İçimdeki yaralar Kopan fırtınalardan Gözümdeki yaşlar Acılarla harmanlanmış Yutkunamayışım Konuşamadıklarımdan miras Söyle sıradaki kimden? Bencil aşklar biriktirdim Anla artık Bilinesi değil bu mevsim yağmurları Yorulduğunda Bir ağaç kuytusunda Ya da ulu orta Yorgun çizgilerle yüzünde Bir...
Gençliğimden geriye Nem kokan geceler Gece kokan anılar Arsız yalnızlıklar Yastık kılıflarına emanet ettiğim göz yaşlarım Yalnızlıkla savrulan dünler Ve düşe kalka geldiğimiz bu günler var Fakirliğin gölgesinde Saygıyı bir karınca misali incitmeden Yaşanmışlıklar Sevgiyi hoyratça dağıtıp etrafı...
Sen beni bırak umudum Kopan bir yaprak gibi bırak Yalpalayarak varırım gideceğim yere Yavaş yavaş düşerim Rüzgarın esaretinde Sen beni bırak umudum Rafta unutulmuş bir kitap gibi bırak üst çekmecenin tozlu köşelerinde Beklerim sessizce Bir el dokununcaya dek Alırsa biri yüre...
Arkasına yaslanmış Kazancı Tepesi Kucağında Mecit avlusu Salkım salkım üzüm bulunur bağlarında Bakar hiç durmadan Bozcaada ya karşı Ben sana bakarım bir temmuz akşamında Sessizlik sarmışken köyün karşı yakasını Bağırır bir çoban değirmenin yanında Koyunların çanları duyulur uzakl...
üç dağın arasında Bir tavşandi yüreği Hangi yamaca tırmansa Bir avcı bekliyordu doruklarında Hep yokuşlardı gözünde büyüyen Hep yavaştı koşuları çarpıntıları göğsüne kurşun gibiydi Bitmek bilmiyordu kaçışları Bir avcıydı pusuda bekleyen Ve bitmiyordu üstüne çevrilen bakışlar Bi...
Düşünürüm bir ağaç gölgesinde Ağustos sıcağında Biraz su ister dudaklarım Karşı tepeler uzak gözümde Gidemem Suya hasret bedenim Nasırlı ellerim tutulmaz yaradan Yaz sıcakları kabusum Tuz kokar bedenim Gelse sonbahar Biraz serinlik esse yar elinden Kazma kürek dert değil Vururum t...
Ansızın sallandıkta bir geceHer birimiz bir yana yuvarlandıkTutunacak fırsat bile olmadı anneAncak acılara tutundukSesimizi duyan olmadı Kör karanlıklardaBir dakika içinde çığlıklar sustuBir avuç moloz yığınında boğulduk Beton bloklar yorganım olduSarıldım da uyudum anneBuz gibiydiüşümeyi bile un...
Yanma yüreğim Seni söndürecek kuyularda su yok Nereden akar gider bilmem Kırılma Dallarında meyveler kabarmış Yükünü tutmuşta eğilmiş Narindir dalların çıkarsız sevenler yürüsün peşinden Ay geceye küsmüş Geceler bana Savurduğum sözcükler boş odalarda yankılanır Karışır karanlıkla...
Bir yeni yıl sabahında Platonik sevgilim ile Tatlı bir rüyada buluştuk Kırık dökük bir iskelede Saatlerce oturduk Sazlıklar sükunetle seyretti ikimizi Hafif bir rüzgar esti Eğildiler birbirlerine doğru Fısıldadılar yavaşça Elimin eline değdiğini gözlüyor Kızaran yanaklarım...
Annesini aradı usulca Soğuktu elleri Bir ağlama duyuldu yavrucaktan Doysaydı karnı Yatıp uyuyacaktı Hayatın elinde bir bebek Oyuncaktı Yedisinde düştü tek başına yollara Ardına bile bakmadan Biraz inat biraz isyan Tek damla gözyaşı dökmeden Asi mi asi Son durakta son yolcuydu İ...
(Bir Hayalden öte Anılar) Her uyandığım günün sabahında Midilli ye bakardım üstü kıraç toprak damlarda yaşardık Taş duvarlı tek odalı Ama muhteşem manzaralı Bazen sis kaplardı adayı Belli belirsiz gözlerdim Kocaman bir dikensiz çalının dibinde Su dökerdi elime anam Yüzümü yı...
Bir buluta sardım seni Yağmur olup düşüverdin Gözümden yaş olup Damla damla Bir bahara sardım seni Meyve olup tat verdin Elimden kuş olup Kanatlanıp uçuverdin Bir hayale sardım seni Yok olup gidiverdin Uykularımdan rüya gibi Belli belirsiz Bir toprağa sardım seni çiç...
Henüz on birindeUmutları cebindeDüştü erkenden yolaçelimsiz bedeniyleHayalleri sığmadı çantasınaTaşırdı her yüküYüreği dağlarıSıcaktı gülümsemeleriGözlerinde bir deniz feneriVe biliyordu sankiGelecekteki güzellikleri Beklentisi anne babadan öteEvi bildiBaşını yastığa koyduğu her yeriGözlerind...
Sarmış sarmalamış Erhamın içine Bir bohça gibi Atmış bebesini sırtına çıkmaz sesi Uyur oracıkta Düşmüş yola anası Yollar yürümekle bitse Bekler tarlada işler çakır dikenleri batar Nasırların arasından Elleri kan revan anacığının Babanın ayaklarında kara lastik Astarsız ola...
Karanlık çökünce Oturayımda bir tepenin üstüne Basayım çığlığı Kuzey Ege ye Konuşurum kendi kendime Pek yalnız sayılmam aslında Karşımda Uçsuz bucaksız deniz Yıldızlarla süslenmiş gökyüzü Ve Midilli Karşı tepeler Zeytin ağaçları Duymadılar Sevgili kara meltemi Al çığlığımı Birer...
Ucu yanık bir resim İki damla yaş döker gözlerim Ya sözlerin çıkar mı aklımdan Bir yutkun Bir daha Sözcükler mi dökülen kaleminden Kağıtlar biraz ıslak masamda Birkaç çizik Biraz sitem Ve dilsiz duvarlar Gördüklerine inanır Karanlık odalar ürpertir içimi soğuk Gömleğimde yağ leke...
Kaç düğüm attım boğazıma Kaç uykusuz gece Kaç günüm yorgun sabahlara uyanır Bir günüm yok huzura uyanan Yüreğim dayan Kaç günüm daha var Beter yalnızlıklar Susmak ölüm Bir çözülse dilim Sarmıyor artık bedenini elim Kelimeler peşi sıra Dizilmişler ardı ardına Dokunsan dökülecek Sussam kim bilecek...
Sokak lambasının ışıltısında Uçuşan kar taneleri Araba farlarında toplanan binbir çeşit böcek Fırtınada savrulan toz duman Nedir bu isyan Nedir bu koşuşturma Kimin acelesi var Ben değilim o yanlızlıklarda Delicesine aranan Savrulmam oradan buradan Sen o güzel kadın Diren tü...