Yetişkinlik; sadece yaşlamak, cildin kırışması, geride bıraktığın yılları saymak, sorumluluğun artması değildir aslında. Büyümek; yaşadığın yıllardan ve tecrübelerden ders çıkarmak ve bu deneyimlerle bugünkü sen olmak, yarınki hayal ettiğin kendin olabilmek demektir. Zamanla olgunlaşarak olaylara b...
Ruhsat sözcüğü hecelendiğinde Türkçe ‘deki bütün sözcüklerin kanını donduran bir anlam çıkar; ruh-sat... Doğal zincirin bir halkası eksilse bütün zinciri dağılmış bil... Somon balığının nehre meydan okuması da doğal akışın bir parçası. Ama zaman akıntıyla birlikte yol alanları takma yüzge...
Beloved brothers and sisters, We have been given tremendous amounts of free will, to expand, evolve and grow in consciousness. We are always presented with choices that propel us into our next experiences in our own reality and that which surrounds us. Every time we feel that we go through (emoti...
Tüm sokaklar denize çıkar Kadıköy’de. Yeldeğirmeni ise buranın nadide mahallelerinden biridir. Bugün size sımsıcak bir mahalle hikayesi anlatacağım.. Hava yavaş yavaş kararmaya başladığında denizi ardımda bırakarak, Yeldeğirmeni’ne doğru çıktım. Güneş, mahallenin eski binalarına son kez...
uykun kaçsa ben yakalayıp getirsem yarın çıplak olsa yarın geç olmasa hapşırmadan bile çok yaşasan aklın bende olsa bilsem ilk kez aşık olur gibi defterine adımı defalarca yazsan hiç bilmesem yalnızlığımdan öpsen geçse aydınlığına alıştığım şiirsin sen şiir ise benim suç ortağım...
‘Kolera günlerinde Aşk ‘ O gerçekle düşü iç içe geçirip bize bitmesini istemediğimiz hikayeler anlattı. Gabriel Garcia Marquez in kalemi büyüleyici kelimeleri ise sihirliydi. O sanki bize uykudan önce tatlı masallar fısıldarken Latin Amerika’nın çalkantılı geçmişi onun satırlarınd...
Zamanların en iyisi mi, yoksa en kötüsü mü akıp gidiyor sosyal oyuncaklarımızın zaman tünelinden, bilinmez... 2019’un ilk haftasında benim zaman tünelime ilgi çekici bir hikâye düştü: 55 yaşındaki Claudia Weber, Bavyera kırsalındaki Moosburg kentinden, bir seyahat acentesinde çalıştığı...
seni düşündükçe, sanki değecek uzatsam ellerimi, ellerin yağıyor düş sahilindeki yamacın göğsüne . . bulutlar yağıyor bulutlardan martılar bulutlardan beyaz martılar yağıyor . . sonra bahardan bir hava yine sevinç yine ümit sonrası baştan düşünüyorum seni bendeki sen hiç biter...
Şimdi ben senin görmediğin arka bahçelerimi açarsam sana, inanırsam ne olur biliyor musun? Filizlenen tek fidanımı da kaybederim. Bende bu nasır yarası sende bu güvercin telaşı aşk varken biz hiç içmeyelim aşkın şarabını, yanmayalım kor ateşlerde... Eksilmeye mecalim, çoğalmaya cesaretim yok gönlümü...
Kirpiklerinin gölgesi gibi kapkara bir gecede, sağanak sağanak yağmur damlalarının cama vuran sesiyle eşlik ediyorsun sen benim hikâyeme, kendi dilince. Loş ışıklı, ahşap parkeli bir çatı katında, odamın tüm boşluklarını dolduran kırmızı bir mumun ışıklar saçan yansımasında dalga dalga dağılı...
160 mevsim gördüm. 480 ay yaşındayım. Ufuk çizgilerine bakıp, yedi renkle karışa katışa dalıp gittiklerim oldu. Dağ başlarına, kiraza, bulutlara ve akşamlara tırmandım. Yağmur damlalarına, sur diplerinde açan sarı çiçeğin narin yapraklarına, bu yapraklarda tomurcuklanan, kendi desenlerini çizen taz...
Sustum… Kelamlar bile yetersiz bu boşluğa, o kadar anlamsız ki bazı zamanlar direnir ruhum yokluğuna... Yıllar var ki ne zaman uzağına düşsem, nefes alma nedenim olan kokundan elzem, bir kederde boğulur yüreğim... Bir bilsen sevdiceğim, yokluğun her yerde adım başı yüreğimi izliyor... İnk&ac...
Dağları delmenizi beklemedim hiç Ferhat misali, Şirin olmak değildi derdim, Belki bir kıyısı denizinizin, Bir denizyıldızı, Bir sızı belki kalbinizde, olabilirdim… Bahçenizin solmayan beyaz çiçeği, Mevsimsiz açan gözlerinizde, Aşk gibi tek bir hece sözlerinizde, kalabilirdim… B...
"Anne ilaçlarını almayı unutma!" diye seslendi Nermin. Neredeyse her gün olduğu gibi bugün de okuluna geç kalmıştı. Kardeşi Gül'ün ölümünün ardından babası da kısa bir süre sonra kalbine yenik düşüp beklenmedik bir zamanda aralarından ayrılmıştı. O günden sonra Aksoy ailesi için hiç bir şey es...
Binlerce çekmeceye ait bir yığın anahtar var avuçlarımda. Her birinin içi biriktirdiklerimle dolu. Acı tatlı zamanları doldurmuşum içlerine. Tek tek açıyorum hepsini. Ara ara kesif bir koku yayılıyor etrafa. Kilidini kaybettiğim tüm çekmecelerin arasından sızan, canımı acıtan bir koku; ruhumu ağırla...
İnsanın doğduğu coğrafya onun her şeyi demek. Duruşunuz, düşünüşünüz, düşleriniz; etrafınıza yaydığınız enerjiniz, dünya için yarattığınız hikâyenin renkleri; bir de bu hikâyeleri yazmaya karar verirseniz eğer hikayelerin nitelikleri dahi doğduğunuz ve yetiştiğiniz coğrafyayla şekillenme...
Gözlerinle öpsen beni Kirpiklerimden yastığa damlayan uykuların ev sahibi olsan Rüyalarından usulca içeri girsem Sözlerinin içi gülse öyle zamanlı zamansız uyanmasam Seni seyre doysam Bir kitaplık dolusu kelimeler bileylese sözlerimi çay kokusuna çam kokusu karışsa Ruhum usulünce demlense...