Ruhunuza Bahar Olanlar

 

“Yara, ışığın içeri girdiği yerdir.”

“Rumi”

 

Aldığımız her yara aslında her zaman eksiklikten veya güçsüzlükten doğmaz. Bazen hayatın içimize doğru açılmasıdır; keşfedilmesi gerekenleri fark etmemiz için aralanan bir pencere.

Canımızın acıdığı, kırıldığımız, en hassas olduğumuz yerler…Aynı zamanda en çok hissettiğimiz, öğrendiğimiz, değiştiğimiz ve olgunlaştığımız yerlerdir.

Belki de bu yüzden hayat, bizi güçlü kılmak için değil; bizi daha gerçek, daha açık ve kalbe daha temas edebilir hâle getirmek için o yerlere dokunur. Kim olmak için burada olduğumuzu hatırlatmak için…

İnsan bazen dünyayı değiştirmek ister. Bir şeyleri düzeltmek, eksikleri tamamlamak, yaraları kapatmak…  

Ama kırıldığımız, eksik sandığımız, tamamlanmamış gördüğümüz o taraflarımız…
İşte tam da oradan sızar hayat. Çünkü ışık, en çok çatlaklardan içeri girer.

Ve bazen, bir başka insanın varlığı o yaraya incelikle temas ettiğinde başlar iyileşme. Belki de bu yüzden, insanın iyileşmesi büyük çabalarla değil; doğru bir temasla başlar.  

“İyi gelmek” denilen o zarif niyet hâli, bir insanın başka bir insanın hayatına sessizce yaratılan bir aydınlıktır aslında.

Bir ortama girdiğinde havanın bir anda yumuşaması gibi…

Omuzlarındaki görünmeyen yükün, fark edildiği anda hafiflemesi gibi…

Konuşmadan da anlaşılabileceğini hissettiren o nadir anlar gibi…

İyi gelmek; karşındakini değiştirmeye çalışmadan, onun zaten olduğu hâliyle var olmasına izin vermek, kendi olabildiği bir alan açmak ve kendi kalbine doğru yolculuğuna eşlik edebilmektir.

Çünkü insan;

En çok, müdahale edilmediğinde büyür.

En çok, olduğu hâliyle kabul gördüğünde güçlenir.

En çok, düzeltilmeye çalışılmadığında kendi iç sesini duyar.

İyi gelen insanlar; yüksek sesle konuşmaz, iddialı cümleler kurmaz, hayatı öğretmeye kalkmazlar. Onlar; varlıklarıyla düzen kurar, bakışlarıyla güven inşa eder, sessizlikleriyle alan açar ve sahiciliğiyle güçlü bağlar kurarlar.

Birine iyi gelmek; akıl vermek değil, onun aklına güvenmektir.

Onu korumak değil, kendi gücünü hatırlamasına eşlik etmektir.

Belki de bu yüzden iyi gelen insanlar unutulmaz. Çünkü hatırlanan sözler değil, hissedilenlerdir. Ve insan, kendini iyi hissettiği yerleri hafızasında saklar.

Hayatın hızında savrulurken, belki de en kıymetli sorumuz şu olmalıdır:

  • Bugün kime, nasıl, ne yaparak iyi gelebilirim?

 

Çünkü bazen bir insanın hayatındaki en büyük mucize, ona kendi varlığının değerini hatırlatan başka bir insandır.

Ve insan, başkasına iyi gelebildiği kadar gerçekten yaşar, gerçekten insan kalabilir. İnsan sevildiğini hissettiğinde yaşama da kök salar.

Bir insanın bu dünyada bırakabileceği en güzel iz, bir başkasının kalbine yük olmamak; ağırlık değil, hafiflik bırakabilmektir.

Ve belki de insan, bir başkasının içindeki kışı bahara dönüştürebildiğinde, biraz olsun karanlığını aydınlatabildiğinde var olur.

 

“Sevgi,

bir başkasının varlığını

olduğu gibi kabul edebilmektir.”
“Erich Fromm”

 

 

Sağlıcakla

Aynur Görmüş

Image

Arzu KOLOĞLU

1978 yılında Niğde’de memur bir aile...

Image

Aynur GÖRMÜŞ

“Aynur Görmüş” Kimdir? 17 Şubat...

Image

Aynur KULAK

2005 yılında Günlerden Bir Gün romanı ile ede...

Image

Ayşegül EKŞİOĞLU

İstanbul’da doğdum, Pertevn...

Image

Burak KETENCİ

1976 yılında İstanbul’da doğdu. Y...

Image

Gülhan MERİÇ

1975 yılı Düzce doğumludur. Anadolu üniver...

Image

Hasan Ünal TEKAĞAÇ

1974 yılında doğdu. Amasya Merzifonludur....

Image

İbrahim KORKMAZ

1986 yılı Bulgaristan doğumlu olan İbrahim Ko...

Image

İlkay AKIN

Almanya’da doğdum. İlköğretim 1. sınıfı...

Image

Psk. İlkim ÖZ

İlkim öz, Ankara doğumlu olup Hacettepe ünive...

Image

Mehmet DEĞİRMENCİ

1974 yılında Denizli’de doğdu. İstanbul...

Image

Orçun OĞLAKCIOĞLU

Orçun Oğlakcıoğlu 1974 yılında Denizli’...

Image

Özlem KALKAN ERENUS

1989 yılında İstanbul Lisesi'nden, 1993'te...