Simone De Beauvoır
Veda Töreni / Mandarinler
Simone Lucie Ernestine Marie Bertrand De Beavoir. Tam anlamıyla Avrupalı bir kadından bahsedecek olmak; dünyaya kadın meseleleriyle ilgili iz bırakıp giden bir kadından bahsetmek, politik ve sosyal anlamda yakın çevresinden en uzak çevrelere kadar birçok kişiyi etkilemiş, tek bir adamı; Jean Paul Sarte’ı sevmiş, ona dost, arkadaş, sevgili olmuş aydın bir kadından yeteri kadar bahsedebilmeye soyunmak gerçekten zor. Fakat imkansız değil. Edebiyat ve felsefeyle ilgilenmiş olan, kültür sanata meraklı herkesin bir şekilde ismine aşina olduğu bu kadın yaşantısı, eğitimi , yazdığı kitaplar, metinler, söylemleri ve sevme şekliyle dünyayı etkiledi. Simone De Beavoir’ın Mandarinler romanı ve Sarte’ın son dönemlerini anlattığı Veda Töreni kitapları üzerine odaklanacağım bu yazıda, kelimelerin gerçek anlamlarına yakışır şekilde sıra dışı, farklı, aydın, entelektüel birikimini eyleme dökmüş şahane bir kadından da bahsetmiş olacağım.
1928 yılında Sorbonne Üniversite’sinden diploma alan 9 kadından biriydi. Felsefe öğretmenliği sınavlarına hazırlanırken Jean Paul Sartre ile karşılaşması kesinlikle bir tesadüf değildi. Sartre’nin son yıllarını anlattığı Veda Töreni’ni okurken bunu daha net fark ettim. 1986 yılında aramızdan ayrılan Simone De Beavoir için hala varoluşçu felsefenin önde gelen filozofudur diyebiliyoruz. Ve bu filozof kadın, Nobel Edebiyat ödüllü, tiyatro yazarı ve bir aydın olarak zamanının toplumsal olaylarında, politik ve edebi dünyada her zaman görünür olan Sartre’la olan ilişkisinin gerisine hiç düşmedi; Sartre gibi bir potansiyelin gölgesinde hiçbir zaman kalmadı. Aksine hem birer meslektaş olarak hem de hayatı paylaşan sevgililer olarak ilişkilerini net bir şekilde paylaşmaktan, bu konuda içten bir davranış içinde bulunmaktan hiçbir zaman imtina etmedi. Veda Zamanı kitabı bu yazdıklarım için çok güzel bir örnek teşkil eder.
“Sonunda, her zamankinden daha canlı, daha neşeliydi. 26 Kasım’da kendisi üzerine çekilmiş bir filmi seyretti. Yaşamda da tıpkı perdede görüldüğü gibiydi: Zaman zaman içinden gençlik fışkırıyormuş gibi geliyordu bana. (Sartre için olağanüstü, çevresi için de şaşırtıcı olan şuydu: Edediye gömüldüğü sanılan uçurumların derinlerinden canlı, neşeli, el değmemiş gibi yeniden fırlayıverirdi. Ben bütün yaz boyunca onun için göz yazı dökmüştüm., sanki “budalalığın kanadı” ona hiç değmemiş gibi, tamamıyla eski haline gelivermişti. Belirsiz durumlardan çıkarken ki bu dirilişleri, daha sonra bir sayfadan öbürüne, “çok hastaydı, çok iyiydi diyebilmemi açıklar. Onda, son saatlerine kadar bütün rahatsızlıklara direnen bedensel ve ruhsal bir sağlık temeli vardı.)”
Simone De Beavoir, Veda Töreni kitabını 1981 yılında yayımlattığında, Sartre’la olan mektuplaşmalarının büyük bir kısmını da yayınlatmış oldu. Sadece mektuplar da değil kitap boyunca Sartre’ın son yıllarını tuttuğu günlükler ve arkadaş tanıklıkları üzerinden de anlatılar yapıp, dönemin Fransa’sını, hatta dünyanın düşüncel ve siyasi haritasını da çizmekte büyük bir bilince sahip olan sevdiği bu adamı her anlamda parlatıyordu. Sartre’nin aktif olarak yer aldığı siyasi müdahalelerini, Flaubert üzerine yazmak istediği çalışmasını, arkadaşlıklarını, akademik çevresini, kendisiyle olan ilişkisini, sevgililerini ve adım adım ölüme gidişini son derece sade bir dille bize aktaran Simone De Beavoir için Veda Töreni kitabı kendi hayatına ve Sartre’ın hayatına bir saygı duruşu olarak da düşünülebilir.
Böylesine derinlikli iki yaşama şahit olduktan sonra Mandarinler’i okumak daha da bir anlam kazanıyor. 1954 yılında yayımlanan roman yayınlanır yayınlanmaz büyük ilgi görüyor. İkinci Dünya Savaşı’nın bitim arifesinde, Nazi’lerden kurtulan Fransa’da bir grup arkadaş Alman işgalinin bitişini kutlamak ve geleceklerini planlamak için bir araya gelirler. Konusu itibariyle özellikle başlangıçta sert bir roman gibi gözükse de epik bir romantizmle karşı karşıyayız. Aynı zamanda felsefi bir manifesto da olan Mandarinler, Goncourt ödüllü bir roman.
Romandaki özellikle kadınlar, yıkılmış ve yok edilmenin eşiğine gelmiş bu şehirde varlıklarını yeniden ortaya çıkarmak için inanılmaz bir mücadelenin içine giriyorlar. Var oluş düşüncesini ve felsefesini elden bırakmaksızın insan ilişkileri, inançlar, aşklar, tutkular üzerine kurulu bir roman kaleme alan Simone De Beauvoir o döneme ait ve tüm dönemleri kapsayacak olan geniş açılı bir panorama oluşturuyor. Ve tüm bunların ışığında Mandarinler aslında ilişkiler ve ilişkilerin sonucunda ortaya engellenemez şekilde çıkan aşklar romanı.
“Hayatta kalabilmek, yaşamın öte yanında olabilmek; çok rahat bir duygudur bu. Hiçbir şey beklemeksizin, hiçbir şeyden korkmazsınız; geçen tüm saatler bir anıdır artık. (…) Apartmanın kapıları artık gürültüyle çarpmıyordu. Artık Robert’le rahatça uzun uzun sohbet edebiliyor, kimse kapımı tıkırdatmadan geç saatlere kadar çalışabiliyordum. Bunun tadını doyasıya çıkarıyor ve her anın içinde geçmişi yakalayabiliyordum.”
Virginia Wolf’a, Kendine Ait Bir Oda kitabını yazmak adına ilham veren Simone De Beauvoir dünyadaki kadın yazarlar arasında entelektüel bir aydın olarak en başta yer alır hiç şüphesiz. Jean Paul Sartre ile arasında yaşanmış şu gerçek hikaye de; onların saf ilişkilerinin kaynağına nasıl indiklerinin çok güzel bir örneğidir: Bir gün Sartre ile tam bir yıl sonra Eyfel Kulesi’nin önünde saat 12:00’de buluşmak üzere sözleşirler. Sartre tam 12:00’de gelir. Beauvoir, Sartre’ı uzaktan izlemektedir. Yanına gider ve tam bir yıl sonra, tam saatinde birbirlerine söz verdikleri gibi buluşurlar. Sadakat anlayışının tek eşlilikte, resmi nikahta, aile kurumu gibi kavramlarda aranmaması gerektiğini, sağlam insan ilişkilerinin, güvenin, sadakatin verilen basit sözlerde; insanların birbirlerine yükledikleri anlam ve değerlerde gizli olduğunu anlatan en güzel örneklerinden biridir bu hikaye.
Veda Töreni ve Mandarinler’i okuyun lütfen.
Veda Töreni
Yazar: Simone De Beauvoir
Yayınevi: Alfa yayınları
Çeviri: Nesrin Altınova
Türü: Mektup/Anı
Yayın Tarihi: Kasım 2019
Sayfa Sayısı: 203
Mandarinler
Yazar: Simone De Beauvoir
Yayınevi: Alfa yayınları
Çeviri: İlkay Kurdak
Türü: Roman
Yayın Tarihi: Nisan 2019
Sayfa Sayısı: 924