Resimlerinde neden hep siyahi insanlar? diye soranlara; orada önemli olan elbette önce insan diyorum. Siyahisi, sarışını, kızılı, esmeri onların sadece fiziksel bir özelliğidir, insanın değerini belirleyen bir statü olamaz. Elbette benim hikayemde bu renklerin öne çıkmasının nedenleri var faka...
Ateş oldum kendim yandım Toprak oldum yeniden doğdum Hava oldum özgürlüğü öğrendim Su oldum aslımı gördüm Ne sen anladın beni Ne ben anlatabildim aşkına düşen beni Söz oldum sesim yetmedi Sus oldum gönül evim titredi Soyundum Sadeleştim Bıraktım ben olmayı Balık oldum Kuş oldum...
öldüm İki sokak ötende öldüm Gün doğmuştu, hava güzeldi öyle avuttular cesedimi Güzel günde öldü dediler Birkaç kuş havalandı düşerken kopan yaygaradan Ve geçtiğin kaldırımlar Kirlendi kanımdan özür dilerim çoktan çıkmıştın evinden Meydana yaklaşmıştın Ellerin ceplerindeydi. B...
Hemen hemen hepimiz, yaşam standartları bizden çok yüksek olan, maddi olarak rahat yaşayan, düzgün aileye sahip, mutlu kişileri gördüğümüzde, onları imrenerek izleriz ve hayatın bize gülmediğini savunuruz. ‘Arabaya bak, eve bak, nasıl mutlu’ gibi tabirler kullanırız. Bir de bu insanla...
tek kişilik yatakta yatan şiirden anlar mı hiç bir şiir tut şimdi aklından sakın unutma kadrolu mutsuz emeklisisin sen şiirseverler büyükşehir belediyesinden öndeki tramvayı takip et dedim antidepresanlar sokağına dönülmezden dönen adama girilmeze girdik sonra da aynı hatalar bıkmak bilmedi sürek...
Avuçlayıp avuçlayıp, Yanına atıyor, Dinlediğim şarkılar. Sırtımı sıvazlayıp, İyi gördük diyor bugün de Bakıp da eşim dostum, Zorla gülümseyen Sıcacık cesedime. Seni düşünüyorum… Rüyalarımda yine sen. Yokluğun dolduruyor, Topyekûn hayatımı. Halimi, tercüme edemiyor...
Kime ait bu hayat? Bu yaşanmışlıklar, bu kararlar, anılar? Bu elle tutulur gözle görülür dünyanın dışında kalan yadigârlar? Geçmiş, şimdi baktığında bıraktığın yerde durmuyor, demlenmiş bir bakış, dingin bir ruhla sahip çıkabilmek önemli. Yıllar geçiyor, yaşananlar ruhuna kendi çent...
Acıların ayak izleri derindir. Bazen için sızlar yazarsın. Gülerken yazarsın bazen. Bazen, Yağmur sonrası toprak kokusuna yazarsın. Papatyalar açar baharın haberini verir, Yazarsın. Bazen Hiçbir şey olmaz Hissetmezsin hiçbir şey Sadece yazarsın. Kadir Koltuk...
Haydi, dostum, gel, seninle baharı konuşalım. İncelmiş bir rüzgârın bir söz gibi gelip geçişini yahut da havada asılı kalışını haydi abartalım yine bir söz gibi boşluğa çakılıp kalışını konuşalım. Sabahın ve elbette ışığın, henüz açmış bir filize konuşundaki zarafeti konuşalım. Sen bakm...
özlem Kalkan Erenus “Mektuplaşma Katmanları / Layers Of Correspondence, 1 – 4”, 2015Dijital kolaj, 29,7 x 21 cm Avusturyalı ünlü heykeltıraş ve grafik sanatçısı Eva Mazzucco (1925 – 2013). Kendini iyiliğe adamış efsanevi bir kişilik, saflığını hiç yitirmemiş tertemiz...
Rengi griden siyaha dönen puslu bir bulut kümesinden dışarıya çıkmak istediği zaman, tiyatronun efsunlu kapısına dayanırdı, o kapıdan içeriye süzülüverirdi Bayan Loya. Ruhu hep nostaljik filmlerde, Romeo ve Juliet'li tiyatro sahnelerinde gezinir dururdu. Aşk, onun için estetize ve rafine ya...
Dallarında içi çürüyen ağaç gövdesi gibi Cüssesinde bir sitemin ince çizgisi Buruğum herkes gibi Pencereler yeşile baksada İçerde karanlığı çağıran kuşlar gibi Issızım şimdi... Yollar, izi çizilmeyen ömür gibi Avuçlarımdan dökülüyor şimdi Oysa toparladım sanarken Her şey birer birer...
Uzaklara yelken açan Bir kuşun kanadında Tüy olmak vardı şimdi. Doyasıya uçmak rüzgarın maviliğine. O zaman Gemiler yanaşırdı, Limanına gözlerinin. Yüreğim demir atardı efsunlu denizlerine. Güverteden El sallardık hüzünlere. Yarım mutlulukları birleştirip, Tam ederdik, gülümse...
Baharın sevinci kapıdaydı. Yüreğimizdeki kuşlar çiçeklenmiş dallar arasında gezerken bir sesle sağa sola kaçıştılar. Biri düştü yere boynunu bükmüş öylece kalakaldı. Masum bir çocuğun çığlığı tüm dünyayı dolaştı. Ruhunu ur kaplamış, yüreği kararmışlar duymadılar, duymadılar... Masum bir ç...
Zeytin ağaçları arasında cılız bir yol. “ Gel peşimden” dediği andan sonra o cılız yolu yürüdük. Yer yer çamura batan ayaklarımın altında ıslak toprağı taşıya taşıya peşinden gittim. Ara ara dönüp bana gülüyor, bir ayağıma bir de yüzüme bakıyordu. Spor ayakkabılarımın altında taşı...
Dün diz boyu kar, Bu gece duman kokulu efkar, Efkarın içinde ne ararsın dediler; İlle de yar, ille de yar. Gülün bülbüle nazı har, Bülbülün sızısında saklı gül kokulu bahar, Baharın içinde ne ararsın dediler; İlle de yar, ille de yar. Gönül, yıllanmış bir hasret yasında, Yaslar birikmiş ayrılık...