Kilitleyip zamanın kapılarını, Uzunca seyrettim, fotoğrafını. Huşuyla pıhtılaştı an! Ne varsa yanmış, çömelip de seyrettim; Kapkara duvarları, ıslak zemini. Burnumun direğini sızlattı kalbimdeki duman! Kuş, kafes, çırpınış Ve yine çırpınış, durmadan çırpınış! Gökyüzünden bir parça kesi...
Borcum var kendime Düştüğü her anda Ayağa kalkmayı bilen Vazgeçmeden İyilik peşinde mücadele veren Biraz sabırsız Yok yok baya sabırsız Ama şükürü eksik etmeyen kendime Sözüm var kendime Gündelik dertlere esir kalmayan Dinlemeyi, konuşmaktan öne koyan Birlik halinde çokluktan yana olan Biraz öz...
Ey insan! Her şeyden önce Kendini sevmeyi bilerek Yerini kabul ederek Yaşamında ki SEN’i tanıyarak Kendini gerçekleştirsen keşke Nerede? Gerçeğinde… Nasıl? Merhamet göstersen, önce kendine, sonra bütüne Affetsen! Hizmetine sunulmuş her şeyin kıymetini bilsen Şükrede...
“Hayatımı Milattan önce ve Milattan Sonra gibi Melih’ten önce ve Melih’ten Sonra diye ikiye ayırıyorum.” (çiğdem Talu) Birini sevdiğinde, onu çok sevdiğinde aşk ondan özgürleşir. İpeklere sarıp sarmaladığın ruhunda ona ait bir o yoktur artık, sende sana ait, kalben a...
Bir uçurumun kıyısı ya da gün batımının akılda en güzel kaldığı bir yer, işte öyle bir yerde rastladım ona. Eğrelti yeşili ceketinin yakasını düzelttikten sonra sol elini siyah pantolonunun cebine soktu. Diğer elinde bir kitap vardı. Aramızdaki mesafeden beni farketmesi zordu, ben de yaklaşmak...
“Değerli okur, izninle şimdi sana açıkça şunu sormak istiyorum: Hayatın boyunca alışkanlık haline gelmiş günlük uğraşlarının sende katlanılmaz bir bıkkınlık yarattığı, senin için önemli ve değerli olan tüm duygu ve düşüncelerin sana anlamsız ve boş geldiği saatler, hatta günler ve haftalar...
Bazen ne konuşuyorum, bilmiyorum. Ne anlattım, nerede susmam gerekti. Bazen canım sadece durmak istiyor. Durup öylece bakmak, gördüklerimi kimselere anlatmamak, saklamak hep kendime saklamak; ama sonra koşmak, deli taylar gibi koşmak! Bir şeylere anlam yüklemekten yoruldum artık. Şu delicesine es...
Her şey en yakın arkadaşının doğum gününde ona hediye ettiği araba şeklindeki şirin bir radyonun eve gelişi ile başlamıştı. çok özel bir radyoydu bu, wolkswagen model, kristal renkli, etrafında yanıp sönen rengârenk ışıklarıyla adetâ sihirli bir müzik kutusuydu. Gece karanlığınd...
Sustu Dünya Ben Feryat EderkeN, Sustu Da Baktı Umrunda Bile Olmadan. Dipsiz Bir Kuyuda Düşüyorum Durmadan, Tutunacak Bir Yer Yok. Karanlık Her Taraf, Görmez Oldu Gözlerim. AttiğIm Her çığlık Sessiz, Duymaz Oldu Kulaklarım. Attığım Her AdIm Sensiz. Uzanan Bir El Yok...
Kadınlar kıyı olmalıydı. Kıyıyı beklemeli, pencereyi belemeli, ocağı beklemeliydi Kadınlar anahtar olmalıydı, kilit olmalıydı, kapı olmalıydı Bir bebek ağlaması üzerine bir yuva kurmalıydı Narindi, korunmalıydı, başında biri olmalıydı Kendinden korumak gelmezdi aklına kimsenin Hele k...
Ne güzel şey rüzgarın savrulduğu yönde yol almak, Nereye gittiğinin kiminle olduğunun, nasıl yaşadığının kibrinden uzak... Yaşamak, her şeyiyle bulunduğun ana doyasıya nefesini doldurmak, Ne güzel şeydir umursamazken hissettiklerinin mutluluğuna ait olmak... Yaşamak dediğ...
İnsanoğlunu sanırım başka türlü haptedemiyoruz. İllaki yazılı bir kural, kaide, ceza olacak. Saldım çayıra Mevla'm kayıra mantığıyla yol almaya kalksak demek ki dünya 2 günde dümdüz olacak. Edinilmiş, öğrenilmiş ve insani dürtülerimiz var halbuki bünyede ve birde Allah vergisi beynimiz. Kul...
bir gemi düdüğü duyulur kamera, mavi ışıklarıyla trafikte sıkışan ambulansı gösterir boğazın sisli karanlığında tüm ışıklar suya düşer dört bir yandan ezan sesleri yükselir İstanbul’da İstanbul’da şarkı çalanlar hırsız vakit öldürenler katil sayılır kaçan tüm uykular, çal...
"Onur'a" Zamanın tortusunda sürüklenir, Küllenmiş heceler sessizce. Ve mezar taşlarında söylenir türküler En içli... Sanır mısın bundan gayrısı kederdir? Biz seninle daha neler yapacaktık. Pusuya yatmış ecel evvelden. Sevdaların boyu aştığı zamanlardı. Gözleri gözle...
Bardaktan boşanırcasına kelimeler dökülse gökten. Ne bir şemsiye ne de sığınacak bir saçak altı bulamasan. ‘özledim’ damlalarıyla iliklerine kadar sırılsıklam ıslansan. üşüsen; bana sarılsan... Bencilliğim batsın. üşüyeceksen kalemimin mürekkebi kurusun, çöl olsun sayfalar. ‘ö...
Mistik olaylara inanır mısınız? bilmiyorum ama çoğu zaman dikkati çekmişlerdir. Tesadüfün gerçekten tesadüf olmadığına inanırım, her insanın bizlere iyiyi ya da kötü göstermekle olduğuna, tarihlerin büyüsüne hatta isimlerin bile hayatımızda ki gizli kaptanlarını olduğu düşünürüm. Tuhaftır ki b...
Dünya okulundan geçerken, hayatıma giren tüm varlıkların, gökyüzünde duran birer yıldız olduğunu, zaman zaman o yıldız tozlarını üzerime akıttıklarını düşünüyorum... Kimisi aldığım dersler için ödüllerini koyuyor avuçlarıma, kimisi daha bitmedi yola devam et hatırlatmaları ya...
2015 yılı ilkyazı. Genel seçimlere hazırlanıyordu memleket. çok sevdiğim Şafak Pavey’i ara sıra televizyonda görüyordum. Bir de, kendisine sert ve ahlaksızca muhalefet yapıldığını hatırlıyorum. Hatta; protez bacağından dolayı mecliste pantolon giymek için müsaade istediğini ama bunun oy birliğ...