Yıldızları saydım kayıp gidenlerin peşine düşmeden Yaşadıklarım ömrüme nakış yamalı da olsa hayata tutununurum diye kaçtığı yerden söküklerime sahip çıktım Her kalp sızım yaşama dair Her kalp ağrım kimsesiz birer direniş O son çiçeğim solsa bile gönül pencerem hep açık Bildiğimi sanırken öğre...
Akif’in en sevdiğim fotoğrafı. önce gözleri. Güz dalının içinden can çekilir de yapraklar kupkuru dökülüverir gibi, kederli gece yarıları, sandık lekesi gibi gözlerindeki o tanıdık hüzün. “Gitme ey yolcu” Sanki orada değilmiş de eski zamanlardaymış gibi… “g...
2.Bölüm biriyle samimi olduktan hemen sonra itinayla ve çekinmeden kırması için beni bir davetiye veriyorum postaya en iadelisinden ve taahhütlüsünden bir insana yaklaşmak uzaklaşmanın ilk adımıdır derler bunu idrak etmiştim çok öncelerden ama anlamak değişmeye yetmiyordu...
"Zihninizi dış dünya ile değil, kendi düşüncelerinizle meşgul edin." Marcus Aurelius Zihin, hararetle çalışan bir makina gibidir; durmaksızın işler ve düşünce üretir, duygu tetikler. Dışarıdan gelen gürültüler, neyin doğru olduğunun söylendiği yorumlar, inandırıldıkların, olması ve y...
Aslında gerçekte hiç var olmayacak hayâller peşinde koşan iki ahbaptı onlar. Yolculukları boyunca hep aynı hayâlleri kurdular,aynı şeylere umut bağladılar. Hattâ aynı şeylere güldüler, aynı şeylere ağladılar. Tek bir farkla... Birisi diğerinden daha zekiydi, ve daha gerçe...
Terkedilmiş bir kütüphaneyim, Ne arıyorsan bulabileceğin; Belki geçmişte kalmışım, Belki unutulmuş, belki talan olmuşum. Terkedilmiş bir kütüphaneyim ben, İçimde zamana direnen bir yalnızlık; Belki yuvası olmuşumdur farelerin, Belki unutulmuş hikayelerime tünemiştir kuşlar......
Rüzgar hafif hafif esiyor, püfür püfür bir huzur yayıyordu etrafa. Denizin hemen kıyısında, ahşap bir verandada oturuyordu. Ayaklarının ucunda çakıl taşları, biraz ötede bir rüzgar çanı… Her esintiyle çınlayarak sessizliği deliyordu. Tam da öyle bir anda çaldı işte, hafif bir tını, ama...
Sonsuzluk ve Bir Gün filmini izlediğimden bugüne epey zaman geçmiş. Unutmamın olanaksız olduğu filmlerden biridir benim için. Yer yurt kavramına, ait olmaya, zamana ve geçmişe, geleceğe dair incelikli bir işleyiş. Yunan Yönetmen Theo Angelopoulos’un 1998 yapımı, Cannes Film Festivali'...
Sesini süzüverdim, sessizliğin içinden, İçimdeki çocuktan daha neşelisin sen! Yılgınlığın üstünde gençliğimdi küflenen, İçimdeki çocuktan daha yüreklisin sen! Avunup durdu kalbim, ateşin kucağında; Hepten demir atmıştım, acının sancağında. Düş ağacım oldun sen, korkunun sıcağınd...
Gün inip perdeleler çekilince pencerelere, Her can çeker ömrünü sinesine. Kimi âh dolu, Kimi özlem kaynatır kazanında. Kimse bilmez Kimsenin gözünde hapsettiğini. Ve Hem yaraya Hem yâre eşlik eder gece. Elinden geldiğince. Kadir KOLTUK...
Duvarlar üstüme eğiliyor geceleri, sessizlik çığlık atıyor kimsenin duymadığı bir mezarlıkta. Benim adım unutulmuş, benliğim toza karışmış bir yankı. Işık yok bu odada, sadece karanlığın nefesi ensemde buz gibi. Zaman akmıyor, saatler kendini bile inkâr ediyor burada....