Öykü okumayı seviyorum, yazmayı da
Bu uzun bir yolculuk. Kendini, yakın ya da uzak çevreni, anlamlandırmak istediğin detayları, gözüne şöyle bir çarpan ama günün sonuna geldiğimizde hafızanda yer eden birikimi yapılandırmanı sağlıyor. Yönünü değiştirebileceğin, durup soluklanacağın, biraz geride kalacağın ya da birkaç adım ileriye koşacağın uzun soluklu bir serüven.
Birkaç yıl önce bir dönem kapanıp yeni bir dönem açılırken hayatımda gerçekten sevdiğim, ömürlük olmasını istediğim ne var ya da ne kaldı ceplerimde diye baktığımda kelimeler döküldü çakıltaşı misali. Ne zaman o demlenme eşiğini geçeceğimi bilemesem de başlamak bitirmenin yarısıdır diyerek çıktım yola. Ne yapacağımı nereden başlayacağımı bilemediğim bir durum içinde buldum kendimi. O sıralar kütüphanemde yaklaşık 10 yıldır bekleyen bir kitap çıktı karşıma. Enis Batur “Yazının Ucu” Okumaya başladım. Tıpkı bir tez çalışır gibi sayfa sayfa irdeleyerek, anlayarak, geri dönüşlerle. Bu benim için beklentimin üzerinde bir başlangıç oldu. Bir yandan belirsizlik yavaş yavaş dağılıyor bir yandan daha ne yapabilirim düşüncesi aağır basıyordu. Anladım ki bu benim üniversitem. Kendi irademle çok isteyerek kaydolduğum iç dünyamın üniversitesi. Çok emek isteyen, çok başlıklı, çok derinlikli koyu mavi bir deniz. Sakin bir ruh haliyle, acele etmeden tamamlamaya çalıştığım bir yolculuk. Belki e sürekli olduğu için bu kadar özel ve keyifliydi. Bu yolculukta kararlı bir insanın başına gelebilecek en güzel kapılardan biriyle karşılaştım. Uzun yıllardır yazın dünyasında var olan Notos Dergi’nin atölyesi. Benim için sıradan olmayan, bir sosyalleşme aracı olmayan, disiplin sağlayarak, farkındalık yaratan etken oldu.
Her insanın motivasyon aracı farklı olabilir. Örneğin ben sabahları çalışamam ne zaman ki gece yarısı olacak o zaman verimli çalışabiliyorum demek bir motivasyondur. Okumak yazmanın önündedir her zaman. Sezgiler, gözlemlemek, aldığın tüm verileri damıtarak neler kaldığını ayrıştırmak bir yöntem. Anadilini iyi, doğru kullanmaksa başka bir mihenk taşı, olmazsa olmazları. Okuma deneyimleri yazma üslubunu da etkiliyor haliyle.
İlk cümle
Bir alıntı
Bir bakış
Bir fikir
Bazen de bir başlık ya da son satır aklına düşer, nereye gidebileceğini duyumsarsın ancak geriye kalemi eline almak kelimelere sığınmak kalır. Romanın görkemine karşın öykünün az satırla çok şeyi azar azar anlatmasını seviyorum, bu birkaç sayfadaki düğümleri, çözülmeleri, inişleri, çıkışları arıyorum.
Uyanırsın, bir öyküye dair ilk satırlar aklındadır. Bir kalem kâğıt bulmaya kalmıştır gerisi. Kelimler bizi gör der. Gör ve ölümsüzleştir.
Öykü iyileştirir…
İstanbul’da doğdum, Pertevniyal Lisesi, Mimar Sinan üniversitesi ve ardından İTü, eğitim hayatıma yön verdi. Uzun yıllardan beri İn...
1978 yılında Niğde’de memur bir aile...
“Aynur Görmüş” Kimdir? 17 Şubat...
2005 yılında Günlerden Bir Gün romanı ile ede...
İstanbul’da doğdum, Pertevn...
1976 yılında İstanbul’da doğdu. Y...
1975 yılı Düzce doğumludur. Anadolu üniver...
1974 yılında doğdu. Amasya Merzifonludur....
1986 yılı Bulgaristan doğumlu olan İbrahim Ko...
Almanya’da doğdum. İlköğretim 1. sınıfı...
İlkim öz, Ankara doğumlu olup Hacettepe ünive...
...
1974 yılında Denizli’de doğdu. İstanbul...
Orçun Oğlakcıoğlu 1974 yılında Denizli’...
1989 yılında İstanbul Lisesi'nden, 1993'te...