Küçük sorular mühimdir.
Değerlidir, ufuk açar.
Düşündürür, sorgulatır.
Üretirsin.
Yüzleşirsin de aynı zamanda.
Her bir ihtimal yer bulur kalbinde.
Karar vermek için iyidir ve elbet bir yere ulaştırır seni.
Küçük sorular hayatımıza ne çok dokunur değil mi? Öyle ortada bırakamayız onları. İnce bir zincirdeki düğüm gibi takılır kalır aklımıza, çözmezsek, karşılık vermezsek, sesi havada kalırsa o takıntıyla yaşar dururuz. Ertelemeye çalışsak da tortusu gitmez. Samimi gözükemeyiz kendimize, içimiz rahatlamaz.
Günün herhangi bir anıdır örneğin. Kendi halinde düşüncelere dalmış, belki hava serinlediğinden balkon kapısını -telaşsız- örtmüşsündür. Kendini ısıtmayan güneşe yüzünü dönmüş, yorgun bedenini bir koltuğa bırakmışsındır. Ellerine bakarsın. Yeni kırışıklıklar fark ettiğine şaşırıyor musun? Olabilir. Zamanın hızına yetişemeyeceğini bilerek, olası anılara ulaşma heyecanı kıpırdanır durur içinde, seninledir.
Pencere önündeki çiçeğin bir yaprak daha verdiği dikkatini çeker. Dalgın bakışların halının üzerindeki ışık gölge oyunlarına eşlik etmeye çalışır. Elinde ayraç, kitabın kim bilir kaçıncı sayfasında kaldığını bilmeden bir kahve yapmakla bir sayfa daha ilerlemek arasında gider gelir düşüncelerin. Zaman geçer, gölgeler uzar. Bir kedi esner, bir tencere fokurdar, dışarıdan bir yerlerden zil sesi kulağına çalınır, kısık sesli haberci belli ki sana getirmez havadisleri. Sonra birden bir şey olur. Radyoda uzun zamandır dinlemediğin bir melodi doldurur odayı, ince, hüzünlü. Bir kum tanesine götürür seni, ya da bir yol ayrımı anısına.
Küçük bir soru sormak geçer içinden. Sade, kısa, basit bir soru. Sorular da olabilir hatta. Birbirini destekleyen, kapılar açan, parçalar birleşiyor hissi yaratan. Hayat beni nerelere taşıdın ve yanımda mıydın? Akıp gidenler neyse ya tortular? Kalanları hiç konuşmasak mı ya da en iyisi kabullenmek mi? Nasıl anlaşacağız o halde?
Küçük sorular yoğundur. Öyle süse ihtiyaçları olmaz. Sorar sonra kenara çekilir, izler. Derindir aynı zamanda, hissiz, sıradan, alelade seslerde iyi durmaz. Alır, kuşatır, içine çeker, bir o kadar da alan yaratır. Seni iyileştirir bir anlamda, yeniler. Kendini tekrar hatırlamanı sağlar. “Hey buradasın, farkında mısın? İyisin, her şey iyi olacak,” der sonra.
Peki ya ben?
Ne çok soru sormuşumdur kendime, özel, narin, zamanlı-zamansız. Fırtınalı, asabi ya da ruhsuz cevapları sevmez aksine dingin olmamı koşul kılar. Onların ışığı olmasa sığ gelir bazı şeyler, ortamlar, insanlar, kahveler. Cevaplarını ararım, bulamazsam bana kırılmaz. Nihayetinde beklemeyi bilir. Cesaretlendiren bir güçle, hele biraz demlensin, bir köşede sakinleş, belki de zamanı değildir ne dersin dercesine mağrur durur sorularım.
Peki ya siz?
Hiç küçük sorularınız oldu mu? Hiç onları özlediniz mi? Kilitli çekmecelerinizde sırasını bekledi mi bazıları? İki eliniz yanınıza düştüğünde omuzunuza dokundu mu? Üzülme, her şeyin çaresi bulunur ölümden başka, dercesine. Ne olursa olsun, her tür ruh halinizde bir an bile uzaklaşmayı düşünmeyen sadık bir dost değil midir aslında…
Küçük sorularınızı sevin. Onları sarıp sarmalayın, altını çizerek koyu harflerle yanınıza alın ve sakin bir anınızı planlayın aceleye gelmeyeceğini bilerek. Kırılmasın, dağılmasın diye. Sizin için yapabileceklerini bir kutuya hapsetmesin diye. Öyle kıymetli ki yaşadığımız hayat. Olası rehberler varsa hayatımıza aldığımız, elini tuttuğumuz, hayatımıza kattığımız, bunlardan biridir onlar, kıymetini bilin.
İnanıyorum ki,
Kalbinize sorduğunuz her soru karşılığını bulur.
Ayşegül Ekşioğlu Aralık 2017
İstanbul’da doğdum, Pertevniyal Lisesi, Mimar Sinan üniversitesi ve ardından İTü, eğitim hayatıma yön verdi. Uzun yıllardan beri İn...
1978 yılında Niğde’de memur bir aile...
“Aynur Görmüş” Kimdir? 17 Şubat...
2005 yılında Günlerden Bir Gün romanı ile ede...
İstanbul’da doğdum, Pertevn...
1976 yılında İstanbul’da doğdu. Y...
1975 yılı Düzce doğumludur. Anadolu üniver...
1974 yılında doğdu. Amasya Merzifonludur....
1986 yılı Bulgaristan doğumlu olan İbrahim Ko...
Almanya’da doğdum. İlköğretim 1. sınıfı...
İlkim öz, Ankara doğumlu olup Hacettepe ünive...
...
1974 yılında Denizli’de doğdu. İstanbul...
Orçun Oğlakcıoğlu 1974 yılında Denizli’...
1989 yılında İstanbul Lisesi'nden, 1993'te...