Günün en güzel saati. Bir yudum kahveyle güneşin aydınlığına kavuştuğun o vazgeçilmez an. önce perdenin arasından sızan gün ışığının izinde pencereye doğru birkaç adım atacaksın, sonra başını göğe çevireceksin. O sonsuz maviliğin ruhunu temizlediği, sesinde kocaman bir iyi ki havasıyla göğe...
İki yaka arasında Kız kulesinin eteklerinden Simit atarken martılara Tavşan kanı çaydan içmeyi keyifle Beyoğlu’nda Kalabalıklar arasında Saymadan midye yemeyi Hem de midyecinin elinden keyifle Takımın gol attığında Hoplaya zıplaya Sarılmayı yanındaki yabancıya keyifle Tıklım tıklım bir...
Bir kediyi okşadım, Sevinç dolu ellerim. Mutluluğun tablosu, Şu vefalı köpeğim! ‘Can’ları eşit tartar, Ruhumdaki terazi. Renkleriyle boyalı, Yaşadığım tüm mazi! Bahçemdeki çiçeğin, Şevkidir üstümdeki. Nasıl da çoğalıyor, Sevince kalbimdeki! Has...
Kimsin sen? Aynada gördüğün bu yüz kim? Birinin evladısın, birinin ebeveyni, Birinin çalışanısın, birinin arkadaşı, Birinin kardeşisin, birinin eşi, Birinin komşusu, birinin vatandaşı, birilerinin bir şeyi işte...! Varoluşunun anlamı sadece bu kimlikler mi sence...
Adı çocuktu henüz Ve henüz soyadı da çocuk. Ağlayarak selamladı dünyayı Nedir ne değildir bilmeden. Şanslı olanları ısıtacak, Sarıp sarmalayacak, Koruyup kollayacak Sevgi dolu bir kucak vardı. Ya dünyaya çıplak doğup Hep çıplak kalanlar . . . Ana kokusu bilmeden,...
(*)"Birini çok sevmek gibiyim" öyle alelâde, öyle yarım yamalak. Ne gidebiliyorum ne kalmak konusunda bir uyumum var. Bugün Tanrı kucaklıyor öksüz kızını. Iç çekişlerim ümitli. Kulaklarımda dilini konuşamadığım bir ezgi dolanıyor.Bir acı harman oluyor tenime. Yollar boş, henüz kimsecikl...
-Ne yapsam mutlu olamıyorum artık. Aylardır gökyüzünün mavisini göremiyorum. Bu gri hava sonunda beni de çekti içine sanırım. Yorgun başladığım günler geçmek bilmiyor artık. Her gün dünün tekrarı yarının provası...Gün nerede başlıyor nerede bitiyor belli değil. Gri bütün şehrin rengi olmak...
güleni ayıplıyorlar ölene sitem nasıl tuhaf bir hayat bu farkında olmayan mutlu farklı olan sorunlu tartışırken öğrenmek kaybetmektir kaybetmeye karşı muazzam dirençli bünyelerimiz ne çabuk büyüdük biz hangi ara sarılmak ihtiyaçtır kaybetmek yara öfke ile kalkan oturmak bilmiyo...
“Aşkı yeniden icat etmeli, besbelli.” Arthur Rimbaud Felsefe onunla ilgilenen kişiden bilgin, sanatçı, militan ve aşık olmasını bekler, diyor Alain Badiou Aşka övgü kitabının sunuş yazısında. Felsefenin insana dair en başat dört unsuru istiyor oluşu felsefe ile ilgili ütopik b...
Eski kargo kamyonlarında ambalajlı günler taşıdık Cüssemizi aşınca yükümüz Her çukurda kırılır yazılıydık Her çukurda kırıldık Sır gibi kapımızda çalan çıngırak Bilinmeyen bir alfabeydi birbirimize Aynı nehrin kollarıydık oysa Bir ucumuz Meriç bir ucumuz Maritsa Gözeneklerimizde...
Ne kadar yazık etmişti bu aşka, Laden… Bazen hepimize aynı şey olmuyor mu? Kıymetini, değerini bilemediğimiz saatler, günler belki de dakikalarla dolmuyor mu ömrümüz? Evet, bazen isteyerek bazense bilmeden, farkında olmadan geçiriyor o dakikalar, dakikalarla birlikte ömrümüz…...
The Weeping Meadow dinliyorum. Eleni Karaindrou’nun ipeklere sarıp sarmaladığım, kalbimin kuytularında sakladığım, bana iyi gelen muhteşem müziği. Hisleri ve yansımaları da kalıcı kılabilsek keşke, yazı bunun için var. Anlatabilmek, yaşatabilmek. Uzun ve hüzünlü bir filmdi. Başka bir dü...
Yorgun bir günün sonunda , ruhunu dinlendirecek, onu bambaşka diyârlara alıp götürecek masalsı bir yolculuğa ihtiyaç duyarken karşısına çıkmıştı ''Radyo Tiyatrosu'' Dijital çağın klasik döneme kafa tuttuğu zamanlardan geçiyordu dünya. Her şey bir ''tık'' ilerideydi artık. Sayfalarca ak...
“ölüm hakkında yazdıkça, hayal dünyası giderek güçlendi ve bereketli hale geldi. Böylece yaşamak için her türlü sebebi oldu,‟ der Alvarez. Her türlüsebebi oldunun yerine hiçbir sebebi olmadığını koyabiliriz çünkü Plath bunu bizzat yapmıştır. Her şeyin yerine hiçbir şeyi koymuştur. Ona...
Gözlerin kalem; söze gitsin, Bakışlar mızrap; saza gitsin Dilim lal, söylemez adını Kalbimdeki iki hece gize gitsin. Uzan göğsüme kapat gözlerini Koy avucuma titrek ellerini Ben çalayım, ben söyleyeyim Titreteyim şu deli gönlün telini. Yar gelsin, yara gelsin Gülüşün yarama çare gelsi...
Muhabbet eşliğinde neşeye bulaşabilirdi kelimeler, gözlerine dokunduğunda gözlerin yıldızları anımsatabilirdi belki! Avuç içlerin şefkatinle derman olurken ellerime, annemi daha az özlerdim, olur muydu sahiden, kimbilir?Ne bileyim tükenen yıllara inat, zamanın akıp gitmediği bir dünyayı keşf...
derKi Nostalji DERKİ TARİHİNİN EN BAŞARILI TANITIM çALIŞMASI Eylül ~ Ekim ~ Kasım 2015 O dönem derKi'yi burakketenci.com üzerinden yayımlıyoruz. İçerikten ziyade derKi'nin adını duyurmak ve farklılığını ortaya koymak istiyorduk. çünkü, eski bir dergi olmasına rağmen derKi'yi ilk kez inter...
Yepyeni bir ay başladı üstelik bu ay baharın müjdecisi. Mart ayıyla beraber hem doğada hem de insanın fizik ve duygu bedeninde pek çok değişim olur. Daha neşeli, daha coşkulu, daha enerjik olmanın yanısıra daha bitkin daha tembel ve daha yorgun olabilir insan. Işte bu zıt duygu değişim...