Serpil Kaya derKi
KAĞITTAN EVLER
Koyu kahverengiydi gözleri; baktıkça O'na ısınırdı içim.
Ne bir masal prensiydi ne de peri padişahının oğlu, sadece sokağımdan her gün umarsızca geçen ıssız yürekli bir serseri.
Omuzlarına dökülen saçlarını hep siyah bir lastik toka ile bağlardı.
Çöp konteynerinin yanına gelişigüzel bırakılmış kâğıt yığınlarını toplarken sessizce, benim de yüreğimde kâğıttan evler kurardı.
Sokak lambasının altına sığınan bir yıldız demetiydi bana göre o.
Bambaşka bir ışığı, güzelliği vardı kendince.
Benimki saraydaki prensi elinin tersiyle itip, kırlardaki çobanı seçmekti belki de...
Ruhumun kaçak girdapları kendisine sığınacak yer arıyordu bile isteye…
Ah! İki serseri ıssız ruh, garip bir öyküde buluşur kim bilir belki yine?
Sonrası mı? Sonrası manzum bir hikâye.
SERPİL KAYA
Serpil Kaya ‘’Gri Koza’nın Kelebekleri’’ adlı kitabın yazarı ‘’Derin Nefes Sayıklamalar’’ adlı...
1978 yılında Niğde’de memur bir aile...
“Aynur Görmüş” Kimdir? 17 Şubat...
2005 yılında Günlerden Bir Gün romanı ile ede...
İstanbul’da doğdum, Pertevn...
1976 yılında İstanbul’da doğdu. Y...
1975 yılı Düzce doğumludur. Anadolu üniver...
1974 yılında doğdu. Amasya Merzifonludur....
1986 yılı Bulgaristan doğumlu olan İbrahim Ko...
Almanya’da doğdum. İlköğretim 1. sınıfı...
İlkim öz, Ankara doğumlu olup Hacettepe ünive...
...
1974 yılında Denizli’de doğdu. İstanbul...
Orçun Oğlakcıoğlu 1974 yılında Denizli’...
1989 yılında İstanbul Lisesi'nden, 1993'te...