İnsanın bence üç hali vardır, yani üç kere doğar aslında yaşamın içerisinde! İlki gerçekten dünyaya geldiği, annesinden biyolojik olarak doğduğunda başladığı zamandır. Bu karar bireyin kendisinde değildir. Güven ve sevgi sayesinde başlaması gereken bu yolculuğun devamı da aldığı bu güvene ve...
Gönül bağı varsa; Yolda olmak, ona doğru Yolculuk etmek için yükünü dert etmezsin. Adımların taşır bedenini sanırsın, oysa kanatların vardır farketmezsin. Gönül bağı varsa; Bulamazsın nereden düğümlü olduğunu. Bağın görünmezliği, onu dünyevi olan her duygudan uzak tutar. O yüzden istesen de kopar...
Gövdem bir salyangoz ve bir taş İz bırakıp giderken yavaş yavaş Kabuklarımdan kurdum bu dünyayı Sağırdım tüm imkânsızlıklara Oklarından kaçtım aşkların Dişli dillerini hedef almıştım ıskaladım Bahçe çağırıyor beni Camı biraz arala Duyuyor musun ince bir ıslık sesi Yürüyo...
gecenin en koyu yerinde saatlerin küçük gözbebeklerinin büyük olduğu zamanlardı içinde huzur bulduğu karanlığı bozmamak için ışıkları açmadı geceleri özgürleşirdi o karanlıkta aydınlanırdı acıları vardı hafiflemesin diye ağlamadı hapsolduğu bedendeki tek hayat belirtisiydi acıları...
Ucu yanık bir resim İki damla yaş döker gözlerim Ya sözlerin çıkar mı aklımdan Bir yutkun Bir daha Sözcükler mi dökülen kaleminden Kağıtlar biraz ıslak masamda Birkaç çizik Biraz sitem Ve dilsiz duvarlar Gördüklerine inanır Karanlık odalar ürpertir içimi soğuk Gömleğimde yağ leke...
“Yüzleşme”, 2018, Tuval üzerine akrilik Geçmiş bir karadeliktir. “An”ın sonu “geçmiş”tir. “An” artık geçmiştir, yoktur, boşluktur, hiçliktir. Ama “An” vardır. “Olmuş”tur, yaşanmıştır, “mutlak us”ta zamansız ve...
''Detay, hayatın özüne giden ücrâ bir köşedir'' dedi genç adam. Uzun, kemikli yüz hatları, her dâim yeni bir şey keşfetmeye hazır açık kahverengi gözleriyle meraklı gözlerle etrafına bakardı çocuksu bir telaşla. Belki de bir detayı atlayıp geçeceği korkusu vardı yüreğinin en içi...
Bir gün batımı gölgesinde, bir şişe şarap ve iki kadeh eşliğinde iskelenin yalnız masasında oturuyorduk. Bulutlar; göğün yanık turuncu, kehribar, mercan rengine bürünüşünün üzerinde incelip kayboluyordu. çelik mavisi deniz yavaşlamış , sakinliğiyle bir yaz gecesine hazırlanıyordu. Yarılan...
çOCUKLARDA GüçLü BEYİN 1 Yapılan araştırmaya göre, beynin sürekli geliştiği tıpkı bir kayıt cihazı gibi tüm yaşananları, öğrenilenleri kaydettiği gözlenmiştir. Tabi en iyi öğrenme yaşları, ya da beynin en çok çalıştığı yaşlar, durumlar vardır. Yapılan araştırma sonucunda; -erkek çocuklarını...
Vakit geldi, Sessizce git, ürkütme kalbindeki korkularını. Doludizgin bir acı da İnebilir yüreğine. Var mı geçmeyeni? Bırak yansın sinen. Unutması hem daha kolay olur, Tamamlayabilirsen acılarını! Unutma sensin kendine, Hala nefes alabiliyorsan Hazreti Lokman. Sakın eksik e...
Tek gel sen, İster mevsimli İster mevsimsiz olsun gelişin. Gitme sakın, Kırılsan da incinsen de bazen benden. Sensiz olmuyor hayat. çekilmiyor günler geceler. Hep yanı başımda dur sen, Hiç kalkma dizimin dibinden. Her an kulağıma fısılda masum sesini. Salın her dakika, Dans et sen....
(öykü) Yaprak kıpırdamıyor. Ali yanımda uyuyakalmış. Ağzının kenarındaki kurumuş çikolatalı dondurma izine bakıyorum. Beş tane daha alsam yer miydi acaba. İçimden parmağımı ıslatıp yanağına sürmek geliyor. çikolataya bulanan parmağımı dudaklarıma götürme,...
Her şeyi hızla tükettiğimiz çağın yeni hastalığı mı diyelim. Sendromlardan sendrom beğenenlerin uydurma aforizmalarımı diyelim. Ne diyelim bu duruma? Yaşanmışlıkların tükettiği ruhların bedene tezahürü mü desek acaba? İçi boşalmış artık birçok kelimenin ve duygunun. Söz de var özde yoklar....
özgürlüğün kanatlarına tutunmaktan menedilmiş gibi hisler, sancıların kesileceği düşünülen ‘gelecek’ gibi bazı hevesler, ağlamaktan ötede bir yer var şimdi yitirmeden kazanmadan, anlamsız bir şiirin kollarında can vermek gibi her şey! Şimdi isyanlarla süslediğin o kelimeler, başka...
Güzel gözlerini kapatsan Uzansan göğsümeSıcaklığın kor olup dağlasa bedenimiSaçların ağzıma burnuma girseAğzından damlayan ballar sel olup aksaIslatsa her yerimiDünden kalan oyunları sayıklasanKocamış yüreğimle nefesine ritim tutsamDinlesem kalbinin saflığa usul usul atışınıKoklasam koklasam kokl...
Sahte ruhlarla çevrili parmaklıklar arkasına sıkışmış rutubet kokulu sevda zindanlarındayız. Pas lekeli dokunuşların sahte kahkahası sarıyor duvarlarımızı. Nerede o kurutulmuş güller, oyalı mendiller, mahcup gülüşler? Nerede unuttuk Leyla’yı, Nerede kaybettik Mecnun’u, Nasıl h...