi, simsiyah bir kara buluta.
Sevgisizliğiydi belki de onu bir canavar gibi boğan, kim bilir belki de maskelemekti tek amacı o buzdan maskesini yüzüne giyerken?
''Tuğyan''dı o, aşkın taşkın, soluksuz, keskin ayaz bir fırtına.
''Tuğyan'', girdiği her yüreği yağmalayan bir deli tufan.
Serpil Kaya ‘’Gri Koza’nın Kelebekleri’’ adlı kitabın yazarı ‘’Derin Nefes Sayıklamalar’’ adlı...
1978 yılında Niğde’de memur bir aile...
“Aynur Görmüş” Kimdir? 17 Şubat...
2005 yılında Günlerden Bir Gün romanı ile ede...
İstanbul’da doğdum, Pertevn...
1976 yılında İstanbul’da doğdu. Y...
1975 yılı Düzce doğumludur. Anadolu üniver...
1974 yılında doğdu. Amasya Merzifonludur....
1986 yılı Bulgaristan doğumlu olan İbrahim Ko...
Almanya’da doğdum. İlköğretim 1. sınıfı...
İlkim öz, Ankara doğumlu olup Hacettepe ünive...
...
1974 yılında Denizli’de doğdu. İstanbul...
Orçun Oğlakcıoğlu 1974 yılında Denizli’...
1989 yılında İstanbul Lisesi'nden, 1993'te...