Bugün doksan bir yaşımın sabahındayım ve sensizim. Bir bilsen nasıl zor geçti sensiz bir yılım Mukaddes. Sensizliği iliklerime kadar hissettim.
Ertuğrul Bey, doğum günü sabahında karısı Mukaddes Hanım’la beraber özel siparişle yaptırmış olduğu koyu lacivert takım elbisesini ağır ağır özene bezene giydi. Elleri titreye titreye kravatını gömleğinin iki yakasını kapatacak şekilde sıktı. İyice seyrelmiş saçlarını ve bıyığını özenle taradı ve arkasından limon kolonyasını bolca yüzünde gezdirdi. Son kez aynada kendisine baktı. Karısıyla buluşmaya hazırdı. Komodinin üzerinde duran gözlüğüne takıldı gözleri. Bir yıldır takmıyordu. Gene yanına almadı. Yumuşak biçimde kapıyı çekip evden ayrıldı.
Ertuğrul Bey kırk yıla yakın bir süredir gözlük kullanmadan adımını atmayan bir şahsiyet iken eşi Mukaddes Hanım’ın ölümünden sonra dağılmıştı. Bütün alışkanlıkları alt üst olmuştu. Vücudu yeterince ihtiyarlamışken bir de Mukaddes Hanım’ın yokluğu daha da çökmesine neden olmuştu. Eşiyle birbirlerine verilmiş bir sözleri vardı. Kim önce ayrılırsa bu dünyadan geride kalan yaşamına daha da sıkı tutunarak devam edecekti. Gençlik yıllarında verilmiş bu sözün sonunda birbirlerine kahkaha içerisinde sarılmış olsalar da şimdilerde Ertuğrul Bey o sözün pişmanlığını yaşıyordu. Zira karısına verdiği o söz olmasa şu dakika hayatına son verebilirdi. Ama karısını her şeyden çok seven bu yaşlı adam sağlığında nasıl ki karısını bir gün bile incitmediyse ölümünün ardından da ona ihanet edemezdi. Ecel gelip Ertuğrul Bey’i bulana kadar karısına verdiği sözü tutmaya kararlıydı.
“Merhaba Mukaddes bak ben geldim. Kocan Ertuğrul. En sevdiğin çiçekten aldım sana. Şöyle toprağının üzerine bırakıyorum. Ahh Mukaddes şu toprak ne şanslı seni sarıp sarmalıyor. Bense her gün yokluğunla avunuyorum. Bir bilsen ne zor sensizlik, sabaha uyanmak, büyük bir boşluğa günaydın demek daha doğrusu gün-aydın diyememek. Her sabah odanın perdelerini açıp açmama tereddüdü. Yataktan çıkmak istememe hali. Yorgun sabahlara uyanmak. Mukaddes, insan tek başına kalınca uyanmak bile istemiyor biliyor musun? Bütün gün o yatakta bir sağa bir sola dönüp durmak istiyor. Perdeler kapalı, içerisi hep karanlık olsun istiyor. Aslında sana itiraf etmem gerekirse bunu yaptım da biliyor musun? Sonra… Sonra sana verdiğim söz geldi aklıma, o gelince kalk dedim Ertuğrul kalk Mukaddes seni böyle görseydi kıyameti koparırdı. Ve sonra kalktım. Her sabah kalkıyorum. Yüzümü yıkadıktan sonra titreyen ellerimle sakallarım çıkmışsa onları tıraş ediyorum. Güzel bir şekilde giyiniyorum. Yavaş yavaş kahvaltımı yapıp çarşıya pazara çıkıyorum. Birkaç sohbet muhabbetin ardından evin eksiklerini tamamlayıp evimize dönüyorum. Bazı esnaf arkadaşlar şakayla karışık takılıyorlar bana. Gözlük kullanmadığım için paraları anlayamadığımı, yoldaki çukur benzeri şeyleri göremediğimi söylüyorlar. Bir şey demiyorum onlara tebessüm edip geçiyorum. Mukaddes takmıyorum evet, nolur kızma bana. Senden sonra dünyada bakmaya değer bir şey yok benim için. Hem işimi gücümü az çok görüyorum işte. Gerisini görmesem de olur. Ölene kadar takmam artık o gözlüğü.
Ertuğrul Bey eşinin mezarının başında biraz daha konuştuktan sonra ayrıldı. Ağır adımlarla evinin yolunu tuttu. Mukaddes Hanım sancılı geçen bir hastalığın ardından geçen sene seksen dokuz yaşında Ertuğrul Bey’in doğum gününde gözlerini hayata yumdu. Ertuğrul Bey ise anlattığı üzere hayat arkadaşı öldükten sonra ‘senden sonra dünyada bakmaya değer bir şey yok benim için’ diyerek gözlük takmayı reddetti. Ve doksan yedi yaşında yatağında ölene kadar da takmadı.
1986 yılı Bulgaristan doğumlu olan İbrahim Korkmaz, Bulgar hükümeti tarafından asimile edilmek istenen ailenin iki çocuğundan ilkidir. Türk halkına ya...
1978 yılında Niğde’de memur bir aile...
“Aynur Görmüş” Kimdir? 17 Şubat...
2005 yılında Günlerden Bir Gün romanı ile ede...
İstanbul’da doğdum, Pertevn...
1976 yılında İstanbul’da doğdu. Y...
1975 yılı Düzce doğumludur. Anadolu üniver...
1974 yılında doğdu. Amasya Merzifonludur....
1986 yılı Bulgaristan doğumlu olan İbrahim Ko...
Almanya’da doğdum. İlköğretim 1. sınıfı...
İlkim öz, Ankara doğumlu olup Hacettepe ünive...
...
1974 yılında Denizli’de doğdu. İstanbul...
Orçun Oğlakcıoğlu 1974 yılında Denizli’...
1989 yılında İstanbul Lisesi'nden, 1993'te...