“ Karma Felsefesi ”
En çok tutunduğum bakış açısı ve yol haritasıdır “karma felsefesi”.
Hep bu doğrultuda düşünmeye , buna göre davranışlarımı şekillendirmeye çalışırım genelde. Çoğu zaman yanlış kararlar vermekten alıkoyar , daha toleranslı ve iyi niyetli olmaya sevk eder insanı.
Bunu hayatın içine uyarlarsak “ne ekersen onu biçersin” sözü gayet net tanımlıyor aslında . Bu nereden doğmuş diye araştırdığımda gördm ki ; Sanskritçe dilinde “hareket” anlamına geliyormuş. Özellikle doğu dinlerinde çok önemli bir yer tutmaktadır. Nasıl bir enerji yayıyorsan, benzerini çekersin veya Etkiye- Tepki diye de düşünebiliriz. Yaptığımız her davranışın ve söylemlerimizin , düşündüğümüz herşeyin bir geri dönüşü olacaktır. Aynı şekilde her sonuca neden olan bir eylem vardır veya yaptığınız her güzel yada kötü davranışın bir gün sizin başınıza da geleceğini varsayan felsefe de diyebiliriz karma’ya .
Yani kısaca ; geçmişde ne yaptıysak gelecekte onu göreceğiz, ya da bugünkü durumumuz geçmişin bir sonucudur diyebiliriz.
Hayatımızda yaşadığımız herşeyin sorumlusu aslında bizleriz. Her ne oluyorsa , buna bizim düşündüklerimiz ve davranışlarımız sebep oluyor demektir. Yani seçimlerimiz,endişelerimiz bizim hayatımızı şekillendiriyor. Bu sebeple içimizdeki enerji ve düşünceler için evrene ne mesaj verirsek hepsi bir şekilde bize geri dönecek demektir. İyi niyetli düşünceler, sevgi, merhamet, dua veya kötü niyetli duygular, dilekler, beddualar... Siz hangisi olmak ve hangisini geri almak istiyorsunuz evrenden, buna karar vererek başlamalısınız. Bundan yola çıkarak karma için; kişinin kendi sorumluluk yasası da deniyor aslında.
Burada en önemli olan şey özgür irademiz, farkındalığımızın olmasıdır . Bu şekilde bütün davranışlarımızı ve söylemlerimizi farkına vararak sergilediğimizde, dikkat ve özen gösterdiğimizde, bu bir süre sonra pratiğe dönecek ve iyimser, olumlu, hayattan keyif alan ve çevresine de bunu yayan biri olup çıkacağız.
Hayatımızdan bir sürü beklentimiz ve dileklerimiz var ve bunların nasıl olacağına bizim etkimiz büyük . Bu yüzden her sabah uyandığımızda o günü nasıl güzelleştirebiliriz diye uyanmayı adet edinelim.
Çok güzel bir tibet atasözü diyor ki; “ Hayat bizim ondan yaptığımız şeydir ”
Hayata anlam katmak , kendimiz ve çevremiz için yaşanılır kılmak tamamen insanın kendi elindedir bana göre . Biz hayatı nasıl yaşamak istersek hayat da bize öyle cevap verir. Nefes aldığımız sürece sahip olduğumuz en değerli şey kendimiziz ve bu yüzden kendi hayatımızın kıymetini bilmemiz lazım. Şartları kontrol edip , koşulları değiştirme becerisi de gücü de yine sadece kendimizde vardır. Biz değiştikçe hayat da bizimle aynı oranda değişir, koşullarda, çevremizdeki insanlarda ...Birşeyin değişmesini istiyorsak mücadele etmeli, pes etmeden denemeliyiz, inanın değişecektir.
Hayatımızda ve çevremizde olan biten herşeyde bizim sorumluluğumuz vardır. Etrafımızda olan bitene bu gözle baktığımızda ve ben ne yapabilirim dediğimizde hayatımızın sorumluluğunu almışız demektir.
Bazen hayatın bomboş olduğunu,tükendiğimizi düşündüğümüz anları da olabilir; kayıplarımız hastalıklarımız,çaresizliklerimiz...Mutlu bir hayat inşa etmenin de kolay olmadığı doğrudur . Bu zamanlarda hayatın acımasız,adaletsiz hatta mantıksız olduğunu düşünebiliriz. Ama varlığımızın derinliklerine indiğimizde mutlu zamanlarımızın da olduğunu hatırlatmak lazım kendimize. Nefes almak, bilincimizin yerinde olması, bedenimizin sağlığı gibi şeylerin ne büyük armağan olduğunu , tüm sıkıntılarına rağmen yaşamaya değdiğini, yaşamanın ; öğrenmek ve gelişmek, paylaşmak, ve sevmek için şahane bir fırsat olduğunu herşeye rağmen düşünmeliyiz.
Dünya üzerinde hergün şikayet ettiğimiz kavgalardan, kaoslardan, insaniyetsizlikten samimiyetsizliklerden uzaklaşmanın, özlediğimiz barış,huzur , mutluluk içinde yaşamaya başlamanın en güzel yoludur bana göre karma ile yaşamak. Bu da dünyayı gözümüzde bambaşka bir yer yapabilir.
Herşey bireylerle başlıyor ; iyilik adımlarını ilk önce ben atıcam,karşımdan beklemicem diyerek hadi ilk adımı atın , sonra çevreniz sizin gibilerle dolacak , göreceksiniz ve bakın sonra hayat da nasıl güzel görünecek....
“Şheakspeare”in söylediği gibi
“İnsanların yaptıkları fenalıklar arkalarından yaşar, iyilikler çok zaman kemikleriyle beraber gömülür”
Sağlıcakla
“Aynur Görmüş” Kimdir? 17 Şubat 1976 İstanbul doğumluyum. Akademik eğitimimi Kocaeli üniversitesi’nde Biyomedikal bölümünü tamamlad...
1978 yılında Niğde’de memur bir aile...
“Aynur Görmüş” Kimdir? 17 Şubat...
2005 yılında Günlerden Bir Gün romanı ile ede...
İstanbul’da doğdum, Pertevn...
1976 yılında İstanbul’da doğdu. Y...
1975 yılı Düzce doğumludur. Anadolu üniver...
1974 yılında doğdu. Amasya Merzifonludur....
1986 yılı Bulgaristan doğumlu olan İbrahim Ko...
Almanya’da doğdum. İlköğretim 1. sınıfı...
İlkim öz, Ankara doğumlu olup Hacettepe ünive...
...
1974 yılında Denizli’de doğdu. İstanbul...
Orçun Oğlakcıoğlu 1974 yılında Denizli’...
1989 yılında İstanbul Lisesi'nden, 1993'te...