Son Şiir

Sedat Delioğlu derKi;

Son Şiir

 

“Vah bana vah!
Nedir gün, kaçtır yıl?
Dünya mı tükendi, kıyamet midir duyulan, alem ne der buna…
Gül rengidir dünyayı alan duman. Gülmez yüzleri çocukların…”

 

Ahmet Telli ile telefonda görüşmüştüm. “Kardeşim hangi kitabımı istersin,” dedi bana. “Son kitabımı mı, yoksa dilediğin başka kitabım var mı?”

 

“Son kitabınızı istemem,” dedim, ona. “Barbar ve Şehla” kitabını çıkarmıştı o zaman. “Öyle mi,” dedi “Hangisini o zaman?” “Barbar ve Şehla’yı isterim. Ama son demeyin rica ederim yeni kitabınızı istiyorum.”

 

Son şiir... Son şiirlerinin ilk dizesi, “Vah bana vah!” olan şairlerin yurdu. Sevgili yurdum. Kime diyelim ki derdimizi? Hangi rüzgârlarda savuralım, hangi yağmurlarda yıkayalım, hangi güne serelim de kaldıralım sözlerimizi.

 

Sürgünlere yollandılar, hapislerde yatırıldılar, görmek istedikleri denizi gökyüzünde aradılar, belki de bu yüzden “en çok denizden alacaklıydılar”, kol saatlerinin kayışlarına sevdiklerinin adlarını kazıdılar. Koyunlarına sevgili yerine idamlar aldılar da öyle yattılar. İşsiz bırakıldılar. Arabalarına bombalar konuldu, “vurulduk ey halkım unutma bizi,” dediler. Otellerde yakıldılar, -ateş, duman-Kıyımlardan yıkımlardan geçirildiler... Adlarını değiştirdiler, adlarını unuttular, adlarını demediler, “su çürüdü.”

 

Her şiirlerini son şiirleriymiş gibi yazdılar. “Her ölüm erken ölümdür” dediler. Çocukların öldürüldüğü bir dünyada kendi ölümlerinden, kendi yaşamlarından utandılar.

 

“…yaşamak küstü bana.” demiş Sennur Abla son şiirinin son dizesinde… “İriş pirim iriş yaşamak bana küstü.” Ama onlar küsmediler. Yaşadıklarından öğrendiklerini dediler, “yoğunluğuna” yaşadılar, “bir ağaç gibi tek ve hürdüler,” bir orman kardeşliği dilediler. Yaşadılar “hiç ölmeyecek gibi...”

 

Bir şairin son şiiri...

Yine de “Üstü kalsın” oldu. Aya dediler dertlerini,-“Ey Asme!”- güne dediler, süngüye, sürgüne, yaprağa dediler.

“Biliyorum, kolay değil yaşamak;

Ama işte

Bir ölünün hala yatağı sıcak,

Birinin saati işliyor kolunda.

Yaşamak kolay değil ya kardeşler,

Ölmek de değil;

Kolay değil bu dünyadan ayrılmak.”

 

Demişti Orhan Veli son şiirinde. Ölünecek yaşta değildi kimi, aşk resmi geçitlerinden geçiyorlardı daha…

 

“Güller dizildi tepsiye
ama taştan fincan oyulamadı.
Sevdalara doyulamadı.
Giderayak işlerim var bitirilecek,

giderayak. “

 

Diyordu “Şair Baba”... Son dizesi “öldüm” oldu onun da.

 

“En anlamadığım ölmek” dediler, “Acı aniden diner yağmurun dindiği gibi,” dediler hastane odalarında… Röntgen kâğıtlarına yazdılar son dizelerini… Yine de “dudaklarında yarın” oldu. Yarım kalan şiirleri vardı çünkü 128 harfli…

 

Köyleri dolaştık Sennur Ablayla Bergama’da. Biz dallarda meyve arıyorduk, o dillerde imge...

 

“Vah Bana Vah” demiş son şiirinde.

“Nedir gün, Kaçtır yıl?”

 

 

Atıfta bulunulan şairler:

Cemal Süreya, Sennur Sezer, Nazım Hikmet, Orhan Veli, Nevzat Çelik, Uğur Mumcu, Dünya Ana, Sunay Akın, Ataol Behramoğlu, Sabahattin Ali, Didem Madak, Özdemir Asaf, Deniz Gezmiş, Aziz Nesin.

 

 

Sedat DELİOĞLU

Image

Arzu KOLOĞLU

1978 yılında Niğde’de memur bir aile...

Image

Aynur GÖRMÜŞ

“Aynur Görmüş” Kimdir? 17 Şubat...

Image

Aynur KULAK

2005 yılında Günlerden Bir Gün romanı ile ede...

Image

Ayşegül EKŞİOĞLU

İstanbul’da doğdum, Pertevn...

Image

Burak KETENCİ

1976 yılında İstanbul’da doğdu. Y...

Image

Gülhan MERİÇ

1975 yılı Düzce doğumludur. Anadolu üniver...

Image

Hasan Ünal TEKAĞAÇ

1974 yılında doğdu. Amasya Merzifonludur....

Image

İbrahim KORKMAZ

1986 yılı Bulgaristan doğumlu olan İbrahim Ko...

Image

İlkay AKIN

Almanya’da doğdum. İlköğretim 1. sınıfı...

Image

Psk. İlkim ÖZ

İlkim öz, Ankara doğumlu olup Hacettepe ünive...

Image

Mehmet DEĞİRMENCİ

1974 yılında Denizli’de doğdu. İstanbul...

Image

Orçun OĞLAKCIOĞLU

Orçun Oğlakcıoğlu 1974 yılında Denizli’...

Image

Özlem KALKAN ERENUS

1989 yılında İstanbul Lisesi'nden, 1993'te...