128 Dikişli Şiir

 

 

23 Temmuz 2011’de sayısız ‘ah’ döküldü toprağa… Hayatın tüm yükünü küçük bir kız çocuğu neşesiyle hafifletmeye çalışırken bile içimizi delip geçen dizelerin sahibiydi o… Acıyı muzip bir yeşil fanilanın yanına asan, şiir yazmayı bir çeşit özür dileme biçimi olarak gören bir gölge fesleğeniydi… O, Didem Madak’tı…

8 Nisan 1970 – 23 Temmuz 2011 tarihleri arasında; 41 yıl, 3 ay, 15 gün kaldı bu dünyada…

 

 

"Didem’le ilgili şeyler…’’

 

 

Müjde Bilir

 

Sombahar dergisinde yayımlanan şiiriyle tanıdım onu. Aylâ Abla’ya verdiği öğütleri, Mr. Parkinson’un yaşadığı depremi sevmiştim. İzmir’de yaşadığını öğrendim sonra. Bu ‘‘gizemli şair’’ hakkında başkaca bir şey bilinmiyordu. Bir dizi uğraşıdan sonra onu bulabildim. Telefonda tanıştık Didem’le. 1995 sonbaharıydı. Konuşmanın başında ikimiz de mahcuptuk nedense. Ama ne olduysa iki cümleden sonra kaynaşmış, dördüncü cümlede buluşmaya karar vermiştik. Peki ama nasıl tanıyacaktık birbirimizi? Cep telefonu, internet gibi şeyler yoktu çünkü…

Buluşma yerine, Belgin Doruk şapkasıyla gelmeyi teklif etti önce… ya da boynumuzda bir eşarp uçuşmalıydı. Eski bir Türk filminin içine dalmıştık sanki… epey gülüştük. Bir sürü fikir ürettikten sonra, elimizde kırmızı bir gül olmasına karar vermiştik. Kim daha önce gelirse Sevinç Pastanesi’nin önünde bekleyecekti. Bir cumartesi günü, saat tam bir buçukta, işte orada… Sevinç’in önünde bekliyordu beni. Elinde kırmızı bir gülle…

O gün bu gün kardeşim oldu benim. Aramıza kimi zaman uzaklıklar girse de, bizi yaklaştıran o ilk günkü bağ her zaman güçlüydü. 2010 yılı kasım ayı sonunda öğrendim hastalığını. Bu kötü haberi, hayatında yer alan hiç kimseden saklamamıştı. Zeynep’le birlikte (Zeynep Köylü) tedavi süresince bütün gelişmeleri yakından izliyorduk. Hiç inanmadık öleceğine. İlaçlar onu öyle yoruyordu ki (daha da yorulmasın diye) yaşadığı süreci daha da geniş bir çevreye duyurmaktan özellikle kaçındık. Bulduğum her fırsatta yanında alıyordum soluğu. Zeynep, hastaneye yatışlarında ‘‘has odabaşı’’ olarak ona refakat ediyordu. Her şeye rağmen bizi güldürmeyi nasıl da başarıyordu…

Onca tedaviye rağmen, kahredici bir ışık hızıyla ilerliyordu her şey. Hale Teyzesi, kuzeni Pınar ve Işıl (Didem’in kardeşi)… İzmir’den kuş olup uçmuştuk yanına. Ama kısa bir süre sonra, ağrı duymasın diye verilen ilaçlarla, derin uykulara dalmıştı. Ağrısı dindiği için uyumasına seviniyorduk bir yandan. Her an bir mucize olabilir diye ikna ediyorduk birbirimizi. Ölümünden 1 gün önce Işıl, hastaneye kucağında bir defterle geldi. İçinde Didem’in el yazısıyla notlar bulunan bu defter, aslında bir ajandaydı. Son yazdığı şiir olarak, Işıl’a bir süre önce okuduğu şiir vardı içinde: 128 Dikişli Şiir.

Bu son şiiri bir kuytuda okuduk, son bir gece olacağını bilmeden. Işıl, Zeynep ve ben. Bir yokluğa yuvarlanır gibiydik… O gece Hale Teyze’yle birlikte kaldık Didem’in yanında. Sabah olmak üzereydi. Hastanenin antetli kağıtlarına, fotokopi çeker gibi yazmaya başladım Didem’in emanetini. Kaybolmasından korkuyordum. Hem şiirin başını okşarsam, sanki Didem hiçbir yere gitmeyecekti…

 

İzmir, Ekim 2012

 

 

 

 

128 Dikişli Şiir

 

İlk defa bu kadar sağlam yazıyorum.

Haç şeklinde 128 dikişle.

Galiba ahbap artık sana ulaşacağım.

Yeteneğim geri geldi,

göreceksin artık kutsal dizeler yazacağım.

Hiç yapmadığım şeyler yapıyorum ahbap

Maç seyrediyor ve devamlı topa bakıyorum

Telepati yapıyorum.

Hey ahbap ben arada bir fikir buluyorum

Kuşlar için küçük şemsiyeler yapabiliriz

Böylece yağmurda ıslanmazlar

Ve içimdeki ağır sözler için de şemsiyeler

Böylece paraşütle iner gibi hafiflerler

Şiirin içine girerken

Bana bazı şarkılar lazım ahbap

hafif şarkılar, acı olmayan şarkılar

çok şarkıya ihtiyacım var

Tutam tutam saçlarımı savuracak şarkılar

Saçlarımla ne yapacağını bilmeyenler

Bir gün onları kaybederler

Böyle bir şey yani ahbap

Çok acıyor. Saçlar zaman zaman

Bana neşeli şarkılar

B harfine notalardan sütyen yapan şarkılar

 

Bir mutfak cadısıyım bu sıralar

Çeşitli şeyleri çeşitli şeylerle karıştırmak

Ve seni düşünmek, mırıldanmak

Bazı büyülü yemekler yapmak

Bazı şifalı yemekler yapmak

Ve kalmak istemek ahbap…

 

Füsun’un (Didem’in kızı) yeşil ela gözleri var

Ve pembe plastik fincanı ile kahve getirişi var

Ve bana anne deyişi var

Benim pembe fincandan pembe kahve içişim var

Bu kahveleri seviyorum ahbap

İçimi pembe bulutlar kaplıyor

Şekerli ve tatlı bir biçimde havalanıyorum

 

Sonra ağrılar, sonra hastaneler ve sonra doktorlar…

Şeker donup yapışıp kalıyor bir kağıda

Acı bazen öyle yoğun, çok yoğun

Patlak gözlü bir kurbağa

tarifsiz çirkin ve kel

Edibin kurbağası yakup benimki seyfettin

Neden bilmem işte

Nereden çıktı şimdi seyfettin

 

Acı dindi diyorum bazen yağmur dindi der gibi

Öyle kendiliğinden ya da tanrı istediğinden

Yüzüklerim yok takmıyorum

Kolyelerim yok istemiyorum

 

Öyle çok şimşek çaktı gece

Ben sonu Z harfi olarak düşündüm

Son harf olarak

Ben Zeni düşündüm ahbap.

 

Doğdum, doğurdum

Bir insan nasıl büyüyor gördüm

Hayatta kalmak için

Ve hayatta kalmanın yanında

İnandım şiir bir gevezelikti

Şimdi 128 dikişli bir şiir var karnımda

Satırlar artık bom boş

Karnımda hissiz bir şiir var

İçimde durmadan bölünen şiirler

Birlikte yok olacağımız şiirler

Birlikte unutulacağımız şiirler

Hiç borcu olmamış şiirler

Ve bu yüzden çok acıyan şiirler

 

Acı aniden diner yağmurun dindiği gibi

Bazen sadece tanrı öğle istediğinden

Sadece bir mağarada resim çizerim belki

Rüyaların büyük harfle başladığı bir ülkede

Üstümden kaldırılmış bir ölü var

Ahbap senin istediğin o mu?

 

Didem Madak

 

Image

Arzu KOLOĞLU

1978 yılında Niğde’de memur bir aile...

Image

Aynur GÖRMÜŞ

“Aynur Görmüş” Kimdir? 17 Şubat...

Image

Aynur KULAK

2005 yılında Günlerden Bir Gün romanı ile ede...

Image

Ayşegül EKŞİOĞLU

İstanbul’da doğdum, Pertevn...

Image

Burak KETENCİ

1976 yılında İstanbul’da doğdu. Y...

Image

Gülhan MERİÇ

1975 yılı Düzce doğumludur. Anadolu üniver...

Image

Hasan Ünal TEKAĞAÇ

1974 yılında doğdu. Amasya Merzifonludur....

Image

İbrahim KORKMAZ

1986 yılı Bulgaristan doğumlu olan İbrahim Ko...

Image

İlkay AKIN

Almanya’da doğdum. İlköğretim 1. sınıfı...

Image

Psk. İlkim ÖZ

İlkim öz, Ankara doğumlu olup Hacettepe ünive...

Image

Mehmet DEĞİRMENCİ

1974 yılında Denizli’de doğdu. İstanbul...

Image

Orçun OĞLAKCIOĞLU

Orçun Oğlakcıoğlu 1974 yılında Denizli’...

Image

Özlem KALKAN ERENUS

1989 yılında İstanbul Lisesi'nden, 1993'te...