Göğün mavisinin olanca aydınlığıyla gözlerime dolduğu bir sabah. Uyanışıma yerleşen mutluluğun en büyük nedenlerinden biri: Odamın penceresinin, yeşilin türlü tonlarına açılıyor olması. Başka bir nedeni de dedemin evinde odamın olması tabii ki. Çocukluğumda okul tatil edildikten hemen sonra eşyalarımı toplayıp geldiğim köydeki bu evde, bugün yirmi yedinci yaşıma uyandım. Söylerken hiç zorlanmadığım ama yaşarken kendini hissettiren bir yaşta, hayatla türlü oyunlar oynamış bilge bir insanla vakit geçiriyor olmak vazgeçilemez bir duygu…
İki katlı evin üst katında bulunan iki odadan sol tarafta olanı, dedemin “ Madem yaz tatillerinde bizimle kalacaksın o halde bu evin bir odası da senindir. Hayatın boyunca istediğin zaman kaçıp gelebileceğin sığınağındır kızım” dediği günden beri benim olan odanın penceresi, ormana açılıyor. Bana göre köyün en güzel yeri, bu ev. Karadenizin batısında, dört bir yanı ağaçlarla çevrilmiş sıcacık bir köy burası. Her mevsim doğanın paletindeki tüm renkleriyle unutulmaz resimler yaptığı bir manzaraya sahip. “İnsan burada yaşlanmaz” denilen yer var ya, işte orası bu köy!
Şehrin boğucu havasından uzak, çok az sayıda insanın yaşadığı, samimiyetin doruklara çıktığı, bir evin ocağında pişen yemeğin kokusunun bile paylaşıldığı masal diyarı. Bir yolun köyü ikiye ayırmış olması dışında bir uzaklık yok. Köyün tek kahvehanesinin yolun diğer tarafında olması da dedem için sorun değil. Kafasını dağıttığı, konuşabildiği insanlarla vaktini geçirdiği bir yer olduğu için onun adına seviniyorum.
Bu sabah, evin alt katında yer alan tek büyük odada kahvaltı yaparken kahvehaneye gitmeyeceğini söyledi, dedem. Hemen duvarda asılı duran takvime baktım. Rakamların altı kırmızı kalemle, soldaki rakamın üstüne de küçük bir yıldız çizilmişti. Yılın ilk günü, yeni yılın takvimini duvara astığında doğum günümün olduğu günü işaretlerdi. Bu geleneği bu yaşıma kadar hep sürdürdü. Başımı tekrar masaya çevirdiğimde göz göze geldik ve gülüştük. Kahvaltı masasını topladıktan sonra, son bir bardak çayı içmek için pencerenin önünde duran sedire oturdu. Ben de hemen yanına oturdum.
Çayını sedirin bitişiğinde duran sehpaya bıraktı. Ellerimden tuttu. O ne zaman ellerimden tutsa ılık rüzgarlarla ve çiçek kokularıyla dolu bir bahar gelir yerleşirdi ellerime. Uzun uzun ve anlamlı bir sessizlikle ellerimi inceledi. Ben yüzüne bakıyordum: Yılların yorgunluğunu bıraktığı, kalın çizgilerin gelip yerleştiği ama yanaklarındaki kırmızılığın hiç solmadığı o narin yüzüne. Gözlerimin içine bakıp – ellerimi tutmaya devam ederek- konuşmaya başladı:
“ İnsanın bu elleri var ya kızım, işte hayatın tüm zorluklarını taşıdığı yerdir. Herkes omuzları bilir ama yükü eller taşır. Misal, birinin elinden tutarsın. O andan sonrası bir hikayenin başladığı zamandır. Öyle el ele tutuşmak kadar kolay değildir bu. Hayatın tüm zorluklarını göğüslemektir, yeri geldiğinde ağlayacak bir omuz yeri geldiğinde gülecek bir yüz bulmaktır.
Bir insanın elinden tutmak; artık yalnız değilsin demektir. Bütün adımları beraber atıp yürümek, sevgiyi yüreğinde hep sıcacık taşımak demektir.
Öğreneceksin güzel kızım; elini tuttuğun insanın yaradılışındaki güzelliği de yüreğinde çiçekler açtırmayı da öğreneceksin. İyi ki doğdun gül yüzlüm, derdimin dermanı kızım!
dedi. Ellerimden öptü. Soğuttuğu çayından bir yudum aldı. Masaya geri bıraktı.
“ Ben sevdalandım dede!” , diyemedim ama o anladı. Elimin çizgisinden, gözümün endişesinden bildi. Söylemedi. Sarıldım. Boynundan yayılan koku yerleşti burnuma. Hayatım boyunca unutmayacağım o güzel koku: “Gül kokusu”
1987 yılında Bolu’da doğdu. Dokuz Eylül üniversitesi Yerel Yönetimler ve Anadolu üniversitesi Kamu Yönetimi, Adalet bölümü mezunudur. Amas...
1978 yılında Niğde’de memur bir aile...
“Aynur Görmüş” Kimdir? 17 Şubat...
2005 yılında Günlerden Bir Gün romanı ile ede...
İstanbul’da doğdum, Pertevn...
1976 yılında İstanbul’da doğdu. Y...
1975 yılı Düzce doğumludur. Anadolu üniver...
1974 yılında doğdu. Amasya Merzifonludur....
1986 yılı Bulgaristan doğumlu olan İbrahim Ko...
Almanya’da doğdum. İlköğretim 1. sınıfı...
İlkim öz, Ankara doğumlu olup Hacettepe ünive...
...
1974 yılında Denizli’de doğdu. İstanbul...
Orçun Oğlakcıoğlu 1974 yılında Denizli’...
1989 yılında İstanbul Lisesi'nden, 1993'te...