Gün batımının en çok yakıştığı yer; bizim eller. Kavak ağaçlarının birbirine sarıldığı, çınar ağaçlarının heybetinde soluklanılan, servilerin göğe uzanan yapraklarında huzur bulduğumuz eşsiz yer…
Yeşil bir düzlüğün en sığ yerindeki bahçeli iki evden biri benim evim. Bu evle ilgili hayal ettiğim her şeyi yaşadığım bir hayatım var. Her sabah uyanıp aynaya baktığımda “ Gün senin günündür, doğanın evrenin sana verdiği güzellikleri hak ettin ve doyasıya yaşamak hakkındır. Gün senin!” dediğim bir hayatım...
Şu yaşımda – ki elli yaş yenilenmek için hiç de geç bir yaş değildir- kendimle barışmanın keyfini çıkarıyorum. Saçımdaki beyazları seviyorum; yorulduğumda aksayan ayağımı, türlü ritimlerle yaşayan kalp atışlarımı, gülmeyi ve güldürmeyi. Otuzlu yaşlarımda çokça ümitsiz, bir yanımın karanlığa kapıldığı zamanlarım olmuştu. Fakat hepsinin gereksiz kaygılarla dolu olduğunu , esas olanın yaşamak ve an’ ın tadını çıkarmak olduğunu bu yaşımda anladım. Elbette kolay olmadı. Kaybettiklerim, kazandıklarımdan fazlaydı belki ama hayatı kazanmak tüm olumsuzlukları yok etmeyi bildi. Bir de komşumun etkisi büyük.
Benim komşum bir şair. Yaprağın yağmur damlasına gülümseyişini yakalayan bir fotoğrafçı aynı zamanda. Doğaya duyduğu hayranlığı kelimelerle anlatma büyüsü bambaşka. Bahçesinden benim bahçeme sarkan begonviller, hep kıskanarak baktığım kozmos çiçekleriyle canlanan bahçesinde şiirli akşamlarımız olur. Çayı çok severiz, bir de saatin beş olmasını. İkimiz de erken uyanırız, güneşi selamlar günü heyecanla karşılarız.
Bahçesine yeni çiçekler ekledikçe bana o çiçeklerin hikayelerini anlatır. Gün, en güzel bizim ellerde yaşanır. Bazı günler misafirleri gelir, beni hiç unutmaz. İnsanlık terazisinin eksik tarttığı olmamıştır hiç…
Bizim evin ardında heybetiyle insan şaşırtan bir dağ yükselir, dağın başında pamuk gibi bulutlar, savrulan rüzgar, bir yüzü güneş gören diğer yüzü huzur bulmuş bir dağ. Dağın gücüyle cümleler yazar, okur, okutur…
O konuştukça yeryüzünün telaşı durur, herkes birkaç dakikalığına susar ve dinler. Sesi, tüm aksilikleri yatıştırır. Suda parıldayan balık, göklerin hakimi kuşlar, ağaçtaki sincap…
Herkesin bir alacağı vardır ondan. Duyguları kalbine sığmadığı günlerde bir türkü tutturur. “Hayat, ne güzel!” dedirtir insana.
Benim komşum bir şair.
Ben ise bir kelime, O yazdıkça çoğalan ve kök salan…
1987 yılında Bolu’da doğdu. Dokuz Eylül üniversitesi Yerel Yönetimler ve Anadolu üniversitesi Kamu Yönetimi, Adalet bölümü mezunudur. Amas...
1978 yılında Niğde’de memur bir aile...
“Aynur Görmüş” Kimdir? 17 Şubat...
2005 yılında Günlerden Bir Gün romanı ile ede...
İstanbul’da doğdum, Pertevn...
1976 yılında İstanbul’da doğdu. Y...
1975 yılı Düzce doğumludur. Anadolu üniver...
1974 yılında doğdu. Amasya Merzifonludur....
1986 yılı Bulgaristan doğumlu olan İbrahim Ko...
Almanya’da doğdum. İlköğretim 1. sınıfı...
İlkim öz, Ankara doğumlu olup Hacettepe ünive...
...
1974 yılında Denizli’de doğdu. İstanbul...
Orçun Oğlakcıoğlu 1974 yılında Denizli’...
1989 yılında İstanbul Lisesi'nden, 1993'te...