Kristal Radyo

 

 

Her şey en yakın arkadaşının doğum gününde ona hediye ettiği araba şeklindeki şirin bir radyonun eve gelişi ile başlamıştı.

Çok özel bir radyoydu bu, wolkswagen model, kristal renkli, etrafında yanıp sönen  rengârenk ışıklarıyla adetâ sihirli bir müzik kutusuydu.

Gece karanlığında masmavi ışıltısı ile parlayan, telesekreterli, radyolu ve müzik depolu bu küçük dünya, onu nasıl da çocuklar gibi sevindirmişti.

Bayram sabahına yeni alınan kırmızı ayakkabılarıyla uyanan küçük bir kızın sevinci vardı içinde.

Mutluluk, ışıltılı bir kristal radyonun içine sığmıştı işte.

Artık gecelerinin en vazgeçilmez yoldaşıydı bu ışıltılı dünya.

Odasının lambasını kapatıp radyosunun masmavi parlayan ışığı ile renklendiriyordu artık her gece dünyasını.

Bazen müzik kutusuna bilgisayarından o çok  sevdiği latince pop şarkılarını aktarıyor, bazen de rastgele bir radyo kanalını açarak okul yıllarındaki gibi şarkılardan fal tutuyordu.

Kimi zaman da  radyo tiyatrosu yayını yapan o kanalı açıp arkası yarınların gizemli dünyasına dalıp gidiyordu.

Böyle günlerden birinde, takvimler  27 mart dünya tiyatrolar gününe doğru yaklaşırken  , arkası yarın kuşağının bitiminde duyduğu bir anonsla heyecanlverdi birden.

Radyo tiyatrolarını severek takip ettiği o kanal, küçük çaplı bir mini oyun yazma yarışması açıyordu.

Seçilen oyun ise 27 martta radyonun sanatçıları tarafından seslendirilecekti.

Kendi çapında kısa hikâyeler yazan, çocukluğundan beri kalemi hiç elinden düşürmeyen bir tiyatro tutkunu olarak bu güzel haber ile öylesine heyecanlanmıştı ki, heyecandan elleri şimdiden titremeye başlamıştı.

Bu inanılmaz bir fırsattı onun için, hep hayranlıkla dinlediği radyo tiyatrolarının dünyasına sızabilmek, bu muhteşem bir histi. Daha yarışmayı katılmadan bile o müthiş mutluluk sarmıştı ruhunu.

Uzun zamandır kalemini defterini eline almamıştı, artık hasret gidermenin zamanı gelmişti repliklerin sihirli dünyasıyla.

Yeni radyosunun play tuşuna basıp latince bir şarkı açtı , şarkı çalarken mutfağa gidip bir fincan kahve yapıp çalışma masasına geri döndü.

Mis gibi kahvesi, mor mürekkepli kalemi, kırmızı kaplı defteri ve  ilhâm perilerinin kulağına yavaştan fısıldamaya başladığı o güzel hikâyesi, artık yazılmaya hazırdı...

 

SERPİL KAYA

Image

Arzu KOLOĞLU

1978 yılında Niğde’de memur bir aile...

Image

Aynur GÖRMÜŞ

“Aynur Görmüş” Kimdir? 17 Şubat...

Image

Aynur KULAK

2005 yılında Günlerden Bir Gün romanı ile ede...

Image

Ayşegül EKŞİOĞLU

İstanbul’da doğdum, Pertevn...

Image

Burak KETENCİ

1976 yılında İstanbul’da doğdu. Y...

Image

Gülhan MERİÇ

1975 yılı Düzce doğumludur. Anadolu üniver...

Image

Hasan Ünal TEKAĞAÇ

1974 yılında doğdu. Amasya Merzifonludur....

Image

İbrahim KORKMAZ

1986 yılı Bulgaristan doğumlu olan İbrahim Ko...

Image

İlkay AKIN

Almanya’da doğdum. İlköğretim 1. sınıfı...

Image

Psk. İlkim ÖZ

İlkim öz, Ankara doğumlu olup Hacettepe ünive...

Image

Mehmet DEĞİRMENCİ

1974 yılında Denizli’de doğdu. İstanbul...

Image

Orçun OĞLAKCIOĞLU

Orçun Oğlakcıoğlu 1974 yılında Denizli’...

Image

Özlem KALKAN ERENUS

1989 yılında İstanbul Lisesi'nden, 1993'te...